Son Dakika

Merkel'den 'zikzaklı politikalar'

Okunan haber:

Merkel'den 'zikzaklı politikalar'

Metin boyutu Aa Aa

Hükümetler, finansal piyasalar ve Avrupalılar Euro Bölgesi’ndeki borç krizine kilitlenmiş durumda. Sorumluluk, dayanışma, hükümetlerin temel görevleri gibi konular masaya yatırılıyor. Bu konuları her ülke az da olsa farklı şekilde yorumluyor. Ekonomik gücü sayesinde Almanya ise krizde anahtar bir rol oynuyor. Fakat Avrupa Birliği’nin lokomotifi mali alandaki başarısını siyasi liderlikte gösteremiyor. Berlin yönetimi bir yandan halkını memnun edip diğer yandan da Avrupalı partnerlerinin beklentilerini yerine getirmekte oldukça zorlanıyor.

Euro, Merkel’in kararını bekliyor
 
Avrupa’da gittikçe büyüyen Euro krizi, tüm gözlerin
Almanya’ya dönmesine neden oldu. Acele bir karar vermek istemeyen Başbakan Angela Merkel ise Avrupalı devlet başkanlarının acil toplantı isteğini
şimdilik reddetti.
 
Geçtiğimiz hafta birçok Afrika ülkesine resmi ziyarette bulunan Merkel yaptığı açıklamada İtalya’yı ve İspanya’yı da eleştirmekten çekinmedi. 
 
Madrid’teki Avrupa Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy’nin acil toplantı çağrısıysa Alman şansölye tarafından şimdilik kabul edilmedi:
  
“Eurogroup’tan sorunlara acilen çözüm önerileri getirmesini sabırsızlıkla bekliyorum. Burada acil kelimesinin altını önemle çizmek istiyorum. Eurogroup, krizin diğer ülkelere yayılmasını önleyecek tedbirleri bir an önce sunmalı.”
 
2009’daki mali krizin ilk günlerinden beri Merkel Yunanistan’ı ardından da İrlanda ve Portekiz’i krizden kurtarmak için pek de istekli davranmadı. Buna karşılık şansölye Euro’nun ne pahasına olursa olsun kurtarılmasını savundu. 2010 mayısında piyasaların baskılarına daha fazla dayanamayan Merkel, Mali İstikrar Fonu’nun oluşturulmasını kabul etti.
Bu karara sıcak bakmayan Alman kamuoyuna ise Angela Merkel, Berlin’in kararını şöyle savundu:
 
‘‘Bu paket ortak para birimini hem korumayı hem de kuvvetlendirmeyi amaçlıyor. Bu, Euro ve Avrupa Birliği tarihinde benzeri görülmemiş bir durum. Biz de paramızı bu sıra dışı duruma karşı koruyoruz. Buradan vatandaşlarımıza Alman halkının parasını korumak için çalıştığımızı belirtmek istiyorum.’‘
 
Fakat başbakanın yaptığı savunma sandıklarda oy kaybetmesini engellemedi. Bölgesel seçimlerde alınan kötü sonuçların ardından 16 eyaletin temsil edildiği Federal Konsey’de de başbakan çoğunluğu yitirdi.
 
Ülkenin ihracatını artırması ve olumlu ekonomik sonuçlar bile Merkel’in oy kaybını engelleyemedi.
 
Oysa Doğu ve Batı Almanya’nın birleşmesinden beri işsizlik oranı yüzde yedi gibi bir seviyeye hiç düşmemişti. Yılın ilk çeyreğinde 1,5’e ulaşan büyüme ise herkesi sevindirmişti.
 
Bu sayede ülke krizden çıktığının sinyallerini veriyordu. Milli hasılaya oranı 3,3 olan bütçe açığının 2012’de yüzde 2’ye çekileceği açıklandı.
Gayri safi yurt içi hasılaya oranı yüzde 82’lere ulaşan ülkenin borç miktarının 2012’de 1 puan düşeceği belirtildi.
 
Endişeli kamuoyunu yatıştırmak isteyen Merkel ise 2010’da Fransa’daki Deauville zirvesinde ülke borçlarının özel sektör tarafından satın alınmasını önerdi. Piyasaları paniğe sürükleyen bu karar şansölyeye geri adım attırdı. Deauville’de olduğu gibi bugün de başbakanın kararından geri adım atacağı düşünülüyor.  
 
