Son Dakika

Son Dakika

Aliyev: "Sabrımızın da bir sınırı var"

Okunan haber:

Aliyev: "Sabrımızın da bir sınırı var"

Metin boyutu Aa Aa

İlham Aliyev, sadece Azerbaycan’ın Cumhurbaşkanı değil. O aynı zamanda ülkesinin ordusunun da komutanı. Güney Kafkasya’da sıkıntılı bir bölgede yar alan ülke 1990’lı yıllardan bu yana Ermenistan ile sorunlar yaşıyor. Azerbaycan bölgesinde kalan toprağın 1993’te bağımsızlığını ilan etmesinden sonra çatışmalar arttı. Tahmini beş trilyon metreküplük gaz rezervi üzerinde bulunan Hazar ülkesi, Avrupa’nın enerji güvenliği için de oldukça önemli. Gelecekteki ilerlemeler ve demokrasi beklentisi Ermenistan ile yaşanan sorunların çözümüne de bağlı.

Ateşkesin üzerinden 16 yıl geçmesinin ardından donmuş surunlar barışçı bir şekilde çözülebilecek mi?
Euronews, Bakü’ye gitti ve bu sorunun cevabını aradı.

euronews: Başkan Aliyev, Euronews’e hoşgeldiniz, bizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Herşeyden önce Dağlık Karabağ‘ı sormak istiyorum. Çatışmanın barışçı bir şekilde çözülmesi için yapılanları nasıl değerlendiriyorsunuz?

İlham Aliyev:
Bunun için umutluyuz; çünkü uzun yıllar devam eden bu süreç barışla sonuçlanmalı. Elbette bu, Ermenistan tarafının istekliliğine bağlı. Ermenistan uluslararası hukuk kurallarına uymalı, uluslararası alanda Azerbaycan toprağı olarak tanınan yerlerden askerlerini çekmeli. Ancak bu adımlardan sonra bölgede barış yerleşebilir.

euronews: Eğer doğru anladıysam siz oldukça iyimsersiniz.

İlham Aliyev:
Şunu söyleyebilirim ki arabulucuların planı Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünün tekrar kurulması temeline dayanıyor. Bu da Ermeni askerlerinin Dağlık Karabağ dahil bütün işgal edilen bölgelerden çekilmesini ve yerlerinden edilen Azerilerin de tekrar bu bölgelere yerleştirilmesini, bütün iletişim kanallarının açılmasını gerektiriyor.

euronews: Bazen şu şekilde ifadeler kullanıyorsunuz, “Eğer Ermeni tarafı Azerbaycan’ın işgal edilen yedi bölgesinden askerlerini çekip kendi topraklarına dönmezse, Azerbaycan bu bölgelere askeri yöntemlerle geri alacaktır.” Bu tavrınızı devam ettiriyor musunuz?

İlham Aliyev:
Daha önce bahsettiğim gibi bu Birleşmiş Milletler dahil uluslararası örgütlerim Azerbaycan’a verdiği temel bir hak. Bir 15 yıl daha bu donmuş sorunlarla mücadele edemeyiz.

euronews: Zaten 16 yıldır dondurulmuş bir sorun bu.

İlham Aliyev:
Kesinlikle. Artık sonlandırılmalı. Barışçıl araçlarla bunu bitirmek istiyoruz ve üzerinde çalışıyoruz. Fakat aynı zamanda sabrımızın da bir sınırı var.
Umarım daha önce temel olarak anlaştığımız ve 2010 için planladığımız gibi, bu sorun bitecek ve barış Kafkaslara gelecektir.

euronews: Dağlık Karabağ‘ın nihai statüsü hakkında herhangi bir imtiyaz söz konusu olabililir mi?

İlham Aliyev:
Azerbaycan, asla Dağlık Karabağ‘ın bağımsızlığını tanımayacaktır ya da ayrılmaya neden olabilecek herhangi bir mekanizma ve prosedüre razı olmayacaktır. Dağlık Karabağ‘ın geçici statüsü çözüm yollarından biri olabilir. Birlikte yaşıyoruz. Ermeniler burada yaşıyor, Azeriler Ermenistan’da yaşıyor. Geçmişte hiçbir sorunumuz yoktu.
Uzlaşma olmalı. Ardından insanlar iletişime geçecek ve biz de Dağlık Karabağ‘ın nihai statüsü ne olabilir ona bakacağız.

euronews: Türkiye ve Ermenistan arasında beklenenden önce gelen anlaşmaya rağmen, Türk-Ermeni uzlaşmasının Dağlık Karabağ sorununun çözümüne nasıl etki edeceğini düşünüyorsunuz? Bu bir fırsat mı tehdit mi?

