Son Dakika

Okunan haber:

Türk bayraklarıyla, Esad'ın askerlerine rest çekiyorlar- İzlenim


Suriye

Türk bayraklarıyla, Esad'ın askerlerine rest çekiyorlar- İzlenim

Euronews muhabiri Mustafa Bağ, Suriye sınırından bildiriyor.

Arap baharının tam bir cehenneme döndüğü Suriye’den Türkiye’ye kaçmak artık kolay değil.

Son iki aydır yoğun bir şekilde Beşşar Esad karşıtı protestoların yaşandığı Suriye’de halk, ya reformlar yapılmasını ya da rejim değişikliği olmasını istiyordu. Ancak neredeyse yarım asırlık Esad ailesinin, halkın bu talebine olumsuz ve bir o kadar da sert bir dille cevap vermesi, ülkeyi kaosun ortasına atmış durumda.

10 günden bu yana sınırda ve Suriye tarafında yaşanan gelişmeleri takip ediyorum. Karşılaştığımız insan manzaraları, dinlediğimiz hikayeler iç parçalayıcı.

Suriyeliler kendilerini bir anda adı konulmamış bir savaşın içinde buldu. Bir yandan, doğrudan Beşşar Esad’a bağlı güvenlik güçleri, diğer yandan Esad’ın kardeşi Mahir’e bağlı güçler, bir diğer taraftan Beşşar Esad’ın amcasının oğlu tarafından yönetilen Şebbiha adlı silahlı güçler ülkeyi kıskaca almış durumdalar.

Yaz dönemi olması nedeniyle kavurucu Ortadoğu sıcağı altında evlerini terk ederek Türkiye’ye kaçmaya çalışan sığınmacılarsa artık sınıra normal yollardan ulaşamıyor. Zira başkent Şam ve çevresinde yoğun güvenlik önlemleri alınmış durumda. Ülkenin Türkiye’ye yakın kısımlarında Mahir Esad’a bağlı güçler kuş uçurmazken Şebbiha ülkenin hemen her yerinde sivil halka kan kusturuyor.

Korku imparatorluğunun hakim olduğu Suriye’de hemen her köşe başında bir muhbire rastlamanız mümkün. Bunların görevi, kendi muhitinde yaşanan hareketliliği bağlı olduğu yere bildirmek. Ardından da gereken yapılıyor.

Türkiye’ye gelen sığınmacı sayısı 11 bine dayandı. Geçişler devam ediyor. Ancak son üç gündür bir yavaşlama söz konusu. Euronews ekibi olarak, sınırdan 10 km içeriye ilerleyebildik. Çok sayıda yerleşim birimi boşalmış durumda. Yayladağı’nın hemen karşısındaki Harabti Cevz köyü, Türkiye’ye geçmek için yola çıkanların son durağı. Şu anda çoğunluğunu kadınların ve çocukların oluşturduğu altı bin civarında insan burada Türkiye’ye sığınmayı bekliyor.

Derme çatma kendi imkânları ile oluşturdukları çadırlarda kalan Suriyeli bu sığınmacılar, küçük gruplar halinde sınırdan geçiyor.

Türkiye’ye gitmek isteyenlerden bazıları öldürülmüş

Biz de, Harabti Cevz’den çevredeki diğer köylere açıldık. İlk durağımız Hammuşi köyüydü. Orada tarlalarda bahçelerde bekleyen ailelere denk geldik. Burada çekim yaptıktan sonra biraz daha ilerledik ve Bdama kasabasına ulaştık. Ancak otomatik tüfeklerle sıkılan silah seslerini duyunca daha fazla ilerleyemedik.

Dağdan yürümeye ve kasabaya daha hâkim tepelere ulaşmaya karar verdik. Bu sırada dağlarda bekleyen gençlere rastladık. Gençler, hayat korkusutla kendileri ile röportaj yapmamızı ve görüntü almamızı karşı çıktılar.

