Son Dakika

Okunan haber:

G-20'ye döviz kuru savaşları ve dengeli rekabet damgasını vurdu


Çin

G-20'ye döviz kuru savaşları ve dengeli rekabet damgasını vurdu

Seul’de iki gün süren G-20 zirvesinin ardından liderler ülkelerine dönüyor.

Dünya ekonomisine yön veren ülkeler, arkada bıraktıkları ve şimdiye kadar yayınlanmış en uzun bildiride, özellikle döviz kuru savaşlarına dikkat çekiyor.

Sonuç bildirgesinde liderler, para birimlerinde ‘‘rekabet devalüasyonu’‘ndan
kaçınılması gerektiğini ifade ederken, ‘‘küresel gerilimler ve kırılganlıkların’‘ üstesinden gelme konusunda fikir birliğini varıldığını belirtiyor.

Zirve sonrası bir basın toplantısı düzenleyen ABD Başkanı Barack Obama, küresel düzeyde ticaret açığı alanında görülen dengesizliklerle mücadele için ortak kararlar alınıdığını belirtti:

“Büyük gelişmiş ekonomiler rezerv kurlarında istikrarı sağlamak için çalışmalı, gelişmekte olan ekonomiler ise pazar odaklı kurlara izin vermeli. Bu Çin Cumhurbaşkanı Hu Jintao ile gündeme getirdiğimiz bir konu oldu ve biz de Çin’in kur politikasının yankılarını yakından izleyeceğiz. Ekonomik dengesizliği devam ettirecek, ülkeler arası aşırı dengesizliğe yol açacak hareketlerden kaçınmalıyız.”

Bildiride aynı zamanda gelişmekte olan ülkelere dikkat çekilirken, refahın arttırılması ve sürdürülebilir olması için bir eylem planı üzerinde de anlaşıldığı belirtiliyor.

Yoksulluğa Karşı Uluslararası Çağrı Hareketi’nden Anselmo Lee, “Bu G-20 zirvesinden çıkan sonuçtan memnunuz. Çünkü liderler ciddi bir şekilde yoksulluk ve kalkınma konularında tartıştı. Fakat istikametleri hakkında endişelerimiz devam ediyor çünkü ortada birçok söz var buna karşın somut bir plan yok.” şeklinde konuştu.

euronews muhabiri Seamus Kearney:

“Liderden buradan ayrıldı ve geride kalan son haberciler sonuç bildirgesini anlaşılır bir hale getirmeye çalışıyor. Genelde G-20 zirveleri sonrası liderler fikirlere pozitif bir ivme kazandırırken eylem gurupları verilen sözlerin mükemmel olduğunu fakat bunların tutulmasını ve plana sadık bir şekilde davranmalarını isterler. Tabii ki eleştirmenlerse bunlardan çok farklı yorumlar yaparlar.”