İlham Aliyev:
Bizi kaygılandıran, eğer süreç Dağlık Karabağ‘daki duruma kayıtsız kalırsa buradaki barışçı yerleşim beklentileri de çok zayıf olacaktır. Sonra ne olacak?
Bize göre bu da bölgedeki zorlukların daha da artmasına neden olacak. Bu yüzden bence şimdi eşsiz bir fırsat var. Bir yandan Türkiye-Ermenistan sürecinde ilerlemeler oluyor; aynı zamanda Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki müzakerelerin son safhasına geldik. Bu iki süreçte enerjimizi birleştirdiğimiz zaman bölgedeki hiçbir ülke kendini dışlanmış hissetmez. Eğer bir ülke ulusal çıkarlarının görmezden gelindiğini düşünürse gerilimler de kaçınılmaz olacaktır.

euronews: Ülkeniz, Sovyetler Birliği’nde katılmadan önce Müslüman dünyadaki ilk demokratik cumhuriyetti. Azerbaycan’ı Sovyet sonrası dönemde diktatör gibi yönettiğiniz eleştirilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

İlham Aliyev:
Bu tür ifadeler bize hakaret anlamı taşıyor. Bazen uluslararası medyada, sözde uluslarararası insan hakları grupları tarafından haksız ve tek taraflı saldırılara mağruz kalıyoruz. Azerbaycan cumhurbaşkanını anti- demokratik gösteren bu teşebbüsler kesinlikle kabul edilemez. Biliyoruz ki Azerbaycan’ın önemi gittikçe büyüyor. Azerbaycan’a yönelik bu girişimler de dünyanın değişik yerlerinde artıyor.

euronews: Azerbaycan’da muhalefetin herhangi bir şansı olmadığı ve muhalefetten birçok kişinin de susturulduğu ifade ediliyor. Bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz?

İlham Aliyev:
Buna halk karar verir. Azerbaycan’da muhalefet zayıfsa bu bizim hatamız değil. Size şunu söyleyebilirim ki şu an muhalefet neden kötü durumda, çünkü Azeri halk daha iyi hayat şartlarında yaşıyor. 2009’daki kriz boyunca ekonomimiz yüzde 9.3, endüstrimiz yüzde 8.6, enflasyon oranı da yüzde 1.5 arttı. Şuanki rezervlerimiz 20.4 Milyar Dolar. Bu şartlar altında hangi muhalefet yaşayabilir? Sadece eleştirir. Bunu günlük olarak yapıyorlar. Buna itirazımız yok.

euronews: Fakat mart 2009’da bir referandum yapıldı ve anayasada değişiklik yapıldı. Buna göre başkanlık süresinin sınırı kaldırıldı. Süresiz olarak görevde mi kalmak istiyorsunuz?

İlham Aliyev:
Bu, kişisel sebeplerden dolayı yapılmadı. Aynı uygulama birçok ülkede var

euronews: Demokratik ülkede değil..

İlham Aliyev:
Bu değişir. Eğer devletin başkanı olarak bir kralınız varsa, başbakanınız beş yılda bir seçilebiliyorsa bunun bizdekinden farkı yok. Eğer Avrupa ülkelerine bakarsanız görürsünüz.

euronews: Kendinizi kral olarak görmüyorsunuz değil mi?

İlham Aliyev:
Hayır, hayır..
Kendimi yürütme organının başı olarak görüyorum.
Başbakanın defalarca seçildiği ülkenizdeki gibi. Halk niçin bu haktan mahrum bırakılsın? Eğer şansları varsa, seçmeye şansları varsa…

euronews: Eğer!

İlham Aliyev:
…Kimi istiyorlarsa onu seçebilirler. Azerbaycan’daki demokratik süreç çok olumlu. Ülkelerinizdeki iç sorunlara karışmıyoruz. Hoşlanmadığımız, karşı çıktığımız, anlamsız bulduğumuz birçok şey var, fakat bunu asla söylemedik.

euronews: Örneğin?

İlham Aliyev:
Çünkü asla söylemeyiz. Çok duyarlı davranırız. Bir ülkenin iç sorunu, onun geleneği, tarihi, siyasi sistemi, ulusal liderlerine tutumları o ülkenin insanlarına bırakılmalı.

euronews:Elbette, fakat Azerbaycan Avrupa Konseyi’nin üyesi.

İlham Aliyev:
Eğer bir kişi… Eğer bir kişi bu faktörleri kullanarak birşeylere ulaşmayı amaçlıyorsa buna izin vermeyeceğiz.

euronews:
Başkan Aliyev, röportaj için teşekkürler

İlham Aliyev:
Teşekkürler