Son Dakika

Okunan haber:

Libya, Kaddafi sonrası yol haritasını belirliyor


Libya

Libya, Kaddafi sonrası yol haritasını belirliyor

Trablus’a girişte, bizi 6 aylık savaşın izleri karşılıyor. Şiddetli çatışmaların yaşandığı şehirde kurşun delikleri ve araba enkazları arasında ilerliyoruz. Trablus halkı şavaşın ardından geleceğe umutla bakmak istiyor. Bunun için en büyük sorumluluk hiç şüphesiz Ulusal Geçiş Konseyi’ne düşüyor.

Birkaç gün önce Ulusal Geçiş Konseyi bir basın toplantısı düzenledi. Konseyin sözcüsü Mahmud Şaman sorumluluklarının bilicinde olduğunu göstermek istiyordu:

“Kurumsal eksikliğimizin farkındayız. Nerdeyse herşeyi sıfırdan inşaa etmemiz gerekecek. Ama herkesin yardımıyla elimizden gelenin en iyisini yapacağımızı düşünüyorum.”

Peki ama Trablus’ta ve Bingazi’de zafer kutlamaları yapan muhalifleri bir araya getiren ortak noktalar neler ?

Aslında birbirlerinden oldukça farklılar. Uluslararası toplumun desteğine rağmen, doğudaki muhaliflerin batıdakilerin de desteğini almadan başarıya ulaşamaları mümkün değildi. İki taraf arasındaki bölgesel ayrılığın giderilmesi gerekiyor.

Ancak, muhtemel sorunların bununla da çözülmesi mümkün görünmüyor. Muhalefetin önde gelen isimleri arasında ciddi fikir ayrılıklarından söz ediliyor. Bir tarafta, Kaddafi’ye sırt çevirip muhalefetin politik lideri olan eski adalet bakanı Mustafa Abdul Celil, diğer tarafta Muhalefetin beyni olarak bilinen, Ulusal Geçiş Konseyi’nin iki numalarlı ismi Mahmud Cibril. Pittsburg Üniversitesi’nde ekonomi hocalığı da yapmış olan Cibril ABD’ye yakınlığı ile biliniyor.

Denklemin bir ucunda da Trablus’daki isyancıların lideri Abdulhakim Belhaj bulunuyor. Trablus’un muhaliflerin eline geçmesinde büyük pay sahibi olan Belhaj’ın el-Kaide’ye yakın bir isim olduğu da iddia ediliyor.

Libyalı muhalifler arasındaki ilk ayrılık işaretleri General Yunus’un gizemli ölümüyle görüldü. İsyancıların komutanlığını üstlenen Yunus’un temmuz sonunda öldürülmesi, muhalifler arasındaki dini, politik ve bölgesel ayrılıkları da gündeme getirmişti. Libya’da islamcılara karşı verilen savaşta da görev alan Yunus’un ölümü, kimilerine göre bir intikam cinayetiydi.

Bu bağlamda Ulusal Geçiş Konseyi’nin uluslararası toplumdan aldığı desteği sürdürebilmesi için ciddi bir diplomatik çaba göstermesi gerekiyor.

Konsey, yol haritasını ağustos ortasında açıkladı. Trablus’a taşınmanın hemen ardından bir ay içinde geçici hükümet kurulacak, sekiz ay sonra kurucu meclis için seçimler ve onu takip eden 60 gün içinde de referanduma sunulacak yeni bir anayasa öngörülüyor.

Bütün bu sürecin kağıt üstünde 20 ayda aşılması hedefleniyor. Ancak Libya’nın gerçeklerinin bu hedeflerle ne kadar örtüştüğünü önümüzdeki süreç gösterecek.

Libyalı muhalifler nihayet ülkenin büyük bölümünü kontrol altına almayı başardılar. Bundan sonraki süreçte gözler kırk yıllık diktatörlüğün ardından muhaliflerin ülkeyi yönetebilme kabiliyetleri üzerine çevrilmiş durumda.

