Son Dakika

Okunan haber:

Sachs: Gelişmiş ülkeler iş yapmaktan çok konuşuyor


DÜNYA

Sachs: Gelişmiş ülkeler iş yapmaktan çok konuşuyor

New York’taki Birleşimiş Milletler Binyıl Kalkınma Hedefleri zirvesi sırasında öğrenciler fakirlik karşıtı gösteriler düzenledi.

Kalabalık özellikle Amerikalı ekonomist Jeffrey Sachs’i dinlemek için toplanmıştı. New York Üniversitesi’nde dersler veren Sachs aralarında “Yoksulluğun Sonu“nun da dahil olduğu çok sayıda makale ve kitabı bulunuyor.

Time dergisi tarafından dünyanın en etkin yüz ismi arasında gösterilen Sachs aynı zamanda Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kalkınma Hedefleri konusunda danışmanlığını da yürütüyor.

euronews’e konuşan Sachs gelişmiş ülkelerin politikalarını eleştiriyor ve bunun gelecekteki faturasının çok daha yüksek olacağının altını çiziyor:

Valérie Gauriat, euronews:
İlk olarak Binyıl Kalkınma Hedefleri’nin gerçekçi olup olmadığını sormak istiyorum. Siz vaatlerden ve sözlerden öteye gidilebileceğine inanıyor musunuz?

Sachs:
Kalkınma hedefleri en azından teknik anlamda ulaşılabilir. Ama bunlara reel anlamda da ulaşmak için hızlanmamız gerekiyor. Şu ana kadar zengin ülkeler iş yapmaktan çok konuştular.

euronews:
Somut olarak; kalkınma hedefleri için ne kadar paraya ihtiyaç var, G8’lerin milli gelirlerine oranı nedir bunun? Çok yüksek midir?

Sachs:
Üç ana sağlık hedefi olan anneleri, çocukları korumak ve salgınlarla mücadele için gelişmiş ülkelerden her yıl 40 milyar Dolar aktarılması gerekiyor. Ama bu ülkelerin yıllık toplam üretimi 40 trilyon Dolar. Yani bu rakam klinik inşaası; sağlık personeli istihdamı gibi doğru işlerde harcanırsa toplam gelirimizin yüzde birinin onda birine denk geliyor.

euronews:
Kalkınma hedefleri için gerekli paranın askeri harcamalara ya da Amerika ve Avrupa’nın terörle mücadele için ayırdığı bütçeye oranı nedir?

Sachs:
Amerika Birleşik Devletleri’nde milli gelirimizin yüzde 5’ini askeri alanlara harcıyoruz ve yüzde birin onda ikisini barışçıl gelişmelere ayırıyoruz. Yani askeri harcamalarımız barışçıl kalkınmaya yaptığımız harcamanın 25 katı. Sonra dönüp bize “ama onun için paramız yok, bütçeden fon ayırabilir miyiz bilmiyorum, bütçemiz çok kısıtlı diyorlar.”

Peki o zaman Pentagon’a bakmaya ne dersiniz. Ya da ülkeyi daha tehlikeli hale getirmektan başka bir şey başaramadığımız Afganistan’da harcanan yüzlerce milyar Dolar’a bakmaya.

Avrupa askeri yaklaşımların işe yaramadığını anladı. Avrupa bütün bu zorlukların neredeyse merkezi olan Afrika’nın yanı başında. Ve Avrupa eğer yatırım yapmazsa yoğun göç alacaktır, bir sürü sorun yaşayacak ve bunu herkes biliyor.

Sonuçta Avrupa bu hedeflerin önemini daha iyi anlıyor fakat uygulamada başarısızlar. Ne yazık ki Almanya, Fransa ve İtalya muhtemelen 2010 için verdiği sözleri yerine getiremeyecekler.

euronews:
Peki finansal krizin bu kalkınmaya maliyeti ne oldu. Bu gerçekten geçerli bir neden mi yoksa ülkelerin harekete geçmemesi için iyi bir bahane mi?