‘‘Almanya, AB’de destek bulamıyor’‘
 
Claudia Kade, Financial Times Almanya’nın politika muhabirisiniz. Alman halkının borç krizinden artık bıktığını, disiplinsiz Yunanistan’ın, Portekiz’in ve belki de yakında İtalya’nın borçlarını sırtlanmayı istemediğini sıkça duyuyoruz.
 
Stephane Grobe euronews:
‘‘Şu anda Almanya’daki Avrupa’ya destek
derecesinin hangi seviyede olduğunu anlatabilir misiniz?’‘
 
Claudia Kade:
‘‘Mali kriz Almanya’da fikir ayrılıklarının yaşanmasına neden oluyor. Geçen hafta sonu yapılan bir araştırma Alman halkının yüzde ellisinin para birliğini ne olursa olsun destekleyeceğini gösterdi. Fakat yüzde 50’si ise buna karşı çıktı. Bu durum Merkel’i büyük bir sorunla karşı karşıya bırakıyor. Çünkü aldığı her karar halkın yarısının hoşuna gitmiyor.’‘
 
euronews:
‘‘Yatırımcılar ve mali uzmanlar Alman hükümetini ve şansölyeyi siyasi arenada zigzag çizmekle eleştiriyor. Yunanistan’ı kurtarma planını 
Avrupa mali hükümetini, yapılan yardımlardan alınan faizleri bir düşünün. Bu noktada şansölye Merkel yenilmiş, eli kolu bağlı bir tablo çiziyor. Bunun nedeni tam olarak nedir?’‘
 
Claudia Kade:
‘‘İlk nedeni halkın ikiye bölünmüş olması. Fakat bunun yanında başbakanın hükümetinde Euro karşıtlarının sayısı artışta. Liberaller ve Bavyera’daki
muhfazakarlar gibi önemli sesler, Euro’nun kurtarılması için Alman vergi mükelleflerinden
toplanan milyarların kullanılmasına çok sıcak bakmıyor. Bu durumu Merkel’in göz önünde bulundurması gerekiyor. Üstelik Angela Merkel, krize karşı alınacak tedbirler konusunda maliye bakanıyla da anlaşmazlıklar yaşıyor. Tüm bunlar şansölyenin net bir politika yürütmesini engelliyor. Öte yandan başbakan zaten çok kararsız bir kişi. Yunanistan’ı, Portekiz’i ve İrlanda’yı ilgilendren bir krizde piyasalar başbakandan çok daha hızlı hareket ediyor.’‘ 
 
euronews:
‘‘Burada bir başka önemli nokta olan uluslararası kurumların başına getirilen isimler konusuna da dikkat çekmekte fayda var. Merkel hükümeti
Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Avrupa Merkez Bankası’nın başına Almanya’dan birini geçiremedi. Neden bu garip çekingenlik? 80 milyon nüfusa sahip bir ülkede bu görevlere neden bir kişi bile önerilemedi?’‘
 
 
Claudia Kade:
‘‘Merkez Bankası adayları arasında bir Alman aslında vardı. Bundesbank’ın eski yöneticisi Axel Weber aday olmuştu. Fakat ardından şaşırtıcı bir şekilde çekildi. Bunu neden yaptığı konusunda birçok
söylenti çıktı. Fakat görünüşe bakılırsa Merkel
tarafından yeterince desteklenmedi. Bununla birlikte hükümet onun arkasında olduğunu açıkladı. Merkel olayların üstesinden gelmeyi başaramadığı için kısa bir sürede yeni bir aday bile öneremedi. IMF başkanlığı konusunda da aynı şey yaşandı. Dominique Strauss-Kahn dosyası onu o kadar çok şaşırttı ki, yeterince hızlı bir tepki veremedi.
Fakat eğri oturup doğru konuşalım. Almanya, bir uluslarası destek alabileceğinden emin değil.
Aslında Almanya, Avrupa Birliği’nde yalnız kalmış olarak görülüyor.’‘
 
euronews:
‘‘Bu da beni Avrupa’daki siyasi destek konusuna getiriyor. Merkel’i kimler destekliyor?’‘
 
Claudia Kade:
‘‘Borçlanmış ülkelerde uygulanan yapısal reformlar ve kemer sıkma politikaları gibi krizdeki belli başlı konulara baktığımızda Merkel sadece Avusturya ve Hollanda gibi çok da büyük olmayan ülkeler tarafından destekleniyor. Fakat Almanya’nın
Fransa olmadan yol alması imkansız. İki büyük ülke ilerleyebilmek için ortak bir noktada buluşmak zorunda. İşte sorun da tam burada… Çünkü Nicolas Sarkozy Angela Merkel’e göre zıt yönde kararlar alıyor.’‘