Son Dakika

Okunan haber:

Orta Doğu'nun kronikleşmiş sorunları


İsrail

Orta Doğu'nun kronikleşmiş sorunları

Filistinliler ile İsrailliler arasında Oslo’da başlatılan barış görüşmelerinin üzerinden tam 17 yıl geçti. 1993’te imzalanan Oslo Anlaşması’nın ardından hem Filistin, hem de İsrail tarafında birçok lider değişikliği yaşandı. Fakat sorunlar bir türlü çözülemedi.

Anlaşmazlıkların başında işgal altındaki
topraklarda bulunan Yahudi yerleşimlerinin durumu geliyordu. Filistin tarafı görüşmelerin devamı için yerleşim birimleri inşaatlarının durdurulmasını şart koştu. Fakat dönemin Netanyahu hükümeti bunu kabul etmedi. Sorunun temelinde gelecekte kurulması planlanan Filistin Devleti’nin sınırları yatıyordu.

Filistinliler devletlerinin sınırlarını Batı Şeria’nın 1967’den önceki sınırlarını temel alarak Gazze ve Doğu Kudüs topraklarında kurmayı istiyordu. Aynı zamanda Yahudi yerleşimlerinin işgal edilmiş topraklardan çekilmesi de bir diğer şart olarak öne sürülüyordu. Fakat bu istekten toprak değişimi yapılması şartıyla ödün verildi. İsrail ise ördüğü tecrit duvarıyla Batı Şeria’nın yüzde kırkını işgal etti. 1967’den önce varolan sınırlara geri dönmeyi asla kabul etmedi. Diğer yandan Yahudi yerleşkelerini yasal kılma çalışmalarına da devam etti.

İsrail ile Filistin arasındaki bir diğer önemli sorun Kudüs’ün statü sorunuydu. Özellikle Doğu Kudüs yıllardır süren tartışmaların odak noktasında bulunuyordu.

1967’de İsrail Ürdün’den aldığı Doğu Kudüs topraklarını hiç durmadan genişletmeye ve yahudileştirmeye başladı. Bu tarihten beri Filistinliler ise Doğu Kudüs’ü başkentleri ilan etti. 1967 yılı ise İsrailliler’in bölünmez ve evrensel olarak kabul ettikleri kutsal şehirlerini yeniden birleştirmelerini sağladı.

Hem Müslümanlar, hem Hristiyanlar, hem de Yahudiler için dini bir öneme sahip Kudüs’ün eski şehrini İsrail tarafı kontrol altında tutmak istiyordu. Bugün Doğu Kudüs’te yaklaşık 260 bin Filistinli ve 200 bin İsrailli yaşıyor.

Anlaşmazlıkların ana noktalarından birini de su sorunu teşkil ediyor. Bölgede kuyu kazmalarına izin verilmeyen ve su elde edebilmek için para ödemeleri gereken Filistinlilerse suyun eşit bir şekilde paylaşılmasını istiyor.

Filistinli mültecilerin geri dönüşü de çözülmesi gereken sorunlardan biri. Sayıları bugün 4 milyonu bulan Filistinliler, komşu ülkelerdeki göçmen kamplarında yaşam savaşı veriyor. İsrail, Demografik kaygılar nedeniyle buna yanaşmıyor.

Bugüne kadar yapılan barış görüşmelerinde arpa boyu yol alınamadı. Liderler barış mesajları vermekten öteye gidemedi. Her iki tarafta aşırılık yanlıları çözümün önünde engel olarak duruyor.
Daha da önemlisi gerek Tel Aviv, gerekse Gazze taviz vermeye yanaşmıyor.