Bdhama kasabası Suriye’nin sınıra en yakın stratejik öneme sahip bir kasabası. Burası şu an itibariyle Mahir Esad’a bağlı güçlerin kontrolünde. Dışara hiçbir insanın gözükmediği kasabada tanklar başta olmak üzere askeri araçlar konuşlanmış. Mahir Esad, bölgeyi kuşatma altına almış durumda. Kasabadan çıkmak isteyen tek tük araç askerler tarafından geri çevriliyor. Yanımızdaki Suriyeli gençler, geri çevrilen bu araçların içinde ailelerin olduğunu, ancak Mahir Esad’ın askerlerinin halkın Türkiye tarafına geçişine izin vermediğini ve geri döndürdüğünü belirtiyor. Geri döndürülenler şanslı olanlar. Zira görgü tanıkları birçok kişinin bu şekilde Türkiye’ye gitmek istediği için öldürüldüğünü dile getirdi.

Normal yollardan Türkiye sınırına ulaşmak neredeyse imkânsız gibi. Geriye sadece dağları aşmak kalıyor. Ancak dağlardan geçişi engellemek isteyen Suriye ordusu bu defa da sınıra yakın noktalara keskin nişancılar yerleştirerek kaçmak isteyenlere ateş ediyor. Eğer kaçan ailenin yanında yaşlı ve çocuklar varsa durum içinden çıkılmaz bir hal alıyor.

Dağ yolundan Türkiye’ye gelmeye çalışanların bir korkusu da yollarda yırtıcı hayvan saldırısına uğramak. Harabti Cevz’de konuştuğum bir kadın, henüz 4 ve 5 yaşlarında iki çocuğuyla birlikte dağ yolundan sınıra ulaştığını söyledi. Korkusu yüzüne yansıyan bu anne, bir yandan vahşi hayvanların saldırısından korkmuş diğer yandan çocuklarını sırtında getirmiş.

Geri dönüşte işkence korkusu

Beşşar Esad’ın ulusa seslenişi ve Türkiye’ye kaçanlara “ülkenize dönün” çağrısı ise sığınmacıları teskin etmek yerine daha fazla öfkelendirdi. Ellerinde hiçbir silahı bulunmayan sivil halk, daha önce de baba Esad’ın kendilerine aynı oyunu oynadığını iddia ediyor. Onlara göre, ülkeye dönmek demek akla hayale gelmeyecek şekilde işkencelere ve ölüme maruz kalmak demek.

Konuştuğum sığınmacıların bir diğer iddiası ise, İran’dan geldiği ifade edilen kişilerin Suriye’de aktif bir şekilde rejimi korumaya çalışması. Sığınmacılar söylediklerinin doğru olduğunu ve bu İranlıları hemen her köşe başında gördüklerini ifade ediyorlar.

Türk bayrağı ile rest çekiyorlar

Suriyeli sığınmacılar buldukları her fırsatta Türkiye’ye teşekkür ediyorlar. Sınırın diğer tarafında da ağaçların tepesine Türk bayrakları asarak Esad’a Türk bayrağı ile rest çekiyorlar. Türk ordusunun Suriye’ye girmesini isteyen Suriyeli kalabalıklar, “rejim değişinceye kadar Türkiye bize sahip çıksın bizi korusun” diyorlar.

Bu arada Türk makamları çadır kentlere medyanın girmesine ve görüntü almasına izin vermiyor. Televizyonlara mülakat veren Suriyelilerin deşifre olduktan sonra yakın akrabalarının hedef alınması olasılığına karşı şimdilik çadır kentlerin içinden görüntü alamıyoruz. Bazı Batılı medya kuruluşlarının bunu fırsat bilerek yaptıkları yalan haberlerde burada herkesi kızdırmış ve üzmüş durumda. Fransız Haber Ajansı (AFP) muhabiri, çadırların içinde Suriyelilere kötü davranıldığını ve bunun için de bazı Suriyelilerin ölüm orucuna başladığını iddia eden bir haber yazdı. Haberi Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği yetkilisi ise bu haberi en üst perdeden net bir dille yalanladı.

Türkiye şu anda binlerce Suriyeliyi kendi topraklarında misafir ediyor. Şimdilik elinde imkânı olmayan Suriyeliler ise ellerine aldıkları Türk bayrakları ile Türkiye’ye ve Türk halkına teşekkür ediyor.

Halkın küçük taleplerine bile cevap veremeyen Beşşar Esad’ın iki ay gibi kısa bir zamanda köklü reformlara gidileceğini açıklaması ise halkı asla memnun etmedi.

Yayladağı’nda bulunan çadır kentte Türk bayrakları ile protesto gösterisi düzenleyen sığınmacılar bunun koca bir yalan olduğunu dile getiriyor.