Son Dakika

Okunan haber:

İhsanoğlu: Fanatiklere teslim olmayalım


Türkiye

İhsanoğlu: Fanatiklere teslim olmayalım

57 ülkenin üyesi olduğu İslam Konferansı Örgütü Somali’deki insanlık dramının önüne geçmek için harekete geçti. Farklı ülkelerin yardım kuruluşlarını bir çatı altında toplamak ve büyük sıkıntı içinde yaşam savaşı veren Somali halkına daha çabuk, daha çok, daha hızlı yardım edebilmek için kolları sıvadı. İstanbul’daki yardım toplantısını Birleşmiş Milletler’den sonra en çok üyeye sahip İslam Konferansı Örgütü’nün Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu açtı. İKÖ’nün ülkede çatışan grupların hemen hepsiyle ilişkide olan tek örgüt olduğuna dikkat çeken İhsanoğlu Norveç’teki katliama ve Avrupa’daki İslam karşıtlığına yönelik de önemli açıklamalarda bulundu. İhsanoğlu Avrupa’ya “fanatiklere teslim olmayalım” diye seslendi. İhsanoğlu Euronews İstanbul temsilcisi Bora Bayraktar’ın sorularını cevapladı.

Bora Bayraktar: Bugün Somali’ye yardım konusunda kurumunuz çok önemli bir adım atıyor. Somali’de bildiğim kadarıyla Somali’de bütün taraflarla görüşen tek örgüt sizsiniz

Ekmeleddin İhsanoğlu: Şimdi tabi bizim hükümetle memorandumumuz var. Diğer siyasi kuruluşlarla, hareketlere iyi münasebetlerimiz var. Biz Somali’de değişik çatışan gruplar arasında yegane teşkilatız. Herkesle işbirliği yapabilme imkanına sahibiz. Bu bizim uzun süredir devam ettirdiğimiz siyasi çizginin ve güven telkin eden tavrımızın bir semeresidir. O bakımdan biz şimdi bunu bu hizmetleri daha geniş yerlere aktarılmasını sağlamak, bu yardımların, değişik yardımların çok muhtaç insanlara ve zor şartlardaki insanlara ulaştırılmasını sağlamak için, kimsenin gitmediği yerlere gitmek suretiyle devam etmek istiyoruz.

Euronews: Bugün örgüt olarak da yeni bir yapılanma soz konusu. Koalisyon kurarak daha güçlü bir şekilde yardım yapmak istiyorsunuz. Avrupa’dan da sizin bu çabalarınıza destek gelmesini bekliyor musunuz?

İhsanoğlu: Biz tabi bir koalisyon yapıyoruz. Kendi ülkelerimizden Kızılay teşkilatlarımız var, sivil toplum kuruluşlarımız var. Aynı zamanda Avrupa’dan da bazı kuruluşlar sivil toplum kuruluşları var. İngiltere’den de katılanlar var. Biz bu koalisyonu herkese açık olarak ilan ediyoruz ve bunu işbirliği ruhu, dayanışma ruhu içinde bir an evvel ulaştırmak istiyoruz. 3 milyonu aşan bu insanlara, ki çok muhtaç durumdalar yardım etmek istiyoruz.

Euronews: Sayın İhsanoğlu farklı bir konuya değinmek istiyorum. Siz göreve geldiğinizden beri İslamafobi ile ilgili çalıştınız, mücadele ettiniz. Çok uyarıda bulunmuştunuz Avrupa’daki aşırı sağın yükselişi ile ilgili. Norveç’teki saldırılar bu uyarılar dolayısıyla sizi haklı çıkardı.

İhsanoğlu: Maalesef bu olay bizi haklı çıkardı. Biz haksız olmak isterdik. Mesele şudur: İslamofobia, Müslümanlara karşı nefret üretmek bunlar bizi gerçekten rahatsız eden şeyler. Biz bunu önceden gördük. Bunun ilk tezahürü Danimarka’da Peygamberimizle, İslamın mukaddas sembolleriyle alay eden karikatürlerle başladı. Fakat İslam düşmanlığı farklı aşamalardan geçti ve en sonunda adam öldürme noktasına geldi. Bir yerde karikatürler bir yerde Müslümanların mezarlarını kirletmek bir yerde minareleri yasaklamak… Şimdi en tehlikeli şey bu düşmanlığın siyasi gündem haline gelmesi, bu düşmanlığın ve prim yaparak Avrupa’da, Orta Avrupa’da aşırı sağ partilerin oylarını arttırması, Meclis’te sandalyelerini arttırması ve bazı yerlerde hükümet ortağı haline gelmesi. Şimdi Norveç’teki hadiseyle siyasi gündem aksiyona dönüştü. Böyle çok aşırı sağcı bir fanatik şahıs, kalktı kendi ülkesinden insanları farklı siyasi görüşlerinden dolayı öldürdü. Başbakanlık binasını bombaladı. Bu tabi çok acı bir hadisedir. Bir ilk açıklamamızda, Norveç halkını gayet sulhperver, dünyaya yardım eden ender halklardan biridir. Norveç halkı gerçekten tarih boyunca İslam dünyasının yanında, Filistin halkının yanında çok sağlam bir şekilde durmuş ve yardımını esirgememiştir. Böyle bir milletin içinde, sulhu seven, insanlığa katkıda bulunan bir ülkede bu kadar fanatik bir katilin kendi ülkesi insanları üzerinde silah kullanması, ortaya çıkması çok düşündürücüdür. İslam düşmanlığının sadece Müslümanlara karşı değil kendi ülkesindeki farklı düşüncelere, kendi hemcinslerine karşı bir zehir haline geldiğini gösteriyor. Onun için biz diyoruz ki gelin işbirliği için de herkes kendi fanatiklerine karşı mücadele etsin. Çünkü bir tarafın fanatiği öbür tarafın fanatiğini ateşliyor. Ve biz bu fanatiklerin esiri olmayalım.”

Biz bu ayın 15’inde burada, IRSICA’nın tarihi binası içinde, Yıldız Sarayı içinde Bayan Clinton ile ortak bir toplantı yaptık. 20 kadar ülkeden bakanlar katıldılar. Orada biz daha önce İnsan Hakları Komisyonu’ndan çıkardığımız 18/16 kararı dini, örfi esaslara, azınlıklara karşı düşmanlıklara karşı çıkardığımız bir karardır, ABD ve OIC olarak herkesi davet ettik. Aşırılıklardan toplumlarımızı kurtaralım dedik. Göçmenlerin yeni toplumlara uyumunda sorunlar elbette çıkmaktadır. Farklı kültürlerden geldikleri için bunlar olabilir. Bunun için biz çağrıda bulunduk ve dedikki “Bunu çatışmanın, düşmanlığın, nefretin sebebi haline getirmeyelim, birbirimizi daha iyi anlamak için işbirliği yapalım.