Son Dakika

Okunan haber:

'Ermenistan sınırını açmak Türkiye'nin yararına'


DÜNYA

'Ermenistan sınırını açmak Türkiye'nin yararına'

Pierre Lellouche, haziran 2009’dan bu yana Fransa’nın Avrupa İşleri Bakanı. Ortalıkta fazla görünmeyen bir isim. Eski NATO Parlamenterler Asemblesi Başkanı, Fransa’nın Pakistan ve Afganistan eski özel temsilcisi. Şimdilerde komşuluk politikaları, mali kriz ve Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne adaylığına yoğunlaşıyor. Lellouche, Fransa Milli Günü öncesi, ülkesinin uluslararası ve Avrupa Birliği politikalarıyla ilgili Euronews’ün sorularını yanıtladı.

Ioulia Poukhlii, euronews: Ağustos 2008’de yaşanan Rus-Gürcü gerginliğinin 2.yıldönümüne yaklaşıyoruz. Fransa ve cumhurbaşkanı Sarkozy, düşmanlığı çabucak sona erdirmek için aktif rol oynadı. Güney Osetya ve Abhazya’daki durumun kilitlendiği dönemde Fransa’nın bugün taraflarla ilişkileri nasıl?

Lellouche: Kilitlenmiş olmasından müteessiriz. Gürcistan’la pek tabii ki dostuz. Bugün Gürcü topraklarında, Rus olmayan, Gürcü olmayan tek varlık biziz. Fransa’nın girişimiyle gerçekleşen Avrupa gücü bu. Cumhurbaşkanı Saakaşvili yakın zamanda Paris’teydi. Yakında Batum’da, Gürcistan’la Avrupa Birliği arasında işbirliği anlaşmasının görüşmeleri başlıyor. Abhazya ve Osetya’ya bakacak olursak, bunlar Gürcistan’ın toprağı. Dolayısıyla, bu bölgelerin Rusya tarafından tanınan sözde bağımsızlıklarının bizim için bir değeri yoktur. Ayrıca egemen bir ülkenin topraklarında bulunan bölgelerle bağımsızlık tanınması hatadır ve bu hiçkimsenin ama hiçkimsenin çıkarına değildir. Moskova’da bunun idrakine varabilecek kişiler var.

euronews: Minsk Grubu’nun eşbaşkanı olarak Fransa, Yukarı Karabağ sorunundan endişe duyuyor mu? Yıllardır süre gelen meselenin çözülmesinde Rusya ve Amerika’nın katkısı sizi tatmin ediyor mu?

Lellouche: İç politikalar nedeniyle engeller mevcut. Basına verdiğimiz malzemeler, iç politika oyunları…Bir tarafta Türk tarafı, diğer yanda Ermeni tarafı. Cumhurbaşkanı Gül’ün Ermenistan’la futbol diplomasisi girişiminin destekçisi olduk. Bir anlaşma olduğunu gördük. Maalesef daha sonra anlaşmanın hayata geçmediğine şahit olduk. Bu ülkelerin diyalog yoluyla çözüme ulaşabileceğini düşünüyoruz. Aynı şey potansiyeli yüksek, ekonomik öneme sahip Azerbaycan için de geçerli. Ortada mültecilerin olduğunu kabul etmeli ve çözüm bulmalılar.

euronews: Bu bağlamda Türkiye’nin girişimleri kilidi açabilir mi?

Lellouche: Onlara uzun süredir sınırlarını açmalarını tavsiye ediyorum. Biliyorsunuz hava koridoru açık. Ermenistan’la sınırın açılması Türkiye’nin yararına olacaktır. Umarım Türkiye bu adımı atacaktır. Elbette onlar için zor. Hem Azerbaycan’da çok sayıda mülteci, hem de iki ülkenin dini ve etnik anlamda bağları var.

euronews: Rusya’yla Avrupa Birliği arasında yapılan son zirvede vizelerin kaldırılması görüşüldü. Avrupalılar için bu ne önem teşkil ediyor, proje neleri öngörüyor, karşılaşılan veya beklenen güçlükler neler?

Lellouche: Bakın, soğuk savaşın bittiğine inanıyoruz ve Rusya dost bir ülke. Vize kullanımı iki yönlü işliyor. Rusya’ya uygulanan vizenin kaldırılmasına karşı değiliz. Aynı durum Rusya’yı ziyaret eden Avrupalılar için de geçerli.

euronews: Sorun bu değil o zaman?

Lellouche: Görüşmelerde ilerlemeye ihtiyacımız olduğu kanısındayım.

euronews: Yakın zamanda cereyan eden gelişmelere rağmen Rusya ile Amerika’nın yeniden yakınlaşma içine girdiğini görüyoruz. Böyle sürerse Avrupa Birliği yalnızlaşma riski var mı?

Lellouche: Bir zamanlar bana da hocalık yapan değerli üstadım Kissenger’ın sözleriyle karşılık vermek istiyorum: Rusya ve Amerika ne zaman anlaşma Avrupalılar korkar. Rusya ve Amerika ne zaman gerginlik yaşasa Avrupa yine korkar. Rusya ve Avrupa olarak, müşterek stratejik kaygılarımız var. Bunlar terörizm ve kitle imha silahlarının yaygınlaşması. Dolayısıyla birlikte çalışmalıyız. Afganistan’da beraberiz. Geride kalan her ayda Rusya’yla Avrupa ve tabii ki Amerika ve NATO’yla işbirliği aşama kaydediyor. Ama özellikle, Rusya ve Avrupa Birliği geçmiş anlaşmazlıkları bitirip diğer konulara geçmelidir.

euronews: Catherine Ashton öncülüğünde Avrupa Dışişleri Servisi’nin oluşturulduğu Brüksel’den henüz döndünüz. Diğer yanda Paris’te, Fransız hükümetindeki krizden bahsediliyor. Sizce bu ikisi bağlantılı mı?

Lellouche: Bakın, bunun hiçbir ilgisi yok. Öncelikle, krizle ilgili bilgi sahibi değilim. Bunun, Avrupa Birliği diplomatik servisinin kurulmasıyla bir ilgisi yok. Daha işin başındayız. Sonbaharda çalışanlar tamamlanmış olacak.Zaten Avrupa Birliği temsilciliklerinde görevlilerimiz mevcut. Bütün işlemlerin tamamlanması, servisin tam olarak hizmete girmesi ve işlerin rayına oturması tahmin ediyorum 2-3 yılı bulur.

euronews: Lizbon Anlaşması’nın yürürlüğe girmesi ve Yunanistan krizinin ardından Avrupa’daki mevcut durumu nasıl görüyorsunuz? Kriz, Avrupa Birliği’nin dünya sahnesindeki duruşunu etkiler mi?

Lellouche: Krizin dünyanın geneline büyük etkileri oldu. Dengeleri değiştirdi. Beni endişelendiren Avrupa’nın büyüme oranının düşük olması ki o da yüzde 1 olarak gerçekleşti. Bu rakam Çin’den 12 kat daha düşük. Dolayısıyla büyüme ve daha rekabetçi dünyada modelimizi uygulamayla ilgili sorunumuz var. 2 yıl önceki küresel ekonomik kriz dev bir sınav niteliğindeydi. Fakat kriz sırasında 27 üye ülkedeki seçimler, değişen hükümetlerle, Avrupa ailesi birlik halindedir.

'AB'nin geleceği İslam dünyasıyla ilişkilerine bağlı'

DÜNYA

'AB'nin geleceği İslam dünyasıyla ilişkilerine bağlı'