Son Dakika

Okunan haber:

Nabucco'nun akıbeti bilinmiyor


DÜNYA

Nabucco'nun akıbeti bilinmiyor

Almanya’nın güneydoğu eyaleti Baden-Württemberg’in eski valisi olan Günther Oettinger, Berlin’in Avrupa Komisyonu’ndaki koltuklarından birinin sahibi. Oettiger, birkaç hafta önce Komisyon’un enerjiden sorumlu üyesi oldu. Euronews ekibinden Hans von der Brelie, Oettinger’e, Avrupa ile Afrika arasında enerji işbirliği, nükleer atıklar direktifi ve Avrupa boru hattı projesi Nabucco’yu sordu.
 
euronews:
Sayın Oettinger, Türkiye’den geçen gaz boru hattı Nabucco, inşaa edilecek mi, edilmeyecek mi?
 
Oettinger:  
Bu soru yıl sonunda cevap bulacak. Projeyi yapmak için geçerli sebepler var. Yatırımcı şirketler, Avrupa Birliği’ne üye ülkeler ve Avrupa seviyesinde biz, hergün proje üzerinde çalışıyoruz.  Bence bu, tam anlamıyla Avrupa projesi olup, Avrupa’nın gaz ihtiyaçlarını güvence altına alacaktır.
 
euronews:
Bu kadar büyük bir boru hattının doldurulması gerek, doldurmak için gaza ihtiyacınız var. Bunu için de sözleşmeler yapmanız lazım. Şu ana kadar nakil sözleşmeleri imzalamadınız. Tedarik sözleşmelerini nerede bulacaksınız?
 
Oettinger:
Kritik nokta şu: Gaz var. Hazar bölgesinde gaz var. Bölge, bu konuda dünyanın en büyükleri arasında. Azerbaycan ve Türkmenistan, muhtemel tedarik ve sözleşme ortakları olacak. Yapmaya çalıştığımız, aynı anda iki karar birden almak: Boru hattını inşaa etme ve tedarik sözleşmeleri imzalama kararı. Uzun vadeli sözleşmelere ve masada adil bir fiyata ihtiyacımız var.
 
euronews:
Diğer sorun da boru hattının geçiş noktasında yeralan Hazar Denizi. Uluslararası yasalar çerçevesinde bu sorunu nasıl ele almak istiyorsunuz? 
 
Oettinger: 
Hem teknik hem de adli açıdan bu soruya yanıt vermek çok kolay değil. Uzmanlar, Hazar Denizi’nin yasal statüsünü hala tartışmaya devam ediyor. Hazar Denizi etrafında yeralan ülkelerin müdahil olup olmayacağı noktasında tartışmadan çıkacak sonuç karar vermede belirleyici olacak. Teknik probleme gelince..Hazar Denizi boyunca Türkmenistan’dan çıkıp doğuya ilerledikten sonra Bakü üzerinden Batı’ya uzanacak 170 mil uzunluğunda boruyu deniz altına döşemek mümkün mü? Veya Türkmenistan hükümetinin önerdiği, gazı sıkıştırıp Hazar Denizi’nden gemilerle nakletmek mi? Gelecek aylarda bu soruların tamamı cevabını bulacak.
  
euronews:
Ayrıca hattın kollarının İran, Irak’a uzatılması tartışmaları da yapılıyor. Son durum nedir, bilgi verir misiniz?
 
Oettinger: 
Nabucco, Hazar’dan Avrupa’ya, yılda 30 milyar metreküpten fazla gaz taşırsa ekonomik açıdan verimli olur. Bugün Azerbaycan ve Türkmenistan’dan bu miktarda gaz temini yapmanın mümkün olduğunu düşünüyorum. Ama elbette Irak gazını da eklemek, hem Avrupa hem de Irak için çok avantajlı olabilir.
 
euronews:
Soğuk savaş sırasında nükleer başlıklı füzelerden en çok kimin elinde bulunduracağıydı. Şimdi ise ülkeler arasındaki yarış sanki yapı değiştirdi. Artık önemli olan kimin en uzun ve en fazla boru hattına sahip olduğu. Ve şu anda aynı bölgede birbirine nerdeyse paralel iki boru hattı bulunuyor Rusların Güney Akım Projesi ile Avrupa’nın Nabucco Projesi. Güney Akım Projesi’ndeki problem nedir? Bu uygulanabilir mi ya da burada bir problem var mı?
 
Oettinger: 
Bitişik ülkeler buna kadar verecek. Ve tabiki Rusya tarafı.  Fakat rekabet, işi de canlandırıyor. Biz müşteriyiz ve dükkanın camından çeşitli ve yeterli teklifleri gördüğümüzde mutlu oluruz.
 
euronews:
Bugün gelinen durum nedir? Avrupa şantaja maruz kalır mı? Avrupa, Rusya’nın doğal gazına bağımlı mı?
 
