Son Dakika

Filistin-İsrail sorununda AB faktörü

Okunan haber:

Filistin-İsrail sorununda AB faktörü

Metin boyutu Aa Aa

İsrail ile müttefiki ABD arasındaki ilişkiler son 40 yılın en kötü günlerini yaşıyor. Bu durum Ortadoğu’da bir türlü istediği rolü alamayan AB için bir fırsat olabilir mi?
İsrail ile Filistin arasındaki barış görüşmelerinde Amerika’nın yerine AB anahtar rol oynayabilir mi? 
 
Bu sorulara verilen yanıtlar pek olumlu değil. Yıllardan beri Avrupa, Ortadoğu’da bir arabuluculuk rolü üstlenmeye çalışıyor. Ama bugüne kadar bunda başarılı olamadı. Başarısızlıkta bölgedeki dengelerin her an yer değiştirmesi ve Avrupa diplomasisindeki çok başlılık önemli yer tutuyor.
 
Shada İslam AB Uzmanı:
 
‘‘Siyasi gücün olduğu kesin. Ama şunu söylemeliyim ki AB bunu yeterince ve etkin bir şekilde kullanabilmiş değil. Birlik Ortadoğu’da tek ses olmayı başarırsa, hem bölgede hem de Avrupa Birliği’nin küresel itibarında büyük bir ilerleme sağlanacak. Ama bence Amerika hala hakim güç ve bu gerçek Catherine Ashton veya başkasıyla değişmeyecek.’‘
 
Birlik özellikle mali yardımlar konusunda bölgede çok aktif bir rol oynuyor. Sadece para ödemektense bölge politikalarında ki pasifliğine bir son vermek istiyor.
 
Veriler de bu yönde. AB İsrail’in en önemli partnerlerinden biri olarak öne çıkıyor. Birlik, yüzde 33’lük bir ihracat oranı ile ABD’nin hemen arkasında bulunuyor. İthalat oranlarında ise ABD’yi neredeyse üçe katlıyor.
 
Filistin tarafında da durum farklı değil. Avrupa, 500 milyon euroluk yıllık yardımıyla  ABD’nin çok önünde bulunuyor.
  
Bu rakamlar AB’nin bölgede politik ve stratejik bir rol almasının mümkün olduğunu gösteriyor.
Bununla birlikte, Avrupa’nın ekonomik önemiyle, bölgedeki politik ağırlığı arasında çok büyük bir uçurum bulunuyor. 27 Birlik üyesi gibi, İsrail ve Filistin ülkelerle teke tek ilişkiler kurmayı tercih ediyor.
 
 Shada İslam AB Uzmanı:
 
‘‘Hepimiz biliyoruz ki ülkelerin dış politikada öncelikleri vardır. Özellikle Ortadoğu gibi hassas bölgelerde milli hassasiyetler daha çok ön plana çıkar. Ben de o yüzden Almanya, İngiltere, Fransa ve Hollanda’nın AB lehine kendi milli önceliklerinden vaz geçeceklerini düşünmüyorum. AB’nin yapacağı, farklı pozisyonları bir araya getirip, bölgede tek ses olarak hareket etmeyi denemesidir. Ama bu zorlu ve uzun bir süreç.’‘
 
Dünya Ortadoğu’ya barış getirilmesi gerektiği konusunda hemfikir olsa da, her ülkenin çıkarlarını korumak için hareket edeceği unutulmamalı. Ve bu durum 27 farklı Birlik üyesi için de tam anlamıyla geçerli.