Son Dakika

Okunan haber:

Türkiye'de hükümetle ordunun bilek güreşi


Türkiye

Türkiye'de hükümetle ordunun bilek güreşi

Nato’nun ABD’den sonra en büyük ikinci gücüne sahip Türk ordusu ülkenin en önemli kurumlarından biri. Atatürk tarafından temelleri atılan ordu, ülke yönetiminde her zaman çok önemli bir rol oynadı. Ordu, demokratik ve laik cumhuriyetin koruyucusu olarak görülüyor ve siyaset üzerinde önemli bir role sahip.

Abdullah Gül, 2007 yılında Cumhurbaşkanı seçildiğinde ordunun siyaset üstündeki etkisini fazlasıyla biliyordu. Cumhurbaşkanının yemin törenine Orgeneral ve Genel Kurmay başkanı Yaşar Büyükanıt protesto ederek katılmamıştı.

Ordu Türkiye’de 1960’dan beri dört darbe yaptı ve bu darbelerle ülke siyaseti üstündeki ağırlığını giderek artırdı. 1960 anayasası daraltılarak tekrar yazıldı. 1980 Barbesi mimarı Kenan Evren’e göre darbe daha iyi bir demokrasi için yapıldı.

2007 yılı hem Ak Parti hükümetinin başa geldiği, hem de Türk ordusuyla sorunların arttığı bir dönemin başlangıcı oldu. Sorunun en büyük sebebi ordunun laik bir ülke olan Türkiye ‘de cumhurbaşkanı ve başbakan eşlerinin başörtüsünden memnun olmamasıydı.

Ordu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçıkaya’nın AKP’ye kapatma davası açmasına destekte bulunsa da Anayasa Mahkemesi’nden beklenen karar çıkmadı. Sadece bir oy farkla kapatma denemesi başarılı olmadı.

Bu denemenin ardından AKP hükümeti 2004 yılında Milli Güvenlik Kurulu’nun yetkilerini, kısıtlayarak karşı atağa geçti.

Yüksek rütbeli askerlerden ve hükümetten oluşan MGK kararlarını genelde askerlerin istediği yönde alınırdı. Hükümetinse söz söyleme hakkı çok kısıtlıydı.

Ergenekon Davası’nın ortaya çıkmasıyla ordu prestiji büyük darbe aldı. İddialara göre bir grup askerin hükümete karşı darbe hazırlığında öne sürüldü. Aralarında askerlerin, gazetecilerin ve profesörlerin de bulunduğu 200 kişi bu darbe girişimine katıldıkları şüphesiyle tutuklandı. Bu kişilerin davaları halen devam ediyor.

Geçen ocak ayında Genel Kurmay başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, darbe döneminin artık geride kaldığını sert bir dille belirtti ve orduya karşı bir yıpratma politikasının başladığını iddia etti.