Son Dakika

Okunan haber:

"AB, Filistin'i desteklemezse çok şey kaybeder"


DÜNYA

"AB, Filistin'i desteklemezse çok şey kaybeder"

1993 Eylül’ünde Filistin Kurtuluş Örgütü ile İsrail arasında Oslo Anlaşması imzalandı. Ardından da 20 yıl boyunca bir müzakere maratonu başladı. Fakat Filistin Devleti bir türlü hayata geçirilemedi. Bu yüzden de Filistinliler Birleşmiş Milletlere 1967 sınırlarının ve Filistin Devleti’nin tanınması için başvuruda bulundu.

Issam Badran, euronews :

‘‘Şimdi Londra’ya uzanıyoruz. Karşımızda El Kuods El Arabi gazetesi redaktör şeflerinden Abdel Bari Atwan bulunuyor. Bazıları Birlemiş Milletler’e yapılan başvurunun sembolik olduğunu düşünüyor. Siyasi açıdan bunun bir birlik içinde yapıldığını söyleyebilir miyiz?”

Abdel Bari Atwan:

“Birleşmiş Milletler’e gitmek için tam bir fikir birliğine varıldı. Çünkü Mahmud Abbas’ın bundan başka seçeneği yoktu. Barış görüşmeleri tamamıyla tükenmişti. Arap dünyası ise büyük bir değişimin içine girdi ve devrimler yaşandı. Rejimleri bölünüyor ve karşılaştıkları iç sorunları çözmeye çalışıyordu. İşte Filistinliler, BM’ye tüm bunlar yaşanırken gidiyor. Onlara, Filistinlilerin

çaba göstermeye ve sorumluluk almaya hazır olduklarını kanıtlamak istiyor. Dörtlü görüşmeler ve İsrail ile yapılan müzakereler hiçbir sonuca ulaşmadı. Bunun sonucunda da Filistinliler başvuruyu, sonuçlarını ve Filistinli yetkililerin neler yapacağını görmek için beklemeye başladı.”

euronews :

“Filistinliler Güvenlik Konseyi’nde tanınsın ya da tanınmasın sizce bundan sonra onları ne bekliyor?”

Abdel Bari Atwan:

“Tanınmalarının ya da tanınmamalarının bir şeyi değiştireceğini sanmıyorum. 1988’de Filistin Ulusal Konseyi 1967 sınırları üzerinde bir Filistin Devleti’nin kurulduğunu açıklamıştı. Bu sayede 113 ülkenin kendisini tanımasını sağladı ve büyükelçilikler açtı. Fakat hiçbir şey değişmedi. Devrimler şiddete başvurulmadan yapılan direnişlerle ve halktan gelirse mümkündür. Çünkü bu, istilanın İsrail’e pahalıya mal olmasına yol açar.”

euronews:

“Başkan Obama, BM’nin Filistin’i yeni bir üye olarak kabul etmesi isteğinde bulunmuştu. Şimdiyse bunu önlemeye hazırlanıyor. Sizce veto, Amerika’nın Arap müttefiklerini kaybetmesine yol açabilir mi?”

Abdel Bari Atwan:

“Vetonun Amerika’ya Arap müttefiklerini kaybettireceğini sanmıyorum. Fakat Arap halklarını gittikçe daha fazla karşılarına alacakları kesin. Arap ülkelerindeki Amerikan elçiliklerinin önünde daha fazla gösteri düzenlenecek. Arap halkı büyük bir değişimden geçiyor. Eğer ki Amerika eski politikalarını uygulamaya devam ederse, bu hem kendini, hem çıkarlarını hem de müttefiklerini olumsuz yönde etkiler.”

euronews :

“AB, Filistin’in başvurusunu destekleyip desteklemeyeceğine henüz karar vermedi. Sizce Avrupa pozisyonunda neden bu kadar bocalıyor?”

Abdel Bari Atwan:

“Avrupa’nın tavrını çok kararsız ve utanç verici buluyorum. Eğer Avrupa Birliği, dörtlü görüşmelerin baş aktörlerinden biri olarak haklarının tanınması için çalışan Filistin halkını desteklemezse çok şey kaybeder. Avrupa, bölgedeki tüm yüksek tansiyona, oluşmakta olan yeni demokratik hükümetlere rağmen izole edilmiş İsrail’i desteklemeye devam ederse en büyük kaybeden o olur. Bunun sonucu olarak Avrupa’ya büyük bir göç başlar, saldırılar yaşanabilir. Bence Avrupa Birliği kendi güvenliğini ve çıkarlarını düşünmeli ve Filistinlilerin mücadelesine destek vermelidir. Birleşmiş Milletler’in alacağı kararda Filistin’in tanınmasını açık ve net bir şekilde desteklemelidir.”