Son Dakika

Timoşenko: "Ukrayna'yı asla terketmeyeceğim"

Okunan haber:

Timoşenko: "Ukrayna'yı asla terketmeyeceğim"

Metin boyutu Aa Aa

Ukrayna Anavatan Birliği Partisi ve ana muhalefet lideri Yulia Timoşenko Brüksel’deki Avrupa Halk Partisi Kongresi’ne katılmak için Ukrayna başsavcılığından izin istemek zorunda kaldı.

Eski başbakan, görevi süresince mali usülsüzlükler nedeniyle soruşturma altında bulunuyor. Timoşenko, Euronews ile yaptığı söyleşide başkanlık seçimlerinden bir yıl sonra ülkede pek çok değişiklik olduğunu kaydetti.

euronews:

Başbakanlık görevinizden sonra size karşı birçok suçlamada bulunuldu. Adaletsiz suçlamalar mıydı bunlar? Bu ithamları reddediyor musunuz?

Yulia Tymoshenko:

Kesinlikle evet. Bunlar Ukrayna’da yeni başlayan geniş çaplı siyasi baskılar. Hükumet karşıtı siyasi muhalifler ya yargılanıyorlar ya da tutuklanıyorlar. Bunun için ben de devlet başkanımıza, hükumete ve tüm güvenlik güçlerine teşekkür etmek istiyorum

zira bir yıldır başbakanlık görevimi gözden geçirdiler, araştırdılar ve tüm çabalarına rağmen hiçbir yanlış bulamadılar. Bu durum da beni temize çıkarmış oldu.

euronews:

Fakat soruşturmalardan biri devam ediyor. Söylediğiniz gibi soruşturmadaki yetkililer ve yargı tam bağımsız değilken belki de burada kalmak ve sığınma talebinde bulunmak daha iyi bir yol mu olurdu? Çünkü sonrasında hapse girme olasılığınız var.

Yulia Tymoshenko:

Ukrayna’yı böyle zor bir dönemde asla terketmeyeceğim. Ve üstelik bana oy veren 11 milyon Ukraynalıyı asla yalnız bırakmayacağım.

Hukukun üstünlüğü,demokrasi, özgürlük, insan haklarını ve Ukrayna’yı korumak adına evimde kalacağım. Bana oy veren vatandaşların umutlarını yitirmelerini istemem. Ayrıca iktidar her ne kadar beni hapse koymak için elinden geleni yapsa da, tutuklansam da, serbest de kalsam, her iki durumda da ülkemden ayrılmayacağım.

euronews:

Peki ülkede durumun ciddiyeti nedir? Çünkü daha kötüye gittiğini belirttiniz?

Yulia Tymoshenko:

Evet bugün gerek yurtta gerekse dünyadaki birçok insan Ukrayna’nın son bir yıldır, demokrasi, özgürlük ve Avrupa’ya doğru yol alan trende aksi yönde ilerlediğini düşünüyor.

Bu çok vahim bir durum. Bugün insanlar özgürlüğün yokluğunu hissediyor ve bundan korkuyorlar.

Yozlaşma, adeta devletimizin temellerini kemiriyor.

Mevcut durum vahim ama biliyorum ki bu zor günler geride kalacak.

Bugün medyayı, sermayenin büyük bir kısmını ve istisnasız tüm yetkileri elinde tutan yapı oligarşik bir yapıdır. Şu anda Ukrayna’da yasama, yürütme ve yargı, yani kuvvetler ayrımı ortadan kalkmış durumda. Hepsi bir kişi ve çevresindekilerin elinde. Ukrayna’daki demokrasinin temel değerleri çökmüş durumda.

euronews:

Ukrayna’da gerçekleşen temel demokrasi değerlerinden biri de ifade özgürlüğüydü. Şimdi bu durum tehlikede mi?

Yulia Tymoshenko:

Bence bu konuyu muhalefetten ziyade, geçen yıl Ukrayna’yı ifade özgürlüğü bağlamında alt sıralara çeken uluslararası sınır tanımayan gazeteciler örgütünden dinlemek lazım. Ukrayna’da bir yıldır birçok medya kuruluşundan binlerce gazeteci sansüre karşı ayaklanmış durumda.

