Son Dakika

Okunan haber:

Cannes'ın açılışını Robin Hood yaptı


KÜLTÜR

Cannes'ın açılışını Robin Hood yaptı

63. Cannes Film Festivali’nin 63.sü, Avustralyalı aktörler Russell Crowe ve Cate Blanchett’ın da katıldığı törenle resmen başladı. Törenin ardından ikilinin baş rollerini paylaştıkları “Robin Hood” filminin galası da yapıldı.

Zenginlerden çalıp fakirlere dağıtan adam, diğer bir deyişle Robin Hood tekrar beyaz perdede. Bu kez Sherwood Ormanları’ndaki şiddet dolu orta çağ hikayesinin baş aktörü Russell Crowe oldu. Crowe’un Robin’i, seleflerine nazaran daha acımasız ve derinlemesine işlenmiş. Hem başrol oyuncusu Crowe hem de yönetmen Ridley Scott, karakteri, isyancı ruh halini merkeze alarak işlemişler.

Cannes Film Festivali, Ridley Scott’un son filmi Robin Hood’un dünya prömiyerine ev sahipliği yaparak sükseli bir başlangıç yaptı. Açılış töreni öncesi filmin yıldızları Russell Crowe ve Cate Blanchett, bu ortaçağ hikayesiyle ilgili konuşmak üzere basının karşısına çıktı. Diz ameliyatı geçiren yönetmen Scott’sa toplantıya katılamadı. Robin Hood’da Crowe, hırsız baronlara karşı mücadele eden serseri ruhlu bir okçuyu canlandırıyor. Canlandırdığı karakterle ilgili yorumuysa şöyle:

“Hepimizin kalbinde bir parça Robin Hood yattığnı düşünüyorum açıkçası. Eğer bir gün dünyamızda işler yolundan çıkarsa, hepimiz bir şekilde birinin ortaya çıkıp, kahramanca işleri halletmesini ümit etmez miyiz?’‘

Crowe’un Robin’i, Haçlı Seferleri’ne katıldıktan sonra İngiltere’ye dönen pejmürde bir savaşçı olarak perdeye yansıyor. Basın toplantısında, kendisine, ‘‘Robin Hood eğer bugün yaşasa neye karşı ayaklanırdı?’‘ sorusu sorulan Crowe, parmağıyla kendisini izleyen basın ordusunu göstererek şöyle cevap verdi:

“Eğer gerçekten bu gün yaşıyor olsa, medyadaki tekelleşmeyi bir numaralı düşman olarak görürdü, buna eminim.’‘

Blanchett’ın canlandırdığı Marian’sa, oldukça güzel ve bir o kadar da savaşçı bir karakter. Bununla birlikte Avustralyalı yıldız, filmde oynamayı, tamamen ailesinden dolayı istediğini söylüyor.

“Tabi ki Ridley ve Russell gibi iki dev isimle birlikte çalışmak harika. Ayrıca sahnelerimin çoğu, her zaman için idollerimden biri olmuş Max von Sydow’la birlikteydi. Ama bunların ailemle ne ilgisi var derseniz eğer, ilgisi şu. İki çocuğumla birlikte çokça vakit geçirme ikmanı buldum. Hayatlarında geçirdikleri en güzel yazdı.’‘

Filmin bazı ülkelerdeki gösterim tarihiyse şöyle:

Australya, Avusturya, Bosna Hersek, Danimarka, Almanya, Hollanda, Rusya ve İsviçre’de 13 Mayıs, Türkiye, Bulgaristan, Kanada, Belçika, İsviçre ve İspanya’daysa 14 Mayıs.

Editörün Seçtikleri

Bir sonraki konu
63. Cannes Film Festivali gururla sunar

KÜLTÜR

63. Cannes Film Festivali gururla sunar