Son Dakika

Seçime giren partiler

Okunan haber:

Seçime giren partiler

Metin boyutu Aa Aa

Üçlü Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı Haris Silayciç ile Hırvat üye Jelyko Komşiç ve Sırp üye Neboyşa Radmanoviç, bu seçimlerde de yarışıyor.

‘‘Bosna-Hersek Partisi’ (SBiH) Genel Başkanı Haris Silayciç, ‘‘Her şeyden önce Bosna-Hersek’‘ sloganıyla kampanya yürütüyor. Bosna-Hersek’in istikrarı, NATO ve AB gibi konularla halkın karşısına çıkan Silayciç, seçim propagandasında daha çok sanatta, sporda, bilimde başarılı kişilerin kendisine verdikleri destekleri bilboardlarda kullanıyor. Türkiye’nin destekleriyle bölgede çok iyi bir barış ve istikrar sağlandığını seçim konuşmalarında vurgulayan Silayciç, kendisine bir kez daha şans tanınması halinde kurulan bu diyalogların daha da geliştirileceğini belirtiyor.

Boşnakları temsil eden en büyük parti konumundaki Bosna-Hersek’in merhum Devlet Başkanı Aliya İzzetbegoviç‘in kurduğu Demokrat Hareket Partisi (SDA), ‘‘Halk Biliyor’‘ sloganıyla seçmenden oy istiyor. İzzetbegoviç‘in oğlu Bakir İzzetbegoviç‘i Devlet Başkanlığı Konseyi için aday gösteren SDA, ciddi bir propaganda çalışması yürütüyor.

Bakir İzzetbegoviç, yaptığı açıklamalarda, seçimlerde oy kullananlardan ‘‘akıllı hareket’‘ beklediğini, seçimleri kazanması halinde hem Devlet Başkanlığı Konseyinde, hem de komşu ülkelerle zayıf olan diyaloğu geliştirmeye çalışacağını ifade ediyor.

İzzetbegoviç, Bosna-Hersek’e Türkiye gibi dost ülkelerin yardımıyla bölgede siyasi ve iktisadi konularda da önemli gelişmeler sağlanabileceğini vurgulayarak, ‘‘Bizim önceliğimiz Bosna-Hersek içindeki diyaloğu sağlamaktır’‘ görüşünü dile getiriyor.

Ekonominin durumuna da sıkça değinen İzzetbegoviç, ülkenin söylendiği gibi ‘‘Avrupa’nın en fakir ülkesi’‘ olmadığını ifade ederek, AB üyesi olan Bulgaristan ve Romanya’dan ülkesinin ekonomik olarak durumunun daha iyi olduğunu belirtiyor.
    
‘‘Altın Zambak’‘ ödüllü Hırvat aday yeniden aday

‘‘İnsan İçin Devlet’‘ sloganıyla yarışan Sosyal Demokrat Partisi (SDP), Devlet Başkanlığı Konseyi üyeliğine Konseyin üyesi Jelyko Komşiç‘i bir kez daha aday gösteriyor.
    
Komşiç, Bosna savaşı (1992-1995) sırasında ülkenin bağımsızlığı için verdiği mücadele nedeniyle merhum Devlet Başkanı Aliya İzzetbegoviç‘ten ‘‘Altın Zambak’‘ ödülü almış kimliğiyle de ön planda bulunuyor.
    
Hırvatların yanı sıra Boşnaklar tarafından da sevilen Komşiç‘i, bazı Hırvat politikacılar eleştiriyor. Komşiç‘in Devlet Başkanlığında Hırvatları doğrudan temsil etmediğini öne süren bu politikacılar, ‘‘Bosna-Hersek’teki Hırvatların Devlet Başkanlığında iyi bir temsilcilerinin olmadığını’‘ öne sürüyor.
Sırbistan yetkililerini eleştirmesiyle tanınan Komşiç, seçimleri kazandığı takdirde Belgrad’ın Bosna-Hersek’in politikalarına karışmasını engellemeye çalışacağını ve Hırvatistan ile Bosna-Hersek arasındaki deniz sınırı sorununu çözeceğini belirtiyor.

SDP Başkanı Zlatko Lagumdziya da partilerinin Bosna-Hersek’te yaşayan her üç milleti temsil ettiğini vurgulayarak, ‘‘Bosna-Hersek’te yaşayan Sırp, Boşnak ve Hırvatlar olmak üzere üç milleti kabile olarak görüp de Hırvatlar’a Hırvat, Boşnaklar’a Boşnak ve Sırplar’a Sırp temsilci bulmak zorunlu bir şey değildir. Oy verilecek adamın iradesine bakılmalıdır’‘ şeklinde görüşleri savunuyor.
    
