Son Dakika

Okunan haber:

11 Eylül'ün unutulan mağdurları: New York'lu itfaiyeciler


DÜNYA

11 Eylül'ün unutulan mağdurları: New York'lu itfaiyeciler

Amerika Birleşik Devletleri’de, New York Dünya Ticaret Merkezine 11 Eylül 2001’de yapılan terörist saldırıların yıldönümü dolayısıyla anma törenleri düzenleniyor. Saldırılar bütün Amerikan halkını derinden etkiledi, ancak bunların arasında New York’lu itfaiyecilerin yeri apayrı.

John Jonas, itfaiye şefi:

“ Dördüncü kattaydık ve tam bir kadını kurtarıyorduk ki Kuzey Kulesi üzerimize çöktü.”

New York itfaiyesinde itfaiye şefi olan John Jonas ve 6 adamı yıkıma rağmen o kadını, yani Josephine’i kurtarmayı başarmışlar. Josephine 11 Eylül’de yaşananların etkisini henüz üzerinden atamamış, tıpkı John’un eşi Judy Jonas gibi:

“ Eşimin ve ekibinin enkazda sıkıştıkları haberini aldım. O sırada, mahalleden tanıdığım 3 itfaiyeci eve geldiler ve beni teselli etmeye çalıştılar. Çok gergindim ve ağlamaklı bir halim vardı. Onlar bana şöyle dedi: Endişelenme, John amcayı eve geri getireceğiz. Onu kurtaracağız. Ve bunları söylerken hepsinin gözleri dolmuştu.”

John Jonas:

“Günün sonuna doğru enkazdan çıkmayı başardık. ama eğer daha hızlı hareket edip zemin kata inmiş olsaydık bugün hayatta olamazdık. Eğer daha yavaş davranıp 5. katta kalsaydık yine ölmüş olacaktık. Yani, o an tam olmamız gereken yerdeydik.”

Judy Jonas:

“Orada bir çok iyi insan öldü. Peki o niçin hayatta kaldı biliyor musunuz ? Sanırım o ölen insanları gördü ve şöyle düşündü: Umarım ben hayatta kalmaya değerim…Bunu bir çok kez söyledi.”

Danny Mugan tam 12 yıldır itfaiye eri olarak çalışıyor. 11 Eylül hakkında konuşmak istemiyor. Onun yerine mesleğinin risklerinden ve bu riskleri en aza indirmek için yapılan çalışmalardan bahsediyor. Danny Mugan İrlanda asıllı, tıpkı New York itfaiyesinde çalışan bir çok itfaiye eri gibi. Bazen 24 saat aralıksız vardiyalarda çalışmaları gerekebiliyor.

Danny Mugan:

“Bu büyük bir utanç ama maalesef itfaiyecilikte de diğer bütün alanlarda olduğu gibi, yeni önlemler almak için birilerinin ölmesi yada yaralanması gerekiyor.”

“Önceden kimse bu kayış takımlarından kullanmıyordu. şimdi kulanıyoruz çünkü bu yüzden 5 adamımızı kaybettik. Bu kancayla ihtiyaç durumunda kendimi bir pencereden atıp herhangi bir çıkıntıya tutunabilirim. 15 metreden fazla bir yükseklikten tek başıma inebilirim.”

11 Eylül’de tam 343 itfaiye eri hayatını kaybetti. Hayatta kalanların birçoğu ise fiziksel yada pisikolojik nedenlerden dolayı mesleğini bırakmak zorunda kaldı.

Görüştüğümüz itfaiyecilerin birçoğu kurtarma operasyonları sırasında koruyucu maske takmamış. Üstelik soludukları havanın sağlıkları için ne denli tehlikeli olduğunun da farkındalar. Karşılaştıkları sağlık sorunlarından dolayı tazminat alabilmeleri için tartışmalar hala devam ediyor.

Saldırılarda yıkılan İkiz Kuleler’den kalan sıfır noktasında Brenda Berkman ile buluşuyoruz. New York itfaiyesinden emekli olan Brenda 11 Eylül’de bu alanda yaşanan cehennemi dün gibi hatırlıyor.

Brenda Berkman:

“Yangını söndürmek için suyumuz kalmamıştı. Ne iletişim için telsizlerimiz çalışıyordu, ne de bizi tozdan koruyacak oksijen maskemiz vardı.”

“11 eylülden sonra akçiğer kapasitemin üçte birini kaybettim. Ama maalesef 11 Eylül mağdurları için oluşturulan tıbbi bakım programında kanser tedavisi bulunmuyor. Bilirsiniz…Yaptıklarımız unutulmasın!”

Euronews muhabiri Anna Bressanin:

“11 eylül sadece bir günden ibaret. Ancak ifaiye erlerinin mücedelesi yaklaşık 9 ay sürdü. Enkazı kaldırdırlar, ceset parçalarını topladılar. Dostlarını ve iş arkadaşlarını kaybettiler. Kurtarma ekibinde bulunmuş olanların birçoğu 11 Eylül’den kendilerine miras kalan hastalıklarla uğraşıyor.”

Tıpkı savaş gazilerinde olduğu gibi 11 eylül saldırılarında hayatta kalanlar da Travma Sonrası Stres Sendromu hastalığından dolayı depresyon ve kabuslarla uğraşmak zorunda kalıyor. Tom Ryan, Brenda ile ayni itfaiye’de çalışıyormuş. 11 Eylül’den iki yıl sonra işi bırakmış.

Tom Ryan:

“11 Eylül’de yaşananları unutmak için çok uğraştım ama başarılı olamadım. O gün inanılmaz şeyler yaptık. Mesela insan cesetlerini topluyorduk, onlara ceset bile denemez, ufak parçalara ayrılmışlardı. Aynı zamanda çok yoğun duygular altında çalışıyorduk, çünkü arkadaşlarımızı da kaybetmiştik. İtfaiyecilik çok özel bir meslektir. Birlikte çalıştığın insana fazla bağlanırsın, hayatın ona bağlıdır. Bu, sizi saran bir zincirle birbirinize bağlanmanız gibir. İsteseniz de kopamazsınız. Ne yaparsanız yapın, ister sürekli olanlar hakkında konuşun, ister hiçbir sey olmamış gibi davranın, acılar tazeliğini koruyor.”