Sivil toplum, gazeteciler ve muhalefet bu duruma karşı savaşıyoruz. 1 yıldır Ukrayna’da maalesef hüküm süren baskıcı yönetime karşı mücadele veriyoruz.

euronews:

Bugün gazeteci Gongadze cinayeti Ukrayna’nın gündemine yeniden oturdu. Hatta eski Cumhurbaşkanı Koutchma da sorgulandı. Bu durum yetkililerce ifade özgürlüğünü korumaya yönelikse bu, söylediklerinizle çelişmiyor mu?

Yulia Tymoshenko:

Ne yazık ki bu bir yanılsama. Bugün ekonomi ve sosyal alan tamamen çökmüş durumda ve insanlar özgürlükten yoksunken hükumet insanların dikkatini başka yönlere çekmeye karar verdi. Ukrayna eski cumhurbaşkanına karşı başlatılan bu meselenin adil bir şekilde sonuçlanacağına inanmıyorum.

Ben bunun sadece bir hedef saptırma taktiği olduğuna inanıyorum.

euronews:

Ukrayna’nın bir yıldır Avrupa istikametinin aksi yönünde ilerleyen bir trende olduğunu ifade ettiniz. Bu, trenin Rusya istikametinde yol aldığı şeklinde yorumlanabilir mi?

Yulia Tymoshenko:

Hayır. Özgürlükten yoksun; eşitsizlik, anti demokrasi ve yozlaşma yönünde ilerleyen bir tren bu. Yani bu durumun Rusya’yla hiçbir bir ilgisi yok.

euronews:

Sizce bugünkü hükumetle Rusya arasındaki ilişkiler güçlenecek mi?

Yulia Tymoshenko:

Bu ilişkinin karşılıklı bir ortaklık ilişkisi olmasını arzu ediyorum. Yani ağabey- küçük kardeş ilişkisi gibi ya da hiyerarşik bir düzende büyük ve güçlü bir ülkeyle bitişikteki madum komşusu imajı vermesini istemem. Ben iyi komşuluk ilişkileri, ortaklık, karşılıklı avantaj ve memnuniyeti üzerine kurulu, eşit şartlarda bir ilişki görmek istiyorum.

euronews:

Bir yıl kadar önce Ukraynalı seçmenlerin neredeyse yarısı, size oy verdi. Hala onların görüşlerinin arkasında mısınız?

Yulia Tymoshenko:

Kesinlikle. Zaten bunun için çalışıyorum. Aslında bugün insanlar şoka uğradılar, adaletsizliği görüyorlar, endişeli ve öfkeliler. Ama ben biliyorum ki özgürlük Ukraynalıların özlerinde, genlerinde var. Bizi böyle yapan, tarihtir. Bizler hür olmanın yanı sıra aynı zamanda da hürriyetimizin müdafası için her zaman savaşa hazırız. /Biliyorum ki ukraynalılar bugünkü çıkmazdan kurtulacaklardır. Ama daha önemlisi Ukrayna’nın bu dönemi bir an önce atlatabilmesi için Avrupa Birliği’ndeki, Batı Avrupa’daki ortaklarının ve dostlarının desteğine ihtiyacı var. Bizim için bu önemli.

euronews:

Kuzey Afrika ve Orta Doğu ülkelerinde yayılan bir reform dalgası var. Peki Ukrayna’da da bir reform patlaması durumu söz konusu mu?

Yulia Tymoshenko:

Evet. İnsanlar çaresizliğe sürüklendiğinde ve devrimden başka çözüm yolunun olmadığı bir durumda bir ülke patlamaya hazırdır. Yeni devlet başkanı da ülkeyi bu duruma sürüklüyor. İnsanlar öfkeli, siyasette söz sahibi olabilmek istiyorlar. Dışlanıp bir kenarda bırakılmak istemiyorlar.

euronews:

2004 Ukrayna devriminin bazı hayal kırıklıklarıyla sona ermesinde, Avrupa’nın bir sorumluluğu var mı?

Yulia Tymoshenko:

Bana göre Avrupa’nın kesinlikle hiçbir sorumluluğu yok. Bence reform süresince devletin yetki verdiği siyaset adamı yuşçenko zayıf kaldı ve önceki “daha fazla siyasi oligarşi” modeline geri dönüş eğiliminin önüne geçemedi. Bu durum da Ukrayna devrimine ket vurdu. Ancak Ukraynalılar inançlarını yitirmiş değiller. Evet, bir şekilde hayal kırıklığına uğradılar ama aynı zamanda biliyorlar ki devrimden bu güne kadar geçen 5 sene içinde hayatlarının her alanında çok daha özgür ve adil şartlarda yaşadılar.