Son Dakika

Okunan haber:

Senegal Devlet Başkanı Wade: Amerika'daki Afrikalıları geri getirelim


DÜNYA

Senegal Devlet Başkanı Wade: Amerika'daki Afrikalıları geri getirelim

Kopenhag’daki Birleşmiş Milletler zirvesi’nde Senegal Devlet Başkanı batılı ülkelere ağır eleştiriler yöneltmişti. Afrika’nın önemli projeleri olduğunu ancak gelişmiş devletlerin sözlerini tutmadığını ifade eden Abdulaye Wade’e göre Afrika artık kendi sorumluluğunu eline almalı.

Kara kıta bir yandan kendi yaralarını sarmaya çalışırken diğer yandan da Haiti’ye kapılarını açıyor. Senegal Devlet başkanı Haitililerin köklerine, Afrika’ya dönmeleri halinde onlara toprak da sunabileceklerini söylüyor..

Senegal Devlet Başkanı Wade’le Dakar’daki makamında Haiti’den Gine’ye kopenhag’dan Atlantik kıyılarına çarpıcı bir röportaj.

euronews: Sayın Senegal Devlet Başkanı bizi ağırladığınız ve euronews’ un sorularını cevaplamayı kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz.

A.Wade: Rica ederim

euronews: Bir ay kadar önce Kopenhag zirvesindeydiniz ve gelişmiş ülkelere karşı çok sert eleştiriler yönelttiniz. Özellikle de batılı yöneticileri, sözlerini tutmamakla itham ettiniz. Zaten pek çok uzmana göre de Kopenhag başarısızlıkla sonuçlandı. İlk bilmek istediğim şey Sayın Başkan, hâlâ kızgın mısınız ?

A.W.: Kopenhag’da verilen sözleri, vaatleri duyunca kendi kendime, yine zaman kaybediyoruz dedim. Sanki büyük güçler söz vermeye dayalı bir strateji güdüyorlarmış gibi hissettim. Yani yeni sözler veriyorsunuz ki, eski vaatleriniz unutulsun. Metodlarımızı değiştirmemiz gerekiyor, yönelimlerimizi değiştirmemiz gerekiyor ve tabi kullandığımız kelimeleri ve ifade tarzımızı da.

euronews: Yönelim ve kullandığımız dil derken neyi kastediyorsunuz ?

A.W.: Bir kere bu şekilde para istemeye son vermemiz gerekiyor. Çünkü kimse size bu şekilde para vermez. Yardımlar projeler üzerinden yapılır. Biz… Biz dediğim zaman Afrika ülkeleri olarak düşünüyorum, bizler metod değiştirmeliyiz ve somut olayları konuşmalıyız. Atlantik boyunca kıyı erozyonuna karşı yapılacak olan duvar örneği var. Kazablanka’dan Gine Körfezi’ne kadar…Ve kimse bir şey yapmıyor. Palmiye ağaçları dikiyoruz, su gelip hepsini alıp götürüyor. Biz Senegal’de 2 kilometre boyunca 40 santimetre kalınlığında bir duvar ördük ki deniz suyu daha fazla toprağımızı alıp götürmesin.
Ben NEPAD’da (Afrika’nın Gelişimi İçin Yeni Ortaklık Grubu) çevreden sorumlu koordinatörüm. Bu sebeple yeşil duvar projesine giriştim. Dakar’dan Cibuti’ye 7000 kilometrelik bir duvar. Bu proje Senegal ya da Mali için değil, tüm insanlık için. Çünkü çöl ilerliyor. Bunun için çok uzaklardan Avustralya’dan, İsveç‘ten, Birleşik Amerika’dan gelen bilimadamlarının desteğini aldık.
Biz Afrikalıların kendi zayıf imkânlarımızla başlamamız lâzım. Senegal olarak biz başladık. Mali başladı, Çad’da başladı. Batılıların yardıma gelişi sanki biraz da hasta öldükten sonra gelen doktora benzeyecek. Çok ağır davranıyorlar. Ben iyi niyetlerini değil çalışma hızlarını sorguluyorum. Avrupa Birliği’nin hareket kabiliyetinin daha yüksek olması lâzım. Ama öyle değil. ancak haiti için çabuk hareket etmeleri beni çok memnun etti.

euronews: Sizce Afrika ülkeleri de böyle harekâtlara katılmalı mı ?

