Son Dakika

Okunan haber:

En fantastik Türk film festivali: Fantasturka


KÜLTÜR

En fantastik Türk film festivali: Fantasturka

Başkent Ankara, 23 – 25 Eylül 2011 tarihleri arasında, Türkiye’deki film festivalleri takviminde şimdiye kadar bir benzeri daha yer almamış, son derece sıra dışı bir sinemasal etkinliğe sahne oldu. Şimdiki genç kuşağın belki de varlığından bile haberi olmadığı ama yaşı 40 ve üzerindekiler için bir zamanlar sıra dışı ve bir o kadar da renkli dünyaların kapılarını açan filmler ve bu filmlerin kahramanları, yıllar sonra tekrar sevenleriyle bir araya geldi.

Türk sinema tarihinin, geçmişte her biri çok büyük maddî ve manevî zorluklar eşliğinde çekilen bilim-kurgu, korku, gerilim, polisiye, western, kahramanlık fantezisi ve benzer türlerdeki yapıtları arasından oluşturulmuş zengin bir seçkiyle perdelerini açan FANTASTURKA / 1. Türk İşi Fantastik Film Festivali, 30 dolayında uzun ve kısa metrajlı filmi izleyicilerle buluşturduğu gibi, Türk fantastik film sektörünün en önemli ustalarını da sevenleriyle tadına doyulmaz söyleşiler eşliğinde bir araya getirdi. Festival bununla da kalmadı, zaman içinde her biri “yaşayan birer efsane”ye dönüşen bu sanatçıları “Hayat Boyu Başarı Ödülleri”yle onurlandırdı.


‘Dünya’yı Kurtaran Adam’ı dünya sinemasına kazandıran 72 yaşındaki yönetmen ve senarist Çetin İnanç festivalin ağır toplarından biriydi.

Küskün ustalar sahneye çıktı

Türk kısa filmciliğine 2006 yılından bu yana “Ankara İkinci El Kısa Metrajlı Film Festivali”ni sunan ekibin organizasyonu ve sinema yazarı Ali Murat Güven’in danışmanlığında düzenlenen “Fantasturka”, hem uzun, hem de kısa metrajlı yapıtlardan oluşan ilginç bir film seçkisinin dışında, ya erkenden emekli olup kabuğuna çekilmiş, ya da küskün ve kırgın olduğundan dolayı uzun yıllardır basının önüne çıkmayan bir dizi büyük sanatçıyı da yeniden sinemaseverlerle buluşturdu. Kimler yoktu ki? Meslektaşları arasında “Çiko” lâkabıyla da tanınan 72 yaşındaki yönetmen ve senarist Çetin İnanç bunlardan biriydi. İnanç‘ı uzun uzadıya anlatmaya gerek yok aslında. Günümüzde “trash cinema” kategorisinde dünya çapında bir klasik olarak kabul edilen 1982 yapımı “Dünyayı Kurtaran Adam”ı hatırlatmamız yeterli olabilir.

Süre ve bütçe açısından çok zorlandığında uzun metrajlı bir sinema filmini bir haftada çekip bitirebildiği için “jet” lâkabına lâyık görülen İnanç’ın filmografisinde 150 dolayında sinema ve televizyon dizisi bulunmakta. Sanatçının aynı kategorideki diğer bazı önemli filmleri ise “Çelik Bilek” (1967), “Killing Canilere Karşı” (1967), “Kızıl Maske” (1968), “Demir Pençe: Casuslar Savaşı” (1969), “Demir Pençe: Korsan Adam” (1969), “Çeko” (1970), “Kinova” (1971), “Ölüm Savaşçısı” (1984), “Korkusuz” (1986).

