Son Dakika

Okunan haber:

İsrail baskı altında


Birleşik Arap Emirlikleri

İsrail baskı altında

Tarih 20 ocak 2010..
Yer Dubai..
Hamas liderlerinden Mahmut el Mabhuh, El Bustan Rotana oteline yerleşti. Ziyaretinin sebebi bir İranlı ile görüşüp Hamas için silah anlaşması yapmaktı.
Fakat el Mabhuh bu randevuya katılamadı. Çünkü hareketsiz bedeni odasında bulundu. Kalp krizi geçirerek öldüğü sanıldı. Zira El Mebhuh’un vücudunda darp ve odada bir kavga izi bulunamadı.

‘‘Ebu Abdullah’‘ kod adlı el Mabhuh’un Hamas’a silah sağlamakla görevli olduğu düşünülüyor. El Mabhuh, Hamas’ın askeri kollarından birinin kurucusu ve uzun süre yurt dışında sürgün hayatı yaşamış eski bir militan olarak tanınıyor. Şimdiyse İran, Kuzey Kore ve Çin’deki bağlantılarını harekete geçirerek Hamas’ın silah ihtiyacını karşıladığı düşünülüyor. Bu ise İsrail’in kendisini baş düşmanlardan biri ilan etmesi için yeterli bir sebep.

İlk adli tıp raporuna göre El Mabhuh bir kalp krizinden hayatını kaybetti. Ve eğer Hamas İsrail gizli servisi Mossad’ı bu olaya karışmakla suçlamasaydı dava bu noktada kapanacaktı.

Ama durum böyle olmadı. İsrail gizli servisi Mosad’ın gözden kaçırdığı nokta Dubai’de her yerde güvenlik kameraları bulunmasıydı. Böylece suikastle bağlantıları olduğu düşünülen 11 kişinin her hareketi an be an kameralar tarafından kaydedildi. El Mabhuh’la aynı asansöre bile binen şüpheliler, kapı komşusu olmaktan da çekinmedi.

Soruşturmayı yürüten polisler, havaalanı ve oteldeki güvenlik kameraları görüntüleri sayesinde 11 şüphelinin adlarını ve fotoğraflarını ortaya çıkardı. Bu kişilerden bazılarının diplomatik pasaporta sahip olduğu düşünülüyor.Şüphelilerin arasında Fransız, Alman, İngiliz ve İrlandalılar da bulunuyor.

İsimlerin ortaya çıkması ve resimlerin yayınlanması bir grup İsrailli’de şaşkınlığa sebep oldu. Çifte vatandaşlığa sahip yedi İsrailli, kendilerini bir anda suikastin baş aktörleri olarak buldu. Çünkü kimlik bilgileri çalınmıştı.

Suçlamalarla ve delillerle karşı karşıya kalan İsrail’inse tavrında bir değişiklik olmadı. Bulguların hiçbir şeyi kanıtlamadığını ve Mossad’ın bu olayla kesinlikle bir bağlantısı olmadığını ileri süren ülke suçlamaları da kesinlikle reddediyor.

Suikastin gerçekleştiği Birleşik Arap Emirlikleri, İsrail’le iyi ilişkileri olan az sayıdaki Arap ülkelerinden biri. Bu da işbirliği şüphesi doğuruyor. Zanlıların pasaportunu taşıdığı ülkelerse İsrail’in dostu ve bu olaya adlarının karışmasından hiç de memnun değil. 7 İsrail vatandaşının pasaportlarının bu olayda gizlice kullanılması da İsrail’in üstündeki şüphelerin ve baskıların artmasına sebep oluyor.