Son Dakika

Okunan haber:

Yeni Türk parlamentosu, boykot gölgesinde açılıyor


Türkiye

Yeni Türk parlamentosu, boykot gölgesinde açılıyor

12 Haziran seçimleriyle oluşan yeni Türkiye Büyük Millet Meclisi krizle açılıyor. Büyük bir demokrasi şöleni şeklinde geçen seçim sonunda, yüzde 10’luk ülke barajına rağmen seçmenin yüzde 94,5’ini temsil hakkı kazandı. Ancak tutuklu milletvekillerinin tahliye edilmemesi dolayısıyla bazı muhalif vekiller töreni boykot ediyor. Krizin aşılması haftalarca hatta aylarca sürebilir.

Başbakan Erdoğan’ın lideri olduğu AK Parti’nin seçim zaferine gölge düştü. Hemen hemen tüm partilerin oylarını arttırdığı seçim sonunda kriz bağımsız aday Hatip Dicle’nin sabıka kaydı bulunduğunun anlaşılması üzerine vekilliğinin Yüksek Seçim Kurulu tarafından düşürülmesi ile başladı. 550 sandalyeli Meclis daha ilk günden eksik üyeyle çalışmalarına başlamak zorunda. Seçilen 5 bağımsız adayın KCK davasında tutuklu bulunması dolayısıyla 35 Kürt kökenli milletvekili açılışı boykot kararı aldı. Bu vekiller açılış töreni sırasında Diyarbakır’da toplanıyor.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin Ergenekon sanığı iki, Milliyetçi Hareket Partisi’nin de bir vekili tutuklu bulundukları için açılış törenine katılamıyor. MHP yemin töreninde Meclis’te olacak. CHP de iktidar partisinden sorunun çözümü için garanti istiyor. Yeni Anayasa yapma iddiasıyla yola çıkan Meclis’in önünde bekleyen ilk mesele bu sorunu aşmak olacak.

İktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi sorunu aşılamaz görmüyor. Başbakan Erdoğan “Milli irade üzerinde hiçbir engeli, hiçbir vesayeti, hiçbir gölgeyi asla ve asla kabul etmiyoruz, tasvip etmiyoruz. Türkiye, bir hukuk devletidir… Yeni bir anayasa ile içine düşülen tartışmalar ortadan kalkacak. Aksi takdirde yıllarımız yine tek tek sorunlar ve sıkıntılar içinde formül bulma arayışlarıyla geçip gidecek” diyerek tüm siyasi partilere sorunu çözmek için destek olmaya çağırdı. Cumhurbaşkanı da çözümün Meclis çatısı altında aranmasından yana. Daha önce pek çok krizi aşmayı başaran Türk parlamentosunun bu kez ne yapacağını Türk kamuoyu kadar bölge ülkeleri ve Avrupa da yakından izliyor.

Aslında 12 Haziran seçimleri pek çok açıdan Türkiye için ümit verici bir tablo ortaya koymuştu. Büyük eleştirilere konu olan ve ülkede temsil düzeyini olumsuz etkilediği belirtilen yüzde 10’luk seçim barajına rağmen, seçim sonunda seçmenin yüzde 94,5’ini (AKP % 49,9, CHP % 25,9, MHP % 13, Bağımsız % 6,5) temsil eden bir Meclis yapısı ortaya çıkmıştı. Ancak bu olumlu tablo yargı engeline takıldı.

Sıkıntının kaynağı bazı partilerin adaylarını ya da desteklediği bağımsız adayları tutuklu bulunan kişiler arasından göstermesi oldu. Milletvekili dokunulmazlığı kazanan bu kişilerin serbest bırakılmalarına mahkemeler izin vermedi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bu sıkıntıyı aşması bir kez daha Türkiye’nin kaderinde sorumluluk üstlenmesi anlamına geliyor.

Çoğu zaman liderlerin politikalarını onaylayan etkisiz bir kurum olmakla eleştirilen TBMM aslında kritik dönemlerde aldığı büyük kararlarla pek çok krizin atlatılmasını sağlayan, Türkiye’nin politikalarına yön veren ülkenin en köklü kurumu.

Dağılmakta olan Osmanlı İmparatorluğu yönetiminin İstanbul’da işgal altında olduğu günlerde, 1920 baharında inisiyatif kullanarak toplanan Meclis “Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir” düsturuyla bir bağımsızlık savaşının karargahı olmuş, savaşın sonunda ise altı asırlık siyasi kültürü bir kenara bırakarak cumhuriyet kurabilme iradesini gösterebilmiş bir kurum olarak ortaya çıkmıştı.

27 Nisan 2007’de de AK Parti’nin cumhurbaşkanlığı seçiminde asker engeline takılması ile Meclis’in karar vermesi engellenmiş, ancak sonrasında oluşan Meclis, Abdullah Gül’ü Çankaya’ya taşıyarak siyasi krizin aşılmasını sağlamış, Türk demokrasisinin gelişimi noktasında ağırlığını koymuştu.

Bugün Türkiye’nin Ortadoğu’da beğeni ve takdirle karşılanan dış politikasının temelinde de bir Meclis kararı var. 1 Mart 2003’te Türkiye Büyük Millet Meclisi, Irak’a saldırmaya hazırlanan Amerikan ordularının geçişine izin veren tezkereyi reddetmiş, işgale destek vermemişti. Karar, Türk-Amerikan ilişkilerini zora soksa da Ankara’nın bağımsız dış politika izlediğini tüm bölgeye ilan etmişti.

İşte böylesine önemli kararlar alabilen TBMM yine ciddi bir sorun ile karşı karşıya. Ancak geçmişteki sicili, Türk parlamentosunun sorunu aşma potansiyeline sahip olduğunu ortaya koyuyor.

Bora Bayraktar, İstanbul