Son Dakika

Okunan haber:

Dünya Kupasına Kırmızı Kart


Fransa

Dünya Kupasına Kırmızı Kart

euronews: ‘‘Dünya Kupası küresel bir çılgınlık. FiFA çok uluslu özel bir güç ve futbolcuların hepsi zengin milyoner. Fabien Ollie, Siz bir filozof aynı zamanda ‘‘What Sport’‘ isimli Fransız dergisinin yazı işleri müdürüsünüz ve futbol hakkında ‘‘foot mania’‘da içinde olmak üzere bir çok kitaba imza attınız. Siz Dünya Kupası için Güney Afrika’ya gidecekmisiniz?’‘

Fabien Ollier: ‘‘Hayır Dünya Kupası’na katılmıyorum. Çünkü, davet edilmedim. Ancak, bu çok ilginç fenomeni anlayabilmek ve yorum yapabilmek için bazı maçları televizyondan izleyeceğim. Beni esas ilgilendiren, medyanın bize ne verdiğini takip etmek değil. Medya bir ulusun adeta hayallerini, kutlamalarını aktarıyor. Bu görüntülerin dışında taraftarlar, alkolle de bağlantılı, bazen korkunç, bazen aptalığa kadar varan davranışlar sergileyebiliyor. Nelson Mendela’nın küçük torunun başına gelenlere baksanıza. Mendela ailesi için bu kupanın bekledikleri bir bayram olmadığı kesin.’‘

euronews: ‘‘Fakat sporun aynı zamanda birleştirici de bir özelliği var. Örneğin rugby Güney Afrika’da ırkçılıktan sonra barış ve uzlaşının sembolü oldu.’

Fabien Ollier: ‘‘Güney Afrika halkının büyük bir kısmı, Dünya Kupası’ndan hiç bir şey kazanmayacak. Onlar ne ekonomik, ne de sosyal hiç bir yarar sağlamayacak. Ortada adeta bir çeşit şizofrenik durum var. Güney Afrika’da bir tarafta zenginler var, diğer taraftaysa halkın yüzde 40’ı günde 2 avro’nun altında gelirle yaşamak zorunda.’‘

euronews: ‘‘Siz zorunlu toplumsal histeriden bahsediyorsunuz. Taraftarların, takımlarla ilgili tutkulu davranışları, sizce savaş milliyetciliğine mi dönüşüyor ?’‘

Fabien Ollier: ‘‘Ulusal renkli milli takım formalarıyla, vuvuzela üfleyen Güney Afrikalılara bir bakın. Irkçı rejimden acı çekmiş bir halk için acınak bir görüntü. Güney Afrika takımı ve halkı için bu durumun, iyi bir görüntü çizdiğini düşünmüyorum. Ben bunun uzun yıllardır devam eden ve herkesi bir futbol taraftarı olmaya iten bir devlet politikasının sonucu olarak görüyorum. Örneğin Güney Afrika’da talebeler genelde, okul üniforması giyiyor. Ancak Dünya Kupası sırasında, milli takımlarının formasıyla okula gitmelerine izin veriliyor. Bunun futbol yoluyla yönlendirilmiş kötü bir devlet politikası olduğunu düşünüyorum.’‘