Son Dakika

Okunan haber:

Tatev Manastırı hayata dönüyor


focus

Tatev Manastırı hayata dönüyor

Ermenistan’ın güneyinde bulunan Tatev Manastır Kompleksi, Orta Çağ boyunca ülkenin en önemli ruhani merkezlerinden biri olmuş. Bir zamanlar 500 keşişe ev sahipliği yapan komplekste, aynı zamanda 14. yüzyılda yapılmış olan; edebi, dini ve bilimsel alanlarda önemli bir yere sahip bir üniversite de varmış. En şaşalı günlerinde filozofların, teologların, müzisyen ve sanatçıların en önemli durağı olmuş Tatev Üniversitesi.

Haşmetli olduğu kadar etkileyici duvarlarla da çevrili olan komplekste üç kilise ve değişik anıtlar bulunuyor. Şimdilerde, hem özel sektör hem de kamu tarafından sağlanan fonlarla yürütülen Tatev Canlandırma Projesi, manastırı restore ederek, eski ruhani ve akademik mirasını canlandırmayı hedefliyor.

Restore edilmesi planlanan anıtlar arasında en çarpıcı olanı, sallanan sütun. Ortaçağ mühendisliğinin nadide eserlerinden biri olan bu sütun, MS 904’de dikilmiş. Sekiz yüzeyli bu yapı, sabit eksen üzerinde dönen temel tekniğiyle inşa edilmiş. Böylelikle depremleri ya da saldırıya geçen düşman atlılarının çıkardığı sarsıntıları algılıyormuş.

Ve sütun 1931’de aşırı derecede sallanmış… Deprem, manastırı yerle bir etmiş…

Sovyet zamanında inşa edilen ve tekrar restore edilecek bölümler arasında, çan kulesinin temeliyle, St. Paul ve St. Peter’in kubbeleri de bulunuyor. Bunlar Tatev Manastırı’nın ana katedralini oluşturuyor.

Gaianè Casmati bu tarihi hazineyi hayata döndürecek olan restorasyon uzmanlarından biri. Bu manastır konusunda çok bilgili. Milan’daki Ermeni Araştırmaları Merkezi’nde çalışıyor. Hayatı İtalya ve Ermenistan arasında geçiyor.

“Burada yapılanlarla ilgili süreci bize anlatabilir misiniz?”

“Bu manastırın geçmişi oldukça sorunlu. İlk yapıldığı andan günümüze dek defalarca, ya depremler ya da düşman saldırıları sonucu tahrip olmuş. 1920’den itibaren de resmen terkedilmiş. Şimdi kilise, manastırı eski günlerine, yani Ermenistan’daki aydınlanmanın sembolü olduğu günlerine döndürmek istiyor.”

“Restorasyonun ilk aşamasında, bu, 80’lerdeki özensiz restorasyonlar sonucu ortaya çıkmış çimento sızıntılarıyla ilgileneceğiz. Bu kalitesiz ve sıvı çimentoyla, kabartmaların ve yazıların bile üzeri örtülmüş. Aynı düşük kaliteli çimentonun kullanılması sonucu, duvarlarda tuzdan kabuklar meydana gelmiş. Ana yapıya zarar veren bu kabukları da temizleyeceğiz.”

St. Paul ve St. Peter kilisilerinin iç restorasyonunaysa ayrı bir önem verilecek. 930’da bunların içi fresklerle süslenmiş…

…1931’deki deprem öncesinde çekilen bu fotoğrafta freskler görülüyor. Hz. İsa yanında havarileri ve diğer azizler olduğu halde bir tahtta oturur halde resmedilmiş. Ama şimdi hiç birinden eser yok.

Sovyet döneminde kilisenin zemini bu kalın mermerlerle kaplanmış. Mekanın ruhuna uygun olmayan bu müdahale, daha uygun taşlar kullanılarak değiştirilecek.

Tatev Canlandırma Projesi, sadece manastırın tekrar hayata döndürülmesini hedeflemiyor. Aynı zamanda bölgedeki turizm alt yapısını da geliştirecek. Özellikle manastıra çekilecek teleferik hattıyla köylerin de bu canlanmadan pay alması umuluyor.

Projenin mimarları manastırın öğrenciler, sanatçılar, akademisyenler ve hatta Hristiyan hacılar için cazibe merkezi olmasını istiyor. Bu gözlerden uzak ve fakir bölgenin canlanıp canlanmayacağınıysa, sadece zaman gösterecek.