Son Dakika

Okunan haber:

Dönüm noktasında bir ülke: Ukrayna


focus

Dönüm noktasında bir ülke: Ukrayna

Ukrayna tarihinin en kritik dönemeçlerinden birini 2011 yılında geçiyor. Yıllardır süren müzakereler sonucunda Avrupa Birliği ile serbest ticaret anlaşmasında sona gelinirken eski Başbakan Yulia Timoşenko’nun yargılanması ülke manşetlerindeki yerini alıyor. Avrupalı politikacılar ise Timoşenko’nun davasının politik bir süreç olmasından endişe ediyor. İşte böyle bir dönemde, 2011 başlığı, ‘Avrupa Stratejileri’ olan Yalta Konferansı’nda, Avrupa Birliği ve Ukrayna’nın bir ortak gelecekte buluşmasının yolları tartışıldı.

Avrupa Birliği’nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Stefan Fule seminerde durumu şu sözlerle özetledi:

“Birlik anlaşmalarında orta yolu bulmaya çalışıyoruz ki epey yol kat ettik diyebilirim. Bu durum Ukrayna’nın da tüm kaynaklardan eşit haklarda ve özgürlükte yararlanabilmesini sağlayacak. Bunlara mahkeme salonları da dahil.’‘

Srefan Fuele, mahkeme salonları derken neyi kastediyordu? Turuncu Devrim’in Demir Lady’si Timoşenko, 2009 yılında Rusya ile yaptığı gaz anlaşması nedeniyle 6 haftadır tutuklu yargılanıyor. Ukrayna’yı zarara uğrattığı gerekçesiyle dava konusu olan bu imza, Ukrayna ve Rusya’yı bir kez daha taraf haline getirdi. Ukrayna Devlet Başkanı Yanukovich durumu Yalta’da açıkladı:

“Biz duygularımızla hareket etmiyoruz. Biz Rusya ile stratejik partner olmaya devam edeceğiz.”

Şu sıralar muhalefette olan eski Ekonomi Bakanı ve Ukrayna Sözcüsü Arseniy Yatsenyuk ise, Rusya ile gelinen noktanın gerginlik yarattığını kabul ederek her anlaşmanın adaletli olması gerektiğinin altını çizdi.

Arseniy Yatsenyuk yaptığı açıklamada;

“Biz Rusya’dan indirim talep etmiyoruz. Bedava gaz da istemiyoruz. Yalnızca eşit hak talep ediyoruz ve geçtiğimiz bir buçuk yıl yapılan gibi Rusya’ya bağışta bulunamayacağımızı söylüyoruz.’‘ diyerek rengini belli etti.

Rusya ise, Yalta toplantılarıyla aynı tarihlerde Sochi’de bir konferans düzenlendi. Güney Akım Boru Hattı adı altında, Rus doğalgazının Karadeniz altından Avrupa’ya ulaşmasını sağlayacak yeni bir anlaşma imzalandı.

Rus Gazprom ile Avrupalı üç firma arasında varılan anlaşma kapsamında inşa edilecek olan Güney Akım boru hattı Ukrayna’yı devre dışı bırakıyor.

İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt yaptığı konuşmada;

‘‘Ukrayna’nın geleceği birçok Avrupa ülkesi gibi, üretime, turizm ve ulaştırmaya bağlıdır diyebiliriz, tabi biraz da doğalgaz konularına, ancak şu an yaşanan bir bağımlılık gibi değil.’‘ dedi.

Ukrayna stratejik konumu ile Avrupa tutkusunun ve enerji ihtiyacı ile politik uzlaşmazlıkların, düşünce özgürlüğü ihlallerinin arasında kalacağa benziyor.

Ülkenin demokrasi yolunda dengeyi tutturup tutturamayacağı ve gerekli reformları ne derece gerçekleştirebileceğini ise önümüzdeki günler gösterecek.

Nataliia Liubchenkova