Son Dakika

Okunan haber:

Mutant ve gururlu!


KÜLTÜR

Mutant ve gururlu!

Ana karakterleri ölmüş veya hedeflerine ulaşmış filmlerin, yapımcıların daha fazla para kazanma arzusuyla devam ettirilmesi sinema sektöründe bir gelenek haline gelmiş durumda. Fakat, sinema tarihine damga vuran çok sayıda film, çoğu zaman, onları izleyen bölümlerin başarısızlığı altında ezilmekten kurtulamamıştır. Örneğin, 1968’de çekilen Maymunlar Cehennemi, elde ettiği başarıyı, seriyi takip eden 4 bölümde mumla aratmıştır. Benzer hüsran, Sapık ve 13.Cuma gibi yapımların da kaderi olmuştur.

Bir çizgi roman uyarlaması olan X-Men, ilk kez 2000’de beyazperdeye aktarıldığında çarpıcı bir etki bırakmıştı. Olağanüstü yeteneklere sahip, insan görünümlü mutantların hikayesinin anlatıldığı filme 2009’a kadar 3 seri daha eklendi. Maalesef, 2000’deki sükse, serinin 2.filminde kendini göstermeye çabalasa da, diğerlerinde etkisini kaybetti. Derken, haziran başında, maceranın beşinci yapımı “X-Men:Birinci Sınıf” seyirciyle buluştu. Yönetmen Matthew Vaughn, dudaklarına ironik kıvrım kondurup, filmin tozlu raflarda yerini alacağını iddia edenleri ters köşeye yatırdı. Hem de ne yatırma! Her şeyden evvel hikaye müthiş. İki mutant, Profesör X ile Magneto arasındaki insancıl arkadaşlık görülmeye değer. Sonunda yolları ayrılsa da birbirlerine saygı duymayı sürdürecekleri aşikar.

Film, 2.Dünya Savaşı’ndan bir sahneyle açılıyor. Genç Erik yani Magneto’yu serinin ilk filmindeki gibi Nazi toplama kampında görüyoruz. Erik, Yahudiler üzerinde deneyler yapan ve mutantlarla yakından ilgilenen bilimadamı Sebastian Shaw ile karşılaşıyor. Shaw, Erik’i yanında yer almaya zorlamak amacıyla annesini gözleri önünde vuruyor. Hayatını intikama adayan Erik, Shaw’un da mutant olduğu gerçeğini öğreniyor. Bilimadamını tek başına öldürmeye gücü yetmeyen Erik, şans eseri yanında Profesör Charles Xavier’i buluyor.

“X-Men: Birinci Sınıf“ı öne çıkaran unsurlardan biri de 1962’deki Küba krizine değiniyor olması. Amerika’yla Sovyetler Birliği’ni nükleer savaşın eşiğine getiren olayda Başkan Kennedy’nin konuşmasının aktarıldığı kısımlar filme farklı bir tat katıyor. Ayrıca, uzaylıların dahi İngilizce konuştuğu yapımların aksine kahramanlarımız bulundukları yerin dilini kullanıyor. Sebastian Shaw, Almanca ve Rusça; Magneto, Almanca ve Fransızca konuşuyor.

Yapımda, özel efektler de göz kamaştırıyor. Mavi kız Raven, elmas kadın Emma Frost, iki bilek hareketiyle hortum oluşturan Kurtlar Vadisi’nin Abdülhey’ini andıran Riptide, ışık hızıyla yer değiştiren Azazel… Ortaya koydukları oyunculukla sinemaseverlerin hafızasına o meşhur sloganlarını kazıyorlar: Mutant ve gururlu!

İlker Özyaşar

Editörün Seçtikleri

Bir sonraki konu
'A Better Life / Daha İyi Bir Yaşam'

KÜLTÜR

'A Better Life / Daha İyi Bir Yaşam'