Konuyu, Washington’dan konuğumuz Profesör Daniel Serwer ile tartışacağız. Kendisi, Johns Hopkins Üniversitesi’nde uluslararası çalışmalar ve Ortadoğu uzmanı. Profesör Serwer,öncelikle programımıza katıldığınız için teşekkür ediyorum.

James Franey, euronews:

Ulusal Geçiş Konseyi’nin yüzleçeceği en büyük sorunlar neler olacak ?

Daniel Serwer:

Her şeyden önce Trablus’da istikrarı yeniden sağlamaları gerekiyor. Ayrıca petrol ve doğal gaz üretimini önümüzdeki haftalarda mümkün olduğunca hızlı bir şekilde sağlama almaları da gerekiyor. Şu anda doğal olarak Konsey, ülkenin doğusunda, yani Bingazi çevresinde Libya’nın batısından daha büyük bir temsil gücüne sahip. Konsey şimdi batı bölgelerinde de temsil gücünü artırmalı ve halka hizmet götürebilecek gerçek bir hükümet seçmeli. Eğer halk bir an önce elektrik ve su ihityacını karşılayamazsa, daha fazla sabır göstereceklerini sanmıyorum.

euronews:

Peki uluslararası toplum nasıl bir rol oynamalı ?

D.Serwer:

Libyalıların bize bildirdikleri ihtiyaçlarını giderecek destekleyici bir rol olmalı.Bu Irak ve Afganistan’daki durumdan oldukça farklı. Libya, kendi istikrarının ve kendi inşasının sorumluluğunu üstlenecek, uluslararası toplum ise bunu destekleyecek mahiyette olmalı.

euronews:

Liderliği kim üstlenmeli, Avrupa mı yoksa Amerika Birleşik Devletleri mi ?

D.Serwer:

Petrol ve doğalgaz gibi hayati çıkarlarından dolayı Avrupa insiyatif almalı. Aynı zamanda Avrupa’nın üstesinden gelmeye çalıştığı kaçak göç sorunu da var. Bence, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Libya ve Uluslararası toplumun da paylaşacağı bazı hedefler belirlemeli: Bütün vatandaşlarına adil davranacak daha demokratik ve birleşik bir Libya. Fakat ülkede kabile yapısından dolayı anlaşmazlıklar söz konusu, ayrıca doğu ve batı arasında, laik ve dindarlar arasında da aynı şeyden söz edebiliriz. Kaddafi yanlılarının bir direnci ve şuhalefeti olacaktır. En iyi ihtimalle bu rahatsız edici olur, en kötü senaryo ise tam bir felaket doğurabilir.

euronews:

Libyalı muhalifler 240 gün sonra demokratik seçimleri yapmak istiyorlar. Belirlenen bu takvimi fazla hırslı buluyor musunuz ?

D.Serwer:

Bir takvim belirleyip herkesi o takvime göre yönlendirmek, olayların akışına kendinizi öylece bırakmaktan daha iyidir. Bu bir devrim üstelik Tunus ve Mısır’dakinden oldukça farklı. Oralarda mevcut kurumlar geçişi sağlıyorlardı. Libya’da ise bu tür kurumlardan bahsetmek çok güç.

euronews:

Peki ulusal geçiş konseyi petrol sorununu yönetebilecek mi ?

D. Serwer:

Zaten var olan anlaşmalar devam edecek gibi görünüyor. Asıl sorun petrol gelirlerinin ülke içindeki paylaşımı sırasında çıkacaktır. Libya bu hususta petrol üreten ülkeler arasında en sorunlu ülke konumunda. Para direk olarak devletin kasaına gidiyor. Bu da ona hesapsız harcama gücü veriyor. Bu petrol gelilerinin çok kötü bir yönü ve giderilmesi gerekiyor. Ama Ulusal Geçiş Konseyi’nin bu konu hakkındaki kesin teklifini henüz görmedim.

Güney Afrika'da Malema yanlısı gösteride polisle gerilim

Güney Afrika

Güney Afrika'da Malema yanlısı gösteride polisle gerilim