Son Dakika

Okunan haber:

''Wall Street'' Cannes Film Festivali'yle döndü


KÜLTÜR

''Wall Street'' Cannes Film Festivali'yle döndü

Michael Douglas, yeni filmi “Wall Street: Money Never Sleeps” (Wall Street: Para Asla Uyumaz)‘la Cannes Film Festivali’nde gövde gösterisi yaptı. 1987’de yapımı Wall Street’in devamı niteliğindeki film, yine yönetmen Oliver Stone’un imzasını taşıyor.

‘Wall Street: Para Asla Uyumaz’da Douglas, Gordon Gekko rolüyle sergilediği oskarlık performansını tekrarlarken,yönetmen Stone bu kez dikkatini Amerikan bankacılık sistemine yöneltiyor. ‘Wall Street’in kötü adamı, açgözlü borsa simsarı Gekko’nun yerini, bu kez büyük bankalar almış. Stone’a göre gerçek hayatta Gekko’nun yerinde, kendisinin de çok karşı olduğunu söylediği hedge fonu yöneticileri, yani yatırım bankacıları var.

Yönetmen Stone zaten Vietnam Savaşı, Kennedy Suikastı ve 11 Eylül saldırıları gibi hassas konular üzerinde çalışmayı seven bir isim.

Michael Douglas ise bu aralar oldukça meşgul. İki filmi gösterime girmeyi bekliyor. Hızlı konuşan ve biraz kafadan çatlak eski bir otomobil satıcısı olan Ben Kalmen’i canlandırdığı, kara komedi türü Solitary Man/Issız Adam’ın gösterimi henüz yapıldı.

‘Solitary Man’ mayıs sonlarında, “Wall Street 2” ise eylül ayında gösterime giriyor. Amerikalı aktör, canlandırdığı iki karakterin; Kalmen’la Gekko arasında benzerlikler rolduğunu söylüyor. “Her iki filmde canlandırdığım karakter de New Yorklu. Her ikisi de iş adamı ve kesinlikle ikisi de ruhsal açıdan sorunlu. Sanırım Gordon, daha büyük oynuyor ve daha acımasız. Bense, her ne kadar kendisini okyanusta sansa da, aslında akvaryumdaki küçük bir balık.”

Festivalde yarışanlara gelince. Fransız aktör ve yönetmen Mathieu Amalric, bir grup tiyatro striptizcisini anlattığı son filmi ‘Tournée’ ile Altın Palmiye’yi hedefliyor. Filmin konusuna gelince. Parisli bir televizyon yapımcısı olan Joachim, Amerika’da yeni bir hayat kurmak için ailesi, arkadaşları, düşmanları ve aşkları başta olmak üzere, her şeyi geride bırakmıştır. Lakin bir süre sonra, sahnede hiciv yapan bir grup striptizciden kurduğu ekiple ve Fransa turu yapmak hayaliyle, ülkesine döner.

Parasızlığa ve ucuz otel odalarına rağmen grubun sergilediği şovlar, erkek ve kadın, Fransızların büyük beğenisini kazanır.

Bununla birlikte bu başarılı turneyi başkent Paris’teki son bir şovla sona erdirmeyi planlayan ekip, hayal kırıklığına uğrayacaktır. Çünkü Joachim, eski bir arkadaşı tarafından ihanete uğrar ve son gösterinin yapılacağı salonu kaybeder. Paris’e yapacağı zorunlu dönüş yolculuğu, aynı zamanda geçmişin yaralarını da tekrar kaşıyacaktır. Amalric’in baş karakterle ilgili görüşleriyse şöyle: “Her iki kıtanın da birbirine dair beslediği fantazileri var. Baş karakterimiz çok Amerikan filmi izlemiş, Amerika’ya gitmek isteyen biri. Kendisini Ben Gazzara sanıyor. Bu yüzden, daha etkili olacağını, doğrusunun bu olduğunu düşündüğü için oyuncularına mikrofondan sesleniyor. Oyuncularının Fransa ve Paris’le ilgili fantezilerini kışkırtıyor…’‘

Yüzyılın başlarında müzikallerde rol almış Fransız yazar Colette’in anılarından esinlenen Amalric, filmini, 1940 ve 50’lerin şovlarını farklı bir açıdan sahneye taşıyan, hem striptiz hem de hiciv yapan bir grubun yaşadıkları üzerine kurmuş.

Editörün Seçtikleri

Bir sonraki konu
Cannes'ın açılışını Robin Hood yaptı

KÜLTÜR

Cannes'ın açılışını Robin Hood yaptı