Son Dakika

Sırbistan'da azınlıkların durumu içler acısı

Okunan haber:

Sırbistan'da azınlıkların durumu içler acısı

Metin boyutu Aa Aa

Fransa dışişleri bakanı Bernard Kouchner resmi temaslar icin Kosova’da..
Sırbistan’dan bağımsızlığını iki yıl önce ilan eden Kosova’yı, Belgrad ve bazı AB ülkeleri tanımamıştı.
Kouchner, ilişkileri yoluna koymak için çözüm arıyor.

Sırbistan’ın sorunu Kosova’yla sınırlı değil.
Arnavutlar’la da gerilim mevcut. Tansiyonun en belirgin şekilde gözlendiği yer ise Mitrovica şehri.

Mitrovica asırlardır Sırp-Arnavut bölünmesinin simgesi olarak görülüyor. Kosova’nın bağımsızlığını ilan etmesi ise aradaki bu gerginliğin daha da artırdı. İbar nehri Mitrovica’yı ikiye bölüyor. Şehrin kuzeyinde yaklaşık 13 bin Sırp yaşarken, Arnavutların nüfusu ise 64 bin. Şehirde birçok azınlık da yaşıyor ama bu azınlıkların durumu hiç de iç açıcı değil.

İbar nehrinin kıyısında Roman azınlığın yaşadığı Roma mahallesi savaş sırasında tamamıyla yerle bir edilmiş. Bu günlerdeyse savaşın yaralarını sararak toparlanmaya çalışıyor.

Yaralarsa çok çabuk sarılamıyor. Savaş sırasında mahallede yaşayan roman aileler yerlerinden edilerek Birleşmiş Milletler’in kurduğu kamplara yerleştirilmiş. Kamplarda sadece 45 gün kalacaklarını sanan romanlar, on yıldır çok kötü şartlarda yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor.

Oysa kampın bulunduğu alan eski bir kurşun madeni. Şu ana kadar bölgede Safta’nınki gibi yaklaşık 200 roman çocuk kurşundan zehirlenmiş durumda:

‘‘Oğlumun diabeti ve hipertansiyonu var. Bize kimse yardım etmiyor ve oğlum böbrek yetmezliği çekiyor. Yemeklerimizi çöp kutularını karıştırarak buluyoruz…’‘

10 yıldır açık olan Osterod kampında zehirlenmelerden dolayı seksen kişi hayatını kaybetti. Bazıları kampta çok kısa süre kaldıkları halde kanlarından zehirin atılması çok ağır terapilerden sonra mümkün olabildi.
BM Mülteciler Yüksek Komiserliği bu durumun farkında olduğu halde parmağını bile kıpırdatmadı.

Paul Polansky, İnsan Hakları Savunucusu:

‘‘Birleşmiş Milletler kampta ne çocukları ne de hamile kadınları kurtardı. Hiçbiri tedaviden geçirilmedi. Sadece buradaki olup bitenlere bir kişi tepki gösterdi. O kişi de bir hemşireydi. Ama onu da kampa gelişinin ikinci ayında başka bir yere transfer ettiler.’‘

Burada yaşanan skandalın boyutları gerçekten çok büyük. Bununla birlikte olan bitene BM dahil herkes seyirci kalmayı yeğliyor. Kamp sakinleri gün be gün zehirlenmeye devam ederken kimse bu soruna bir çözüm bulmak için harekete geçmiyor.