Yarasa adam: Levent Çakır

“Fantasturka”da sahne alan bir diğer büyük fantastik sinema emektarı ise, özelikle 1960’lar ve 70’ler boyunca bu kategorideki düzinelerce filmde başrolü üstlenen aktör Levent Çakır oldu. Doğum yeri olan Edirne’de uzun yıllardır gözlerden uzak bir hayat süren ve pek nadiren İstanbul’a gelerek televizyon dizilerinde yaşına uygun karakter rolleri üstlenen bu sanatçı da Türk fantastik sinemasının tarihinde milat oluşturan kimi kült yapıtlardaki başarılı performanslarıyla hatırlanıyor. Aslen çekirdekten yetişme bir ip cambazı olan Çakır, atletik fiziği ve tehlikeli gösterilerdeki çılgınca cesareti nedeniyle 1960’ların ortalarında Yeşilçam tarafından keşfedilmiş, sonrasında ise önce dublörlüğe, ardından da serüven filmleri oyunculuğuna terfî etmişti. Sevenleri Çakır’ı “Üç süpermen olimpiyatlarda”, “Yarasa adam”, “Kızıl maske’nin intikamı”, “Süper adam”, “Zagor kara bela” ve “Zagor kara korsan’ın hazineleri” gibi filmlerinden hatırlayacaktır.

Beyaz perdenin ilk ve tek Zagor’u

Dünya sinema tarihinde, İtalyan kökenli popüler çizgi roman kahramanı “Zagor”u beyaz perdede ete kemiğe büründürerek canlandırmış ilk ve tek aktör olan Çakır, 30 yıldır film arşivlerinde kayıp olan Türkiye yapımı iki Zagor filminin uzun arayışlardan sonra geçen yıl yeniden gün ışığına çıkartılması üzerine bir kez daha medyanın gündemine gelmiş ve Zagor karakterinin yaratıcısı, efsanevî İtalyan çizer Gallieno Ferri sırf kendisiyle tanışmak ve bu kayıp filmleri izlemek üzere 2010 yılı sonbaharında ülkemizi ziyaret etmişti.


İtalyan kökenli popüler çizgi roman kahramanı “Zagor”u beyaz perdede ete kemiğe büründürerek canlandırmış ilk ve tek aktör olan Levent Çakır da Fantasturka’da sevenleriyle buluştu.

Halen 61 yaşında olan Çakır’ın filmografisinde, Nişan Hançer’in ardı ardına yönettiği 1970 tarihli iki “Zagor” filminin (Zagor: Kara Bela ve Zagor: Kara Korsan’ın Hazineleri) yanı sıra “Tarkan: Gümüş Eyer” (1970), “Süper Adam” (1971), “Maskeli Üçler” (1971), “Kızıl Maske’nin İntikamı” (1971), “Çılgın Kız ve Üç Süper Adam” (1973), “Bedmen / Yarasa Adam” (1973), “Ramo / Türk Rambo’su” (1986) gibi birbirinden nadide örnekler yer alıyor.

‘Süpermen’i döndüren’ Türk: Kunt Tulgar

Fantasturka’nın ağır toplarından biri de oyuncu ve yönetmen Kunt Tulgar oldu. Sinemaya henüz 4 yaşındayken, Orhan Atadeniz’in yönettiği “Tarzan İstanbul’da” filminde çocuk yıldız olarak giriş yapan Tulgar, zamanla usta bir sinema emekçisine dönüşecekti. Tulgar’ın beyazperdede en çok hatırlanan karakteri ise 1973 tarihli bir Yılmaz Atadeniz fantazisi olan “Yılmayan Şeytan”daki acar polis dedektifi Tekin’dir. Yönetmenlik kariyerindeki zirvesine ise 1979 yılında “Süpermen Dönüyor” ile ulaşan Tulgar, Yeşilçam’ın son yıllarda gitgide değişen yapım koşulları ve farklılaşan izleyici beğenilerine rağmen, günümüzde hâlâ sinemadan bütünüyle kopmadığı bir hayat sürüyor. 63 yaşındaki Tulgar da hem birbirinden çılgın filmleri, hem de tadına doyulmaz sohbetiyle Fantasturka’ya renk kattı.


