Son Dakika

Okunan haber:

"Bin Ladinizm'in ve aşırı fikirlerin reddedildiği çok hayati bir dönemdeyiz"


ABD

"Bin Ladinizm'in ve aşırı fikirlerin reddedildiği çok hayati bir dönemdeyiz"

Christiane Amanpour, 11 Eylül yıl dönümü gibi önemli bir tarihte bizimle olduğunuz için teşekkürler.

Dünyaca ünlü bir gazetecisiniz ve son on yılda çok önemli haberlere imza attınız. Bush-Cheney yönetimi, terörizme karşı başlattıkları savaşı özgürlüklerin korunması olarak niteledi. Dünya, 11 Eylül’ü çok farklı şekillerde yaşadı. Acaba bu, bir öç alma mıydı, yoksa daha asil bir şey miydi?

Christiane Amanpour:

“Amerika Birleşik Devletleri II. Dünya Savaşı’ndan beri ilk defa saldırıya uğradı. Böyle bir şeyle daha önce hiç karşılaşılmamıştı. Kendi topraklarında hiçbir

saldırya uğramamıştı. Bu olağanüstü ve çok özel bir durumdu. ABD kendisine saldıran bu teröristlerin

izini sürmeye karar verdiğinde Afganistan’a doğru yola çıktı. Bu açıdan tüm dünyanın da desteğini arkasına aldı. Birleşmiş Milletler koalisyon güçleri arasındaki anlaşmaya atıfta bulunarak; ‘birimize yapılan saldırı hepimize yapılmış demektir’ dedi. Ardından onlar da teröristlerin peşine düştü. Taliban

ve El Kaide’nin Afganistan’dan sürülmesini sağladılar. Fakat bu tavır düşmanın kendisini savunmasına yol açtı. Şu anda gördüğümüz gibi müdahale yılları çok çok zor geçti. Amerika, Afganistan’a girmekte haklıydı. Çünkü bu kendini savunmak için atılmış bir adımdı. Fakat Bush-Cheney

yönetimi Irak’a geçmelerinin gerekli olduğu kararına vardı. Ve tüm dünyanın da bildiği gibi bu çok tartışılan bir karar oldu. Yaşananlardan yıllar sonraysa dünyanın bu kısmındaki durum tamamıyla

değişti. Fakat şüphesiz ki bu on yılda Amerika Birleşik Devletleri’nin kendisine olan güveni azaldı.

Ülke devamlı bir savaş durumunda kaldı ve sürekli bir korku yaşandı ve teyakkuzda kalındı. On yıl sonraysa Amerika’nın tekrar önünü görebileceği kendisini bağımsız kılan gerçek bir umut doğdu. Usame Bin Ladin’in 10. yıl dönümünden önce bulunup öldürülmesi bence çok önemli. Bunun ABD için sembolik ve somut anlamda büyük bir önemi var. Çünkü artık sıfır noktası bir enkaz ve inşaat alanından çok bir anıt olarak yükselebilecek.”

euronews:

“Anma törenlerinde büyük bir yeri olan, Amerika’nın savaşa girme sebeplerinin başında gelen ve askerlerinin ölmesine yol açan fedakarlık konusunda bir soru sormak istiyorum. Amerika kendini feda ederken 21. yüzyılın diğer güçleri bunu yapmadı. Amerikalılar doğru olduğunu düşündükleri şeyleri uyguladı. Fedakarlıklarda bulundular. Acaba bu durum onları zayıflatmış, Hindistan ve Çin gibi diğer ülkelerin kuvvetlenmesine yol açmış olabilir mi?”

Christiane Amanpour:

“Sizin de dediğiniz gibi ABD bu savaşlara arkasına birçok ülkenin desteğini alarak girdi. Fakat bu savaş

çok pahalıya mal oldu. Ve bu, sadece mali sıkıntıları olan ABD için değil Avrupa’daki destekçileri için de geçerliydi. Batı şu anda zorlu günlerden geçiyor. Borç krizi ve istihdam krizi ile savaşmaları gerekiyor.

Tüm bu sıkıntılarsa son birkaç yılda ve bir anda ortaya çıktı. Bu durumun savaşla doğrudan bağlantısını söylemek çok zor. Üstelik bunlar siyasi yorumlar ve konu hakkında herkesin farklı bir fikri var. Yine de gerçek şu ki, Batılı ülkeler şu ana kadar

benzeri görülmemiş çok büyük bir baskı altında. Sizin de dediğiniz gibi aynı anda, Çin ve Hindistan büyük bir ivme yakaladı. Diğer yandansa bu iki ülke ekonomik anlamda zayıflamış bir Amerika istemiyor. Çin, Amerikan borcunun büyük bir kısmını satın almış

durumda. Bu yüzden de Amerika’nın batmasını ya

da zayıflamasını görmek istemez. Bununla birlikte öyle bir süreçten geçiyoruz ki ülkeler ekonomik bir güç savaşının yanında etki ve güç bölgelerini artırmak için siyasi bir savaş da veriyor. Şu anda çok

kritik bir dönemden geçiyoruz.”

euronews:

“Acaba 11 Eylül’deki aşırılık sonuç olarak Arap halkının teröristlere karşı savaşan Amerika’yı desteklemesini sağlamadı mı? Böylece de hükümetlerinin yolsuzluklarına bir dur demelerine sebep olmadı mı?”

Christiane Amanpour:

“Arap Dünyası’daki olayların şu anda yaşanması bence kesinlikle bir rastlantı değil. Hatırlarsanız, 11 Eylül’ün Avrupalı ve Amerikalılar üzerindeki ilk sonucu ‘Arap Dünyası ve Müslüman Dünyası nerede, neden bekliyorlar, ne yapmak istiyorlar, şiddetle dolu bir gelecek mi planlıyorlar’ diye sormaları oldu. Arap İlkbaharı ise böyle bir şey planlamadıklarını göstermiş oldu. Kendimiz ve çocuklarımız için istediğimiz özgürlük ve demokrasi gibi şeyleri, daha düzgün bir hayatı, mesuliyet sahibi hükümetleri onlar da yavaş yavaş istemeye başladı. Ülkelerinin ve hükümetlerinin gidişatında söz sahibi olma kararı aldı. Şu anda çok dramatik, bir o kadar da fırsatın bulunduğu bir durumun içindeyiz. Bana göre şu anda 11 Eylül’e neden olan ‘Bin Ladinizm’in ve aşırı fikirlerin reddedildiği bir dönemdeyiz. Bu hayati bir öneme sahip. Çünkü 11 Eylül’de sadece ABD’ye bir saldırı düzenlenmedi. Londra’ya, Madrid’e diğer yerlere, yani bizim dünyamıza saldırıldı. Şu andaysa bu saldırı kelimenin tam anlamıyla ortadan kalktı. Bu yüzden de devasa bir fırsat yakalandı. Umarım Batılı güçler ve ABD bu fırsatı kaçırmaz ve değerini bilir.