Son Dakika

Son Dakika

Robert Redford: ''İşadamı değil sanatçıyım''

Okunan haber:

Robert Redford: ''İşadamı değil sanatçıyım''

Metin boyutu Aa Aa

Robert Redford, genç bir ressam olarak başladığı kariyeri boyunca çok zor günler geçirdi.

Yılmadan mücadele etti ve 18 yaşında geldiği Fransa’da, film sektörüne girmek için iskele altında bile uyudu.

1980 yılında Amerika’nın bağımsız sinemasının en saygın ve büyük festivali olan Sundance Film Festivali’ni kurdu.

Geçtiğimiz yıl Amerika’da kendi kurduğu festivalle aynı adı taşıyan Sundance TV’yi yayına soktu.

Fransa’nın Cannes kentinde yapılan MIPCOM görsel medya fuarına katılan Robert Redford, burada kanalın tanıtımını yaptı.

Uydu üzerinden yayın yapan Sundance TV’nin Amerika’da halen 44 milyon abonesi bulunuyor.

Belgesel ve bağımsız filmlerin yanısıra çevre konularına da yer veren kanalın açılışı, geçtiğimiz yıl Fransa’da yapılmıştı.

Euronews’e konuşan 74 yaşındaki Oscar Ödüllü yönetmen, Fransa’nın kendisinde neden özel bir yeri olduğunu anlattı.

Eeuronews:
‘‘Sundance kanalının uluslararası versiyonunun açılışı için neden Fransa’yı seçtiniz?’‘

Robert Redford:
‘‘Bunun kişisel bir yönü var. Kariyerime burada başladım. Çünkü çocukken resim çiziyordum. Bu da beni inanılmaz mutlu ediyordu. Önemli değildi, belki hiç bir zaman ciddiye de almadım ama her halükarda benim kendimi mutlu ve rahat hisstememi sağlıyordu. Zorlu bir çocukluk dönemi geçirdim, sorunlar yarattım ve bundan dolayı okuldan atıldım. Aslında başka bir yere gitmek istediğimden dolayı benim için sorun olmadı. Tarih ve toplum bilincinin daha fazla olduğu bir yere gitmek istiyordum. Bu da Fransa ve Paris oldu.’‘

Eeuronews:
‘‘Sektöre birşeyler verebilme adına Sundance Festivali’ne 1980’lerde başladınız. Bu aynı zamanda sizin için çok da iyi oldu. Peki Televizyon kanalı kurmanızın sebebi ne idi?’‘

Robert Redford:
‘‘Televizyon kanalı mı? Televizyon kanalı, benim Sundance laboratuarı olarak adlandırdığım diğer iki adımla birlikte ortaya çıktı. 1980’de yaptığım filmde oldukça başarılı olduğum için şanslıydım. Ama hayata dair bir yol ayrımındaydım. Ya daha önceden yaptığım gibi sadece film yapımına devam edecektim ya da bu işe ara verip sektöre de faydalı olma adına bir katkıda bulunacaktım. Bu benim için de iyi olurdu. Yapım gereği özgürlükçü bir halim var. Bunu denemeliydim ve yeni bir şeyler yaratmalıydım.
Bu belki de sektöre yeni bir değer katacaktı. Konsept, yeni sanatçılara büyümeleri ve gelişmeleri için yeni imkanlar sağlamaktı. Yeni sanatçılar için izleyici kitlesi oluşturulmalıydı. Eğer bunu yaparsanız yeni bir kategori yaratmış oluyorsunuz. Bu da sadece ticaret olur. Yani duruma genel olarak bakılmalı.’‘

Euronews:
‘‘Sizin tecrübeleriniz genç yapımcılara nasıl ilham kaynağı olabilir?’‘

Robert Redfor:
‘‘Sanırım benim tecrübem özgür düşünce yoluyla olur. Hayatım boyunca devamlı özgür oldum ve bu işin yolu da sadece bu. Aynı zamanda hep bağımsız kalmayı istedim. Ama bu bağımsızlık dünyanın dışında yaşıyormuş gibi olmamalı. Çünkü sonuçta ticaretin içindesiniz ve ne olursa olsun eğlendirmek için bir şeyler yapmalısınız. Bu, işin temel kısmı. Eğlendirmelisiniz. Ama farklı bir şekilde eğlendirebilir misiniz? İnsanların daha önceden görmedikleri şeylerle yeni bir ilham ve yaklaşım getirerek yeterince eğlendirebilir misiniz? Bu durumda kendi işimi ve hayatımı örnek vermek isterim. Sundance’ı ortaya çıkardım. Bunun dışında ne gibi bir örnek verebilirim bilmiyorum. Özgürlüğün herkes için olmadığını görüyoruz. Dev şirketler tarafından kontrol edilen dünyada bu rolü oynamak çok zor. Şirketlerin yaptıkları yatırımı geri alma adına formülleri var. Bazan tecrübe ve özgürlük olumsuz yönde de olabilir. Riskli de görünüyor. Hatta bundan dolayı savaş vermek zorunda bile kalabilirsiniz.’‘

Euronews:
‘‘Hala genç film yapımcılarına aktif olarak öncülük ediyor musunuz?’‘

Robret Redfor:
‘‘Evet. Bu laboratuarlarda başlamamızdaki esas mesele gelişimdi. Gelişim hala devam ediyor ve daha fazla film yapımcıları laboratuarlarımıza geliyor. Quentin Tarantino, Darren Aronofsky, Wes Anderson, PT Anderson bugün burada olan aktörlerden bazıları. Elizabeth Moss, Jon Hamm. Bunların hepsi bizim laborauarlarımızdan geçmiş insanlar. Ya aktör ya yapımcı ya da yazar olarak bir noktaya geldiler. Bizim sürecimizden geçmiş ve faydalanmış bu insanların sektörde geldikleri yeri görmek bana büyük keyif veriyor. Onlar da aynı zamanda oldukça özgürler.’‘

Euronew:
‘‘Kendinizi sanatçı mı yoksa işadamı olarak mı görüyorsunuz?’‘

Robert Redford:
‘‘Hayır işadamı değilim. Bu aynı marka kelimesi gibi. Birileri bana sen harika bir markasın dese bu beni asabileştirir, rahatsız eder. Çünkü benim için marka kelimesi öküzün üzerine mühür basmak gibi birşey. Ben o söze cevap vermem. Bu konuyu hiç düşünmedim. Bu durumu anlıyorum ama marka kelimesini duymak bana tuhaf geliyor. Ticaret benim için kendimi rahat hissettiğim bir şey olmadı. Ben kendimi daha çok sanatçı olarak görüyorum. Sanatçı olarak da devam edeceğim ve iş dünyasındaki güvendiğim insanlarla irtibatta olmaya devam edeceğim.’‘