Festival, Türk fantastik sinema tarihine yaptığı katkılarla tanınan Yunanlı filmci Vassilis Barounis’i de unutmadı ve Fantasturka Onur Ödülü’ne layık gördü.

Fantastik olduğu kadar vefalı da bir festival

“Fantasturka”, fantastik sinema kategorisine dahil edilebilecek türden düşük bütçeli yerli filmlerin ülkemizde aşağılama yerine saygı ile karşılanması ve bu zor türün yerli örneklerinin ‘peşin bir alaycılık’la değil, üretildikleri dönemin sosyal, ekonomik, yönetsel ve kültürel koşullarına göre daha bir sağduyuyla ele alınması için sağlığında çok büyük mücadeleler veren merhum sinema yazarı, sinema tarihi araştırmacısı, karikatürist ve kısa filmci Metin Demirhan’ın hatırasına ithaf edildi. 2007 yılında, henüz 42 yaşındayken geçirdiği bir beyin kanaması sonucu vefat eden Demirhan ile çocukluk arkadaşı olan festival danışmanı Ali Murat Güven, “Türkiye’de fantastik sinemanın adının geçtiği istisnasız her ortamda, sevgili Metin’in isminin de mutlaka sevgiyle, saygıyla yad edilmesini arzuluyoruz. Bu yüzden, kendisinin sağlığındaki en büyük hayâllerinden biri olan böyle bir toplu gösteriyi de yine ona ithaf ettik. Fantasturka yaşadıkça, sevgili dostumuzun ismi de bu festivalin etkinlik ortamlarında her yıl bir bayrak gibi dalgalanacaktır” şeklinde konuştu. Festival’in vefası Demirhan’la sınırlı kalmadı. Kunt Tulgar, festivalin ardından Atina’ya giderek, bir kanser kliniğinde ömrünün son günlerini yaşayan ve Türk fantastik sinema tarihine yaptığı katkılarla tanınan Yunanlı filmci Vassilis Barounis’e Fantasturka Onur Ödülü’nü hasta yatağında takdim etti. 23 Ekim Cuma günü Ankara-Kızılırmak Sineması’nın 4 numaralı salonundaki film gösterileriyle başlayan festival, 25 Eylül Pazar akşamı aynı sinema kompleksinin büyük salonundaki ödül töreniyle sona erdi.


Festival danışmanı ve sinema yazarı Ali Murat Güven, kült aktör Kunt Tulgar ile birlikte

Sinemaya gönül verenlerin festivali oldu

“Fantasturka” organizasyon komitesinde Güven ve Ankara İkinci El Kısa Metrajlı Film Festivali’nin fikir babası ve genel yönetmeni Kerem Akkoyunlu’nun yanısıra Duygu Gür, Esma Kor, Alper Dağlı, Anıl Kaya, Erinç Ulusoy, İlker Kocatepe gibi genç sinema gönüllüleri de yer aldı.

Basın sponsorluğunu sinema kültürü siteleri arasında yer alan “Sadibey”, “Öteki Sinema”, “Sinematik”, “Ekşi Sinema” ve “Ters Ninja”nın üstlendiği “Fantasturka’ya”, Çizgi Roman Derneği, 1001 Roman Çizgi Romancılık Basım – Dağıtım, Ankara Kısa Filmciler Derneği, Hermes Ofset, Kelle Koltukta Kreatif Ajans, Su’Dem Restaurant, EskiYeni Bar, Ankara AnkaMALL Alışveriş Merkezi gibi STÖ ve şirketler de ulaşım, konaklama, toplantı – gösteri mekânları, tanıtım materyallerinin tasarımı ve baskısı, catering, arşiv belgeleri ve filmlerin tedariki gibi alanlarda destek verdi.

Ali Çimen

Editörün Seçtikleri