Son Dakika

Okunan haber:

"Yerleşim Bölgeleri sayesinde İsrail Filistinlileri oldu bittiye getirdi"


Batı Şeria

"Yerleşim Bölgeleri sayesinde İsrail Filistinlileri oldu bittiye getirdi"

Filistin’in Birleşmiş Milletler’de devlet olarak ilan edilmesi bu devletin nerede kurulacağı ve sınırlarının nasıl olacağı sorularını da beraberinde getiriyor. Her metrekarenin tartışma konusu olduğu bölgedeyse bu sorulara yanıt bulmak neredeyse imkansız. Haritalarsa Filistinlilerin bulundukları bölgelerin fazlasıyla bölündüğünü gösteriyor. Halil Tafkçi Kudüs’teki Doğu Evi’nde harita gözlem bölümünde çalışıyor. Araştırmacı, Kudüs ve Batı Şeria’daki toprakların kullanımını ve Yahudi yerleşkelerinin genişlemelerini inceliyor:

“Haritaya bir göz atacak olursak İsrail’in bölgeyi kuzey, orta ve güney olarak üçe böldüğünü farkederiz. Böylece İsrail Filistinlilerin yer değişikliklerini kontrol altında tutuyor. Böylece Kudüs, Kalkila, Tolkarme ve Ramallah ile banliyöleri arasında geçişler kontrol ediliyor.”

1967’den beri İsrail Batı Şeria’daki 130 yerleşim bölgesi inşaatına aralıksız devam etti. Bölge halkının nüfusu 1977’de 4400 iken, 2009’da 306 bine ulaştı:

“100 bin hanede yaklaşık 500 bin kişinin bölgeyi terk etmesini istemek çok zor olacak. Diğer bir deyişle İsrail bu inşaatları genişleterek bizi oldu bittiye getirdi. Bu yüzden şu anda Filistinlilerin işe yarar bir çözüm bulmaları gerekli.”

İşe yarar bir çözümse toprak değişiminden geçiyor. Fakat bu seçeneğin de riskleri bulunuyor.

“Toprak değişimi İsrail’de yaşayan bazı Filistinlilierin yerlerinden edilmelerine, sulak ve revaçtaki bölgelerin işgal edilmesine neden olabilir.”

Toprakların değişimi bu noktada iki halkın bir arada yaşama sorunuyla birleşiyor. Muhabirimizse BM’de Filistin’in resmi olarak tanınmasının bile bu sorunları çözmede yetersiz olduğunu kanısında:

“Filistin’in Birleşmiş Milletler tarafından bir devlet olarak tanınması aslında çok da fazla bir şey ifade etmiyor. Batı Şeria’daki Yahudi yerleşimleri yeni Filistin Devleti’nin önündeki en büyük engeli oluşturuyor.”

Halil Tafkçi Kudüs’teki Doğu Evi’nde harita gözlem bölümünde çalışıyor. Araştırmacı, Kudüs ve Batı Şeria’daki toprakların kullanımını ve Yahudi yerleşkelerinin genişlemelerini inceliyor:

“Haritaya bir göz atacak olursak İsrail’in bölgeyi kuzey, orta ve güney olarak üçe böldüğünü farkederiz. Böylece İsrail Filistinlilerin yer değişikliklerini kontrol altında tutuyor. Böylece Kudüs, Kalkila, Tolkarme ve Ramallah ile banliyöleri arasında geçişler kontrol ediliyor.”

1967’den beri Batı Şeria’daki 130 yerleşim bölgesi inşaatlarına aralıksız devam etti. Bölge halkının nüfusu 1977’de 4400 iken, 2009’da 306 bine ulaştı:

“100 bin hanede yaklaşık 500 bin kişinin bölgeyi terk etmesini istemek çok zor olacak. Diğer bir deyişle İsrail bu inşaatları genişleterek bizi oldu bittiye getirdi. Bu yüzden şu anda Filistinlilerin işe yarar bir çözüm bulmaları gerekli.”

İşe yarar bir çözümse toprak değişiminden geçiyor. Fakat bu seçeneğin de riskleri bulunuyor.

“Toprak değişimi İsrail’de yaşayan bazı Filistinlilierin yerlerinden edilmelerine, sulak ve revaçtaki bölgelerin işgal edilmesine neden olabilir.”

Toprakların değişimi bu noktada iki halkın bir arada yaşama sorunuyla birleşiyor. Muhabirimizse BM’de Filistin’in resmi olarak tanınmasının bile bu sorunları çözmede yetersiz olduğunu kanısında:

“Filistin’in Birleşmiş Milletler tarafından bir devlet olarak tanınması aslında çok da fazla bir şey ifade etmiyor. Batı Şeria’daki Yahudi yerleşimleri yeni Filistin Devleti’nin önündeki en büyük engeli oluşturuyor.”