Son Dakika

Okunan haber:

Mario Telo: Yeni komisyon bir Avrupa Koalisyon Hükümeti gibi


Avrupa

Mario Telo: Yeni komisyon bir Avrupa Koalisyon Hükümeti gibi

Sergio Cantone euronews
Konuğumuz Mario Telo. Sinyor Telo, Brüksel Avrupa Çalışmaları Enstitüsü siyaset uzmanlarından.

Mario Telo Euronews’a hoşgeldiniz.
Bir önceki Avrupa Komisyonu için politika üretimine katılmadığı ve sadece işin bürokratik kismını yürütmekle yetindiği yönünde eleştiriler yapıldı. Sizce yeni komisyon bu konuda bizi şaşırtabilecek mi ?

Mario Telo Institute for European Studies
Komisyonun Lizbon Antlaşması’nın 17. maddesine dayanarak yetki kullanması tabii ki mümkün. Bu madde demokratik meşruiyetle ilgili. Ben hazirandaki oylarıyla seçmenlerin komisyonun yapısına tesir ettiğini düşünüyorum ve tabii dolaylı olarak da komisyonun Avrupa Birliği yönetim sisteminde alması beklenen role de.

euronews:
Jose Manuel Barroso’ya ilk dönemi için en çok yapılan eleştirilerden biri komisyonun, ağırlığını fazla koyamaması ve Avrupa Konseyi ile üye ülkelere kolayca boyun eğmesi yönündeydi. Siz bu eleştirilere katılıyor musunuz ve ikinci dönemin farklı olacağını düşünüyor musunuz?

Mario Telo:
İlk Barroso komisyonu zor şartlarda kurulmuştu. Özellikle Blair hükümetinin muhalefeti sonucu Prodi grubundan geriye oldukça düşük profilli bir komisyon imajı devralındı. Barroso bir Avrupa Hükümeti olmayı vaadediyordu ve bu zor şartlara rağmen sözünün hâlâ takipçisi durumunda. İkinci komisyonu da büyük bir Avrupa Koalisyonu olarak görebiliriz, içinde sosyalistlerin, liberallerin ve hristiyan demokratların bulunduğu bir koalisyon.

euronews:
Özellikle sol kanattan gelen “aşırı neo-liberallik” etiketini siz de uygun buluyor musunuz?

Mario Telo
Bu komisyondaki neo-liberal ağırlığı bir öncekine göre daha düşük Avrupa Halk Partisi bile Barnier gibi neo-liberal denilemeyecek kişileri öne çıkarmış durumda.

Barroso’nun aldığı pozisyonda bir değişim görüyoruz. Örneğin Avrupa 2020 projesiyle Lizbon’un ruhuna uygun olarak özellikle de bu kriz ertesinde Avrupa Birliği, piyasalara düzenleme getirme eğilimi gösteriyor. Bu durum da bana daha çok merkez sol bir yönetimi düşündürüyor. Hatta biraz ileri gidersek, 21. yüzyıl uluslararası politik yapılanmasında da birliğin yeri bu diyebilirim.

Konuyla ilgili özel yayınımız için tıklayınız