Son Dakika

Okunan haber:

Türkiye'de değişim rüzgarları esiyor


Türkiye

Türkiye'de değişim rüzgarları esiyor

Türkiye’de neler oluyor? Son günlerde yargı ile ordu arasında yaşananları nasıl yorumlamalı? Acaba gerçekten laikler ve islamcılar arasında yaşanan bir bilek güreşiyle karşı karşıya mıyız?

Profesör Dr. İhsan Dağı’ya göre ülkenin geçtiği süreç bir kaç cümleyle açıklanmayacak kadar karışık.

‘‘Son gelişmeler islamcı bir hükümetle laik bir ordu arasındaki bir çekişmeden ziyade bürokratik cumhuriyetle demokratik cumhuriyet arasındaki bir mücadele, bir dönüşüm sancısı olarak görülebilir.’‘ Bu dönüşüm sancısı, ordunun ülke yönetimindeki etkisinin azalmasını da beraberinde getiriyor. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, değişimin en büyük işaretlerinden birini askeri mahkemelerin yetkisini kısıtlayan ve askerlerin yargılanma sürecinde sivil mahkemeleri sorumlu kılan bir yasa tasarısını imzalayarak verdi.

Fakat değişimin işaretleri bununla sınırlı kalmadı. Askerlere ulusal güvenlik söz konusu olduğunda valilik talep etmese de, toplumsal olaylara el koyma yetkisi veren ‘Emniyet Asayiş Yardımlaşma Protokolü’ (EMASYA) yürürlükten kaldırıldı.

Bu dönüşümün başlıca nedenlerinden biri de Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyelik sürecinde yerine getirmesi gereken şartlar. Bu şartlar arasında ordunun siyasi yönetimdeki etkisinin azaltılması da var.

Prof. Dr. İhsan Dağı Orta Doğu Teknik Üniversitesi:

‘‘Ordunun AB’ne yönelik bir direnişinin olduğunu da görüyoruz. Çünkü AB süreci, Türkiye’nin Ankara’dan yönetilmesini kısıtlayan ve Ankara’daki egemen bürokratik yapıyı da dolayısıyla daha az güçlü hale getiren bir süreç. AB’ye yönelik direncin de ordu içinde bu süreçte kısılması demokratik bir siyasetin de Türkiye’de önünü açacaktır.’‘

Bununla birlikte Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerinden Osman Coşkunoğlu’na göre Erdoğan Hükümeti’ni yıkmak için yapıldığı iddia edilen komplo girişimlerinin hiçbir tutarlı yanı bulunmuyor.

Osman Coşkunoğlu CHP Milletvekili

‘’ Bu son gözaltılar orduya bir darbe indirildiğini veya hükümetin ya da yargının ordu üstünde bir üstünlük sağladığını göstermez. Çünkü eğer böyle bir şey olsaydı bizim daha önce yapılan darbelere katılmış komutanları yargılamak için hükümete sunduğumuz yasa tasarısı kabul edilirdi. Oysa bu kabul edilmedi, burada hükümetin amacı daha farklı.’‘