Son Dakika

Okunan haber:

Rüzgar ve suyun dostluğu


Rüzgar ve suyun dostluğu

Rüzgar ve suyun iş birliğiyle üretilen, enerjinin rahatlıkla depolanabildiği ve daha geniş alanlarda kullanılabilen bir buluşa imza atıldı. Bu yeni teknoloji Fransız firması Alstom tarafından geliştirildi. Portekiz Alqueva’da kurulan hidroelektrik santral rüzgar güllerinin de yardımıyla gece gündüz 260 bin megawatt enerji üretiyor ve 175 bin haneye elektrik sağlıyor. Alqueva Hidroelektrik Santrali’nin tek amacı, rüzgar ve su ile çevreye duyarlı doğal enerji üretirken tek başına her gün kullanılamayan rüzgar türbinlerinin enerjisiyle geceleri barajın çarkını çalıştırarak suyun geri dönüşümünü hızlandırmak. Avrupa’nın en büyük rezarvuarına sahip olan barajın uzunluğu 85 km ve 250 kilometre karelik bir alana sahip.

Çalışırken çevreye zararlı olan CO2 emisyonları yaymayan bu doğal enerji sistemi yollarda zehirli gaz yayan 185 bin aracın yok olmasına eş değer bir yarar sağlıyor.

Hidroelektrik santraller sudaki enerjiyi toplayıp elektriğe dönüştürmek için basit bir yöntem kullanıyor: Su sete doğru yönlendirilip çarktan akıtılır. Akan su türbinleri harekete geçirir, türbinler dönmeye başlayınca buna bağlı olan jeneratör döner ve elektrik üretilir. Ancak bu yeni yöntemde gece boyunca yani elektrik arzı düşükken türbinler rüzgar güllerinden çektikleri elektrik yardımıyla ters yöne dönüyorlar ve suyu yukarı doğru pompalıyorlar. Böylece barajdaki su tekrar kullanılıyor ve dönüşümlü olarak elektrik üretiliyor.

Santral için kullanılan rüzgar gülleri diğer bir deyişle türbin tarlası, Lizbon’un 140 km kuzeyinde bulunuyor. Portekiz’in en çok rüzgar alan yerinde bulunan bu alandaki tüm türbinler yine Alstom firması tarafından yapıldı. 80 metre yüksekliğinde olan ve kanatları 37 metre çapında yer kaplayan türbinlerin daha büyüğünün yapılması da planlar arasında. Kuruldukları alanın sadece %3’ünü kaplayan türbinler tarıma hatta diğer toprak işlerine elverişli oldukları için Avrupa vadilerine dikilmelerinde hiçbir engel görülmüyor.

Su ve rüzgar, çevreci enerji kaynaklakları olduğundan hiçbir şeilde CO2 gazı salgılamıyorlar. Böylece hidroelektrik santrallerde kullanılan teknolojilerle, Avrupa Birliği’nin yeni amacı olan 2010 yılına %20’lik oranda doğal enerji sağlayarak girme projesine bir adım daha yaklaşıldığı söylenebilir.

Editörün Seçtikleri

Bir sonraki konu
Cebit'te bilim kurgu çağı

Cebit'te bilim kurgu çağı