Sachs:
Ekonomik çöküş yaşanmadan önce de 8 hedefi yerine getiremiyorduk ki. Yani mesela Almanya maliye bakanlığına gidiyordum ve en üst düzey bürokratlarla konuşuyordum. Bana “sayın Sachs, bunları yapacağımıza gerçekten inanıyor musunuz? Mümkün değil” diyorlardı bende “ama başbakanınız öyle söylüyor” diyordum. “Yapma inanma bunlara.” diyorlardı ve haklıydılar. Şok olmuştum.

Finansal kriz geldiğinde de hala kaynak bulmanın yolları olduğunu söylüyordum. Gerçekten bu bankaları kurtarmalı ve bu bankacıların on milyarlarca Dolar ikramiyeyle yürüyüp gitmelerini seyretmeli miydik? Söylemek istediğim eğer istersek para bulmak hiç de sorun değil.

euronews:
Piyasa düzenlemelerine, bütçe kesintilerine baktığımızda gelişmiş ülkelerin kendi krizleriyle başedebildiğini düşünüyor musunuz? Düzelme için doğru adımları atıyorlar mı?

Sachs:
Şimdi yatırım yapma zamanı. Geçmişteki tüketim balonuna tekrar dönememeliyiz. Açıkçası bunu istemiyoruz da. Ama bu kaynakları yatırımlar için kullanmalıyız. Peki ne tür yatırımlar? Sürdürülebilirlik için yapılan yatırımlar olabilir; çevre gibi mesela… Daha düşük karbon ekonomilerine, temiz ulaşıma yönelmeye, fosil yakıtlarının tüketimini azaltmaya…Bunlar yatırım yapmamız gereken alanlar. Ya da kullanılmayan kaynaklarımızı Afrika’da elektrik santrali, yollar, su artıma tesisleri yapımı için uygun koşullarda uzun vadeli kredi olarak verebiliriz.

Diğer bir ifadeyle eğer uzun vadeli finansmanı sağlayabilirsek fabrikalarımız Afrika’nın altyapısı için çalışabilir ve bu ülkelerin kalkınması sağlanabilir.

euronews:
Peki bu binyıl kalkınma hedefleri zengin ülkelere ne kazandıracak ve ne kaybettirecek?

Sachs:
En büyük kazancı vicdanlarımızda yaşayacağız. Çünkü dünyanın en fakir insanlarına sırtımızı dönmemiz ve onları ölüme terketmemiz kendi ruhlarımızı çürütür. Bu aynı zamanda tehlikeli de çünkü hafızalardan asla silinmez. Bu yine tehlikeli çünkü insanları orada pandemik salgınlara terkediyosunuz.

İnsanları Somali’de, Afganistan’da, Yemen’de yıkılan toplumlarının altında bırakmak.. bu çok saçma…Hiç bir şeyi çözemeyen bir savaşın ortasında buluyoruz kendimizi. Ve bu sorunları en başında çözmek için harcayacağımız paranın yüz katına mal oluyor bize.

Son olarak, tabii ki yeteri kadar akıllı olursak sonuçta buralar yeni pazarlar ve ticaret demek. Zenginliğin geleceği demek. İnsanlar bunu anlamakta zorlanıyor fakat Çin, Afrika’nın her yerinde yatırım yapıyor, bağışta bulunuyor. Avrupa ve Amerika’nın yapmasını beklediğimiz şeyleri yapıyor.

euronews:
Zengin ülkelerin artık zengin olmayacakları ve tahtlarının Çin gibi yükselen ülkeler tarafından ele geçirileceği bir zaman öngörüyor musunuz?

Sachs:
Bizi alaşağı edecek olan Çin değil kendi ileri görüşsüzlüğümüz olacak. Şu anda zenginiz ama bunu kötü kullanıyoruz. Kendimizi tüketim çılgınlığına kaptırmış gidiyoruz. Hala dev bütçe açıklarımız var çünkü politikacılar halka “vergilerinizi indireceğiz” diyor ve bu vaatlerini sürdürüyor. Peki devlet harcamalarını nerden yapacak. Şu an yüksek bir refah seviyesine ulaşmış durumdayız ve bunu yavaş yavaş kaybedeceğiz.