Son Dakika

Okunan haber:

Kupchan: Güçlü AB, ABD'nin çıkarınadır


ABD

Kupchan: Güçlü AB, ABD'nin çıkarınadır

Profesör Charles Kupchan, Georgetown Üniversitesi’nde uluslararası ilişkiler profesörü.
Kupchan, Barack Obama’nın Beyaz Saray’da göreve başlamasının birinci yılında Euronews’ten
Adrian Lancashire’ın sorularını yanıtladı.
  
Profesör Kupchan, Avrupa’nın, ABD’nin İslam dünyası ile ilişkilerini geliştirmesindeki performansını nasıl algıladığını düşünüyorsunuz ?
 
Charles Kupchan: Özü ve eğilimi itibarıyla olumlu. Kahire’deki konuşma, Ankara’daki meclis toplantısı, bir terör savaşı içinde olmadığımız ve şer eksenin var olmadığı düşüncesi … Bunlar olumlu gelişmeler.
 
Ancak Irak ve Afganistan’daki savaşların Amerika’nın işini zorlaştırdığını düşünüyorum.
 
CIA ajanlarının öldürülmesini ve Noel günü yapılan saldırı girişimini düşünürseniz bunlar Amerikan politikasını geriye, korkuya sevketmektedir.
 
Euronews: Gelecek mayıs ayında İspanya’da yapılacak AB-ABD Zirvesi gibi diplomatik bir toplantıda Obama temaslarında kiminle kendini daha rahat hissedecek : van Rompuy mu, Ashton mı, Barroso mu veya Zapatero mu ?
 
Kupchan: Bu söylediğinizin Avrupa Birliği’nin şu anda bir geçiş döneminin ortasında olduğunu gösterdiğini düşünüyorum.  İspanyollar geleneksel başkanlık rolünü bırakmak niyetinde değiller. Oysa Lizbon’dan beri yeni bir Başkanınız ve Yüksek Temsilciniz var. Obama’nın bütün bu muhataplarına saygıda kusur etmeyeceğini ve gereken önemi göstereceğine inanıyorum. Ancak Amerikan bakış açısıyla, ilk defa tarihimizde güçlü bir Avrupa konusunda iki tarafın da fikir birliği içinde olduğu kanaatindeyim. AB’nin güçlenmesi ABD’nin çıkarınadır. Avrupa’ya geldiğinde bütün tarafları dinleyerek, savunma ve dış politikada ortak bir tavır belirlemeye çalışacaktır.
 
 
Euronews: Son olarak, AB-ABD ilişkilerinde en çok dikkat edilmesi gereken nokta sizce nedir ?
 
Kupchan: Söylediğim gibi ilişkiler sağlam bir zeminde. Bush dönemine göre bu çok önemli bir kazanım. Artık kendimize biz ve diğerleri diye bakarak sadece kendimizden bahsetme lüksüne sahip değiliz. Avrupa-Atlantik topluluğu dünyanın geri kalanıyla ilgilenmek zorunda kalacak. Örneğin Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin’den oluşan BRIC ülkeleriyle. Nükleer silahların yayılması, iklim değişikliği ve sağlık krizleri gibi sorunlarla mücadele etmek zorunda kalacak.
   
Öyleyse ilişkilerimizde ‘Burda Atlantik Bölgesi’nde ne yapıyoruz?’ sorusundan ‘Atlantik Bölgesi dünyanın geri kalanıyla nasıl ilişkiler kuruyor?‘ sorusuna geçebilecek miyiz ? 
 
Bu 60 yıl sadece kendimizle ilgiendikten sonra zor bir geçiş olacak.
 
Euronews: Profesör, tekrar teşekkürler.
 
Kupchan: Rica ederim     

Haiti'yi vuran 7 şiddetindeki deprem anı güvenlik kamerasında...

DÜNYA

Haiti'yi vuran 7 şiddetindeki deprem anı güvenlik kamerasında...