Medya patronu Radonciç‘in ‘‘Umutsuzluğu Yenelim’‘ sloganı

Bosna-Hersek’in günlük gazetesi ‘‘Dnevni Avaz’‘ın sahibi ve ‘‘Bosna-Hersek’in Daha İyi Geleceği İçin İşbirliği Partisi’‘nin (SBB) lideri Fahrudin Radonciç de Devlet Başkanlığı Konseyi üyeliğine aday.

Ülkenin dört bir tarafındaki bilboardları kiralayarak seçim propagandasını yürüten, gazetesiyle de diğer adaylar hakkında sürekli aleyhde haberleri işleyen Radonciç, Bosna-Hersek halkından sadece iki yıl için süre istiyor.

Seçimleri kazanmaları halinde Bosna-Hersek’i Avrupa’nın en büyük inşaat çalışmalarının yapıldığı yer haline getirecekleri vaadinde bulunan Radonciç, ‘‘İki yıl içinde ülke genelinde ekonominin durumu tersine dönmezse, koltuğu bırakacağı’‘ sözünü veriyor.

‘‘Umutsuzluğu yenelim’‘ sloganıyla halkın karşısına çıkan Fahrudin Radonçiç, Boşnaklar arasındaki bölünmenin ülkenin en büyük sorunu olduğuna işaret ederek, ‘‘Ülke ekonomisine önem vermeliyiz. Sırp Cumhuriyeti’nin Başbakanı Milorad Dodik’i Boşnak iktidarının yetersiz çabaları nedeniyle suçlamamalıyız. Dodik ülkenin gelişmesini engelleyemez, önemli olan Boşnakların gayretidir’‘ şeklinde görüşleri sıkça dile getiriyor.
    
Hırvat partilerin seçim çalışmaları

    
Federasyon bölgesindeki Orta Bosna ile Hersek bölgesinde ağırlıklı olarak seçim çalışması yürüten Hırvat partilerin de bölünmüşlüğü dikkati çekiyor. Devlet Başkanlığı Konseyi üyeliği için Hırvatların 7 adayı bulunuyor.

Hırvat Demokrat Birliği’nin (HDZ) adayı Martin Raguj, ülkenin içinde bulunduğu olumsuz duruma dikkati çekerek, Boşnaklar ile Sırplar arasında kalıcı barışa ancak Hırvatların aracılığıyla ulaşılacağını ifade ediyor.

Hırvatları temsil eden HDZ 1990 ve HDZ BiH partileri de SDP üyesi olan Jelyko Komşiç‘in Devlet Başkanlığında Hırvatların temsilciliğini yapmadığını öne sürüyor.

HDZ 1990 lideri Bojo Lyubiç, ülkenin asıl probleminin karışık siyasi yapısı olduğunu söyleyerek, ‘‘Eski Yugoslavya zayıf ekonomisinden dolayı parçalanmadı. Asıl sebep karışık anayasal yapısıydı. Bosna-Hersek’in de bu karışık yapıdan kurtulması gerekiyor’‘ görüşünü dile getiriyor.
    
Sırp adaylar ‘‘milliyetçi’‘ söylemlerle halktan oy istiyor
    
Ülke topraklarının yüzde 49’una sahip Bosna Sırp Cumhuriyeti’nde de yoğun bir seçim propagandası yürütülüyor.

Kril alfabesinin kullanıldığı bu bölgede, Sırp adayların propaganda için sıkça bilboardları kullandıkları dikkati çekiyor. Sırp Cumhuriyeti Başbakanı Milorad Dodik, bu göreve yeniden aday oldu. Dodik’in genel başkanlığını yaptığı Bağımsız Sosyal Demokratlar Partisi, Devlet Başkanlığı Konseyine ise halen Konseyin üyesi olan Neboyşa Radmanoviç‘i gösterdi.

Sırpları temsil eden diğer iki partinin de Devlet Başkanlığı Konseyine adayları bulunuyor, ancak bunların seçilme şanslarının az olduğu belirtiliyor. Dodik ve diğer Sırp adaylar, özellikle ‘‘Bosna-Hersek’ten ‘barışçıl’ bir şekilde ayrılma söylemlerini’‘ sıkça dile getiriyor. Bazı Sırp adayların Türkiye’nin bölgede ‘‘üniter bir devlet’‘ kurmak istediği şeklinde iddialarda bulundukları da dikkati çekiyor.

aa