Son Dakika

Okunan haber:

Sandıktan en büyük beklenti sivil anayasa


Türkiye

Sandıktan en büyük beklenti sivil anayasa

Türkiye’de 12 Haziran genel seçimleri öncesinde dikkatler anayasa tartışmaları üzerinde yoğunlaşıyor.

Bölgesinde örnek demokratik rejim olma iddiası taşıyan ve Avrupa Birliği’yle de üyelik müzakereleri yürüten Türkiye, 21. yüzyılda, askeri rejim tarafından hazırlanan anayasayla yönetilmeyi sürdürüyor.

12 Haziran sonrasında oluşacak meclisten sivilleşmeyi tamamlayacak ve temel hakların alanını genişletecek bir anayasa bekleniyor.

1980 darbesi öncesinde sistem son olarak cumhurbaşkanı seçiminde kilitlenmişti. Türkiye’nin 20 yıl içindeki üçüncü askeri darbesi olan 12 Eylül 1980’in ardından generaller ilk olarak hukukçulara yeni bir anayasa siparişi verdi. Böylece 82 anayasası da daha önce yürürlükte olan 1961 anayasası gibi, bir darbe sonrasında, askeri yönetimin yönlendirmesiyle hazırlanmış oldu.

Darbe sonrasında siyasi partiler kapatıldı, liderler Zincirbozan’da gözetim altına alındı. Üç yıl sonra yapılacak olan ilk genel seçimlere de ancak askerlerden izin alabilen siyasetçiler katıldı.

Asker tarafından 1982’de biçilen elbise kısa sürede ülkeye dar gelmeye başladı. Anayasa çağdaş örneklerinin aksine, bireyin haklarını korumaya dönük değil, devlet mekanizmasını koruma ve kollama metni şeklinde hazırlanmıştı. 82’de gelen sistem, atanmışlar karşısında seçilmişlerin alanını oldukça kısıtlıyor ve en zirvedeki Milli Güvenlik Kurulu’yla da tüm sistemi askerin kontrolünde tutuyordu.

Anayasa 30 yıl içerisinde tam 16 kez değişikliğe uğradı ve toplam 83 maddesi değiştirildi. 2002 seçimleriyle iş başına gelen Ak Parti sürekli anayasa değişimini gündemde tuttu. Kurulu sistemin güç dengeleriyle oynayan pek çok değişiklik, ancak Avrupa Birliği’ne uyum başlığı altında kamuoyu sağlanarak yapılabildi. Fakat zaman içinde tamamlanmayan reformlar bir yandan Avrupa Birliği’yle mesafeyi uzatırken diğer yandan da şartlı destek veren liberallerle hükümetin arasını açtı.

Anayasa değişikliği için en önemli sınavlardan biri 12 Eylül 2010’da yapılan referandum oldu. Muhalefetin iki büyük partisi MHP ve CHP’nin “hayır” yönündeki propagandası ve BDP’nin de boykot çağrısına rağmen halk %58 oranında değişimden yana oy kullandı.

Anayasa değişikliğiyle birlikte beklentiler temel hakların genişletilmesi ve devlet mekanizmasının sivilleştirilmesi gibi hayati konularla sınırlı değil. Öne çıkan önemli bir tartışma da başkanlık sistemi üzerinden yürütülüyor. Recep Tayyip Erdoğan kendi adaylığına dönük net bir açıklama yapmazken gönlünde başkanlık sisteminin olduğunu da saklamıyor. Ancak henüz bu öneri ülkede, sistemin diktaya dönüşme endişesinden ayrı tartışılabilmiş değil. Erdoğan’ın başbakanlık için bundan sonraki dönemde aday olmayacağı yönündeki açıklamasını da bu tartışmanın ışığında dikkatli değerlendirmek gerekiyor.

Temas Grubu Toplantısı'ndan Libya'ya 1 milyar dolar çıktı

Libya

Temas Grubu Toplantısı'ndan Libya'ya 1 milyar dolar çıktı