Son Dakika

Okunan haber:

Ölüm cezasına karşı BM'den ortak duruş


DÜNYA

Ölüm cezasına karşı BM'den ortak duruş

Ölüm Cezasına Karşı Dünya Kongresi İsviçre’nin Cenevre kentinde kapılarını açtı. Kongre’ye çok sayıda politikacı, avukat ve yüzden fazla ülkenin delegeleri katılıyor. Amaç ölüm cezasına karşı ortak bir duruş sergilemek.
 
Bu önemli kongre’nin açılış konuşmasını AB dönem başkanlığını yürüten İspanya Başbakanı Jose Luiz Zapatero yaptı.
 
‘‘Maalesef ki halen çok fazla ülkede ölüm cezası uygulanıyor. Bu uygulamayı ortadan kaldırmak için daha çok çalışmalı ve güçlerimizi birleştirmeliyiz. Birleşmiş Milletler bünyesinde biz bu senenin sonuna kadar bu cezanın en azından askıya alınması için bir karar alınmasına çalışacağız.’‘ 
 
Ölüm cezası dünyada yavaş da olsa geriliyor. 1977 yılında ölüm cezasını yasaklamış ülke sayısı 16’da sınırlı kalırken bu sayı bugün 95’e çıkmış durumda.
 
Dünya haritasına baktığımızda yeşille gösterilen ülkeler bütün suçlar için ölüm cezasını yasaklamış bulunuyor. Açık yeşille gösterilen ülkelerse ölüm cezasını sadece adi olmayan suçlar için uyguluyor. Turuncu renkli ülkeler ölüm cezasını yasaklamayıp 10 yılı aşkın süredir  kullanmamış olanlar. Ve son olarak kırmızı renkteki 58 ülke halen ölüm cezasını aktif olarak uyguluyor.
 
Ölüm cezalarının yüzde 93’lük kısmı Çin, ABD, İran, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında paylaşılmış durumda.
 
Ölüm cezasına en çok baş vuran ülke ise Çin Halk Cumhuriyeti. Ülkede sadece geçen sene 7000’den fazla  kişi ölüm cezasına çarptırıldı.
Ama ülkede durum 2007’den beri değişiyor. Yüksek mahkemelerin de devreye girmesiyle bu cezalarda gözle görülür bir azalma oldu.
 
Ölüm cezalarındaki azalma ABD’de çok daha net bir şekilde görülüyor. Amerikan halkının büyük bir çoğunluğu ölüm cezasının kaldırılmasına karşı olsa da şimdiden 13 eyalet bu cezayı kendi hukuki sistemlerinden kaldırmış durumda.
 
Birleşmiş Milletler tarafından bu sene sonuna kadar yeni bir askıya alma sürecinin başlatılması ölüm cezasının kaldırılması için savaşanlara büyük bir destek olarak görülüyor. Fakat bu kararın da  daha önceki askıya alma kararları gibi çok kısıtlı bir güce ve etkinliğe sahip olduğu da asla unutulmamalı.