Oettinger: 
Evet, bağımlıyız. Fakat, şantaj olabileceğini söyleyemem. Bir yandan Rusyalı ortaklarla iyi bir tecrübeye sahip olduk. Yıllardır onlar istikrarlı ve büyük gaz tedarikçisi. Diğer yandan Rusya, doğal gazı ihraç ederken kendi çıkarları var. Niçin? Ortak boru hatları. Kuzey Akım’ı örnek olarak alalım. Rusya’nın Gazprom şirketi bu hattın büyük ortağı ve yatırımcısı. Hiçbir yatırımcının boru hattının aktif olmamasından çıkarı yok. Ve hala bir diğer önemli nokta var: Gelecek yıllarda Rusya, Avrupa teknolojisine, makinalarına, sanayi tesislerine, araçlara, Avrupa’da yapılan yeniliklere ihtiyaç duyacak. Rusya, gaz, kömür ve petrol konusunda yeni bir çağa hazırlanmalı ve Rusya yaklaşan dönemde refah ve iş imkanlarını artırmalı. Bunu karşılıklı bağımlılık olarak tanımlayabiliriz. Bunun anlamı iyi yapılı bir bağlılıktır.

euronews:
Bu, bizi sonraki konuya götürüyor: Avrupa enerji kaynaklarında yavaş bir değişim. Avrupa ile Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkelerinde elektrik şebekesi bağlantısı kurarak, çöldeki rüzgar ve güneş enerjisini Avrupa’ya taşıma konusunda politikanız nedir? Bu bir ütopya mı, yoksa uygulanabilir mi?
 
Oettinger: 
Bu bir vizyon. Fakat gerçekçi bir bakış açısı. Ve belki de Avrupa’nın Afrika’ya yapabildiği en iyi tekliftir: Adil bir enerji ortaklığı! Güneş ve rüzgar enerjisi tesislerini, güneşten en fazla verimi alabileceğimiz ve rüzgar konusunda en istikrarlı yerler olan bu bölgelerde kuralım. Bu yüzden dolayı Kuzey Afrika, Sahra, Orta Doğu’nun en iyi yerler olabileceğini söylüyorum. Fakat bütün bunlar şebekeleri kurmamıza bağlı. Güneyden Avrupa’ya elektriği taşıyabilecek modern elektrik şebekelerine ihtiyaç var.
 
euronews:
Fakat bugün Avrupa ve Kuzey Afrika arsında tek ve güçlü bir şebeke bağlantısı yok.

Oettinger: 
Bu tam da yatırımcılarla pilot projeler üzerinde niçin çalıştığımızı gösteriyor. Örneğin İspanya ve İtalya ile Fas arasında projeler üretmek ve onları hayata geçirmek önemli olacaktır. Bu projelerden bir tanesi başladı. Ve bu çalışmalar iki taraf arasında güven tesis edecektir. Ben İnanıyorum ki Akdeniz, ortak kültürel bir bölgedir. Bu bölge aynı zamanda ortak bir ekonomik alan haline gelebilir. Bence ‘DESERTEC’ için karar iki ya da üç yıl içinde alınacaktır.
 
euronews:
Avrupa Komisyonu Başkanı Barroso, çok yakın bir zamanda dünya genelinde ve Avrupa’da nükleer enerjide iyileşme ve ilerleme olacağını söyledi. Bugün nükleer atıklar konusunda masanızda bulunan çalışma bu yılın ikinci yarısında hazır olacak. Avrupa direktifinde bu konuyla ilgili neler olacak?

Oettinger: 
Uygun jeolojik koşullar ve teknoloji itibariyle nükleer atıkların yok edilmesi için yapılan yerler konusunda sıkı önlemler almaya karar vermek bizim görevimiz.
 
euronews:
Tam olarak niyetiniz nedir? Nükleer atıkıların yok edilmesi için gereken yerleri kurup yetki vermeye siz mi karar vereceksiniz?
 
Oettinger: 
Hayır, benim niyetim bu değil. Ben ulusal yönetimlerin ve parlamentoların bu konudaki planlama ve inşaat yetkilerine karışmak istemiyorum.  Bu görev üye ülke devletler tarafından yapılıyor. Fakat biz güvenlik standartlarına karar veririz. Yer seçimi ve nükleer atıkların yok edilmesi, yerlerinin büyüklüğü konusundaki karar söz konusu olduğunda bunun kararını ortaklarımız verecektir.