Son Dakika

Okunan haber:

Vasconcelos: AB Tunus'ta statükoyu destekledi


Tunus

Vasconcelos: AB Tunus'ta statükoyu destekledi

Tunus’taki halk ayaklanması sadece ülkenin rejimini değil, aynı zamanda uluslarararası diplomasiyi de sarstı. Özellikle de, neredeyse 20 yıldan fazla bir süredir devrik Devlet Başkanı Bin Ali’yi stratejik bir ortak, ayrıcalıklı ticaret ortağı ve hatta özel bir dost olarak gören Avrupa Birliği’nin (AB) politikalarını.

Paris’teki AB Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü’nden Profesör Álvaro de Vasconcelos’le birlikteyiz.

Sayın de Vasconcelos, Tunus’taki bu olaylar, bir şekilde, Avrupa Birliği’nin ‘Komşuluk Politikası’nın insan hakları ihlalleri karşısında biraz fazla hoşgörülü olduğunu ortaya koymadı mı?

Buna cevabım evet olurdu…Daha da fazlası var. AB sadece hoşgörülü olmakla kalmadı, aynı zamanda daha fazla demokrasinin bu ülkelerde islamcı partileri iktidara getirmesinden endişe ettiği için bu otoriter rejimleri destekledi de. Özetle AB statükoyu destekledi. Değişime karşı, istikrar olarak tanımladığı şeyden yana tavır aldı. Tunus’ta yaşananlar bu politikanın, daha önce bazı uzmanların da dile getirdiği gibi, yanlış uygulandığını gösteriyor. Bununla birlikte yaşananlar, gidişatın radikal İslam’a gitmeksizin de otoriter rejimlere alternatifler çıkarabileceğini gösteriyor. Demokratik siyasi güçler, sivil toplum ve Tunus örneğinde de olduğu gibi, sendikalar ve muhalefet partileri söz konusu. İslamcı güçlere yakın olanlar var ama tabi ki ılımlı ve demokratik İslamcı hareketler de var.

Bir çok Avrupa ülkesi devrik başkanın banka hesaplarını dondurma kararı aldı. Fransa, göstericilere karşı kullanılacak polis malzemelerinin ülkeye yollanmasını durdurdu. Bu tür yaptırımlar rejimin yıkılmasından önce uygulanamaz mıydı?

Kesinlikle öncesinden de bazı önlemler alınabilirdi. Çünkü AB, üçüncü ülkelerle işbirliğine giderken o ülkelerdeki ‘siyasi koşulları’ önemli bir veri olarak gözönünde bulunduruyor. Akdeniz Politikası ya da Komşuluk Politikası ya da güneydeki komşularıyla girdiği her türlü ikili ilişkide, insan hakları,demokrasi gibi siyasi koşulların gözetilmesi söz konusuydu. Bu boyut daha tutarlı ve istikrarlı bir şekilde hayata geçirilmeliydi.

Tunus’ta yaşananlar Avrupa Birliği’nin Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkeleriyle olan ilişkilerini nasıl etkileyebilir ya da etkilemeli mi?

Ekonomik gelişmenin demokrasiye değil ama istikrara zemin hazırlayacağı fikrine dayalı modeli terketmemiz lazım. AB’nin desteğini siyasi reform ve insan hakları alanlarındaki gelişmelere bağlı kılarak, ekonomik reformlara, ekonomik kalkınmaya ve siyasi açılımlara eşit derecede önem verme konusunda bir tavır takınmalıyız. Ve bu arada AB, hemen Tunus’taki demokratik dönüşüm konusundaki desteğini ilan etmeli. Tabi ki bunu ekonomik ve mali yönlerini de göz önünde bulundurarak yapmalı.

Professor Álvaro de Vasconcelos, Brüksel’in ay sonuna doğru Bin Ali’nin malvarlığını dondurmaya hazırlandığı bir dönemde fikirlerinizi bizimle paylaştığınız için teşekkürler.