Son Dakika

"İsrail hükümeti halkının çıkarlarının tersi kararlar alıyor"

Okunan haber:

"İsrail hükümeti halkının çıkarlarının tersi kararlar alıyor"

Metin boyutu Aa Aa

Toprak meselesi İsrail-Filistin sorununda anlaşmazlıkların hep temelini oluşturdu ve hiç çözülemedi. Bu konuda yorumlarını almak üzere Orta Doğu uzmanlarından Alain Gresh ile birlikteyiz.

Sophie Desjardin, euronews:

“Oslo Anlaşması’ndan beri İsrail ile Filistin arasındaki barış müzakereleri kronikleşen problemler üzerinde tıkanmış durumda: Bunlar sığınmacılar, iki tarafın başkent ilan ettiği Kudüs ve Yahudi yerleşkeleri. Odak noktalarında toprak olan bu sorunların çözümü mümkün mü?

Alain Gresh:

“Bakın 1947’de oylanan ve daha sonra onaylanan Filistin’in paylaşılması gibi Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Hukuk tarafından belirlenmiş prensipler bulunuyor. Bunların ilki İsrail’in yanında bir Filistin Devleti’nin kurulması, ikincisiyse 1967’de yasal olmayan bir şekilde İsrail’in işgal ettiği topraklar üzerinde bir Filistin Devleti kurulabilmesi. İşte anlaşmazlığın yasal temelini bu oluşturuyor. Sorunlar bu noktadan itibaren çözülmeli.”

euronews:

“Filistin tarafında istikrarlı, sınırları kesinleştirilmiş, demokratik bir şekilde yönetime gelmiş bir hükümete sahip bir devlet; siyasi istikrarsızlık ve oynak bir zeminin hüküm sürdüğü İsrail’e daha fazla nasıl zarar verebilir? İsrail’in bir devlet kurulmasına böylesine karşı çıkmasının arkasında başka bir sebep mi var?”

Alain Gresh:

“Bence şu anda İsrail hükümeti halkının çıkarlarının tersi kararlar alıyor. Çünkü hükümet etnik ve milliyetçi bir siyaset yürütüyor. Bu politika İsraillilere, komşularından üstün olduklarını, her hakka sahip olduklarını, Filistin üzerinde 4 bin yıllık bir hakları olduğunu düşündürtüyor. Fakat bu tarihten gelen hak aslında çok garip bir iddia. Çünkü eğer halkların 4 bin yıl önceki haklarını göz önünde bulunduracak olursak bazı bölgelerin Fransızların elinde olduğunu bu yüzden de Almanya ile savaşa girmemiz gerektiğini görürüz. Yani buradaki söylem tam anlamıyla ideolojik ve güce dayanıyor.”

euronews:

“Diğer taraftansa İsrail her fırsatta güvenlik sorununu öne sürüyor. Bu iddia hala geçerli mi?”

Alain Gresh:

“Sorun, İsrail’in güvenliğini neyin sağlayacağında bulunuyor. Acaba bu, işgale devam ederek mi yoksa milyonlarca Filistinliyi işgal altında tutarak mı mümkün olacak? Güvenlik endişesinin giderilmesiyse sadece barış olursa mümkün. Ve eğer uluslararası teminatlar gerekirse, güvenliğin sağlanması için Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri bölgeye asker göndermeye hazır olduğunu tekrar tekrar söyledi.”

euronews:

“Batı Şeria’da 1967’den beri 300 bin kişinin yaşadığı 130 Yahudi yerleşim bölgesi oluşturuldu. Bu bölgeler hakkında ne yapılabilir? İki halkın barış içinde yaşamasında bu durum bir engel teşkil ediyor mu?”

Alain Gresh:

“Öncelikle şunu hatırlatmak lazım. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yapılacak oy Filistin’in ‘gözlemci devlet’ hakkını elde etmesini sağlayacak. Çünkü tam üyelik yolu Amerikan vetosu yüzünden kapanmış durumda. Bu durum Filistin’e Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin kapısını çalarak bazı İsrailli yetkilileri dava etme hakkı verecek. Özellikle savaş suçu sayılan bu yerleşkeler konusunda davalar olacak. Şu anda Filistinliler sınırlar hakkında bazı küçük değişikliklerin yapılabileceğini böylece yerleşim bölgelerinin bazılarının İsrail’de kalmasını kabul etti. Fakat bu aynı zamanda ondan fazla yerleşim bölgesinin ortadan kaldırılması anlamına geliyor. Bu mali olarak mümkün fakat siyasi olarak İsrail hükümeti için çok zor olacak.”