Son Dakika

Mübarek koltuğunu bırakır mı?

Okunan haber:

Mübarek koltuğunu bırakır mı?

Metin boyutu Aa Aa

Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek’in koltuğu 30 yıllık yönetimi boyunca hiç bu kadar sallanmamıştı.

Mısır’da artık ne olağanüstü hal kanunu ne de ‘‘Reis’‘ halkın rejimden korkmasına yetiyor.

Ülkede son günlerde yaşanan gelişmeler kendisinden nefret edilmesine neden oldu.

82 yaşındaki politikacı, Arap dünyasının en büyük nüfusuna sahip ülkesini 1981’den beri sıkı bir rejimle yönetiyor. Demokrasi vaadederek göreve gelen lider, başkanlığa gelir gelmez çark etti.

Ülkede Batılı anlamda ideal bir demokrasi asla var olamadı. 2005’teki çok partili seçimlerse göstermelik kaldı.

Mübarek, Enver Sedat’ın 1981’de bir süikaste kurban gitmesi sonucu başkanlık görevine getirildi.

2010’un Kasım ayındaki genel seçimler başkan için işlerin yolunda gittiğinin bir kanıtıydı.

Reis’in Ulusal Demokrasi Partisi, seçimleri zorlanmadan kazandı.

Fakat Mübarek’in sağlığındaki bozulma, yerine oğlu Cemal Mübarek’in geçeceği söylentilerinin yayılmasına neden oldu.

47 yaşındaki Cemal, babasının partisinde önemli bir görevde bulunuyor. Bununla birlikte ordunun desteklemediği politikacıdan halk nefret ediyor. Amerika Bankası’nda görev almış olan politikacı, Mısır’da 2004’ten itibaren görülmeye başlanan liberal akımın da fikir babası olarak kabul ediliyor.

Mübarek’in Mısır’ında muhalefete çok az yer veriliyor. Devlet başkanına karşı kuvvetlenebilecek kişilerin halk desteğini arkalarına almaları engelleniyor.

Son günlerde ülkeyi saran halk ayaklanmalarının kaynağında muhalefetteki dinsel siyasi örgüt Müslüman Kardeşler bu yüzden bulunmuyor.

Öte andan örgüt temsilcisi rejime uyarılarda bulunmaktan çekinmiyor:
‘‘Bize kapılarını kapatmamalarını, seçimlerde yolsuzluk yapmamalarını, sendikalara söz hakkı vermelerini, öğrencilere öğrenci sendikalarına katılma hakkı vermelerini onlara daha önceden söylemiştik. Tüm bunlar birikti, birikti ve bir patlamayla karşı karşıya kalmamıza sebep oldu.’‘

1978’te İsrail ile Mısır arasında imzalanan Camp David sözleşmesi ile Kahire Orta Doğu’da Amerika’nın stratejik partneri oldu. Mısır’ın İsrail’i tanıyan ilk Arap ülkesi olması, Beyaz Saray’ın bölgenin istikrarı adına rejimi korunmasını sağladı.