A.W.: Kesinlikle. Afrika diasporasının halini görmek benim içimi acıtıyor. Sürekli olarak felaketlerde kurban olmaları…Köklü bir çözüm bulmalıyız. Hatta şunu bile söyleyebilirim; Devlet Başkanı Préval benim arkadaşım samiyetime inanacağını düşünerek söylüyorum, bu toplulukların bir kısmını Afrika’ya getirebiliriz. Bunu ilk kez yapıyor da olmayız. Daha önce Amerika’daki bir grup Afrikalı liberya’ya yerleştirilmişti ve şimdi tamamen entegre olmuş durumdalar. Bu insanların kökeni zaten Afrika ve istekleri dışında zorla Amerika’ya götürüldüler. İsteyenlerin Afrika’ya dönebilmesi çok da garip karşılanmamalı. Uluslararası kamuoyu yardımcı olursa afrika’da bu insanlar için bir şehir hatta bir ülke dahi kurulabilir.İsrail bir çöldü. Filistin de çöldü. Ama şimdi oraya gelen insanlar beraberce bir ülke kuruyorlar.

euronews: Pek çok kişinin kaçmaya çalıştığını düşünürsek, Afrika kıtasının yeni bir topluluğu daha entegre edebilmeye ekonomik olarak yeterince hazır olduğunu düşünüyor musunuz?

A.W.: Afrika’nın nerelerden nerelere geldiğini görebilmek lâzım. Böyle kestirip atamayız. Afrika çok büyük imkânsızlıklardan bugünlere geldi. 500 yıllık kölelik, 200 yıllık sömürgecilik, bu kişiliğe zarar veren bir durum. İnsanlar yerlerinden edildi, iradesiz bırakıldılar. Bunların sonucunda Afrika sürekli bir yetkinlik ve güç arayışında ve hayat böyle geçerken fakirlerle, ihtiyacı olanlarla da ilgilenemiyorsunuz.

euronews: Bu güç konusuna gelmişken, Gine’ye değinmek istiyorum. Biliyorsunuz ilgili Birleşmiş Milletler Raporunda 28 Eylül’de Gine’ de yaşananlar “insanlığa karşı suç” olarak nitelendirildi. Siz de bu konuyla çok ilgilendiniz. Duygularınızı öğrenmek istiyorum. İyimser misiniz? Gine’nin geleceğine dönük beklentiniz nedir?

A.W.: Ben bir ara Daddis Camara ile her gün görüşüyordum ve ona ayrılmasını telkin ediyordum. Hatta 27 kasımı da seçim tarihi olarak öngörmüştük. Felaketin geleceğini hissediyordum.

euronews: Gine’de bir iç savaşın eşiğinde olduğumuzu düşünüyor musunuz ?

A.W.: Kesinlikle. Maalesef Gine’de sürtüşmeler her seferinde çok şiddetli oluyor.

euronews: Peki Birleşmiş Milletler raporu hakkında ne düşünüyorsunuz? Biliyorsunuz bu raporda Camara’nın Uluslararası Ceza mahkemesine çıkarılması teklif ediliyor.

A.W.: Ben avukatım. Ve masumiyet karinesine inanırım. Ancak suçluların da peşi bırakılmamalı. 180 den fazla kişiyi ödürüpe 100 kadar kadına tecavüz edenler cezasız kalmamalı.

euronews: Sayın Senegal Devlet Başkanı, bizi ağırladığınız ve Euronews’ un sorularını cevaplamayı kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz.

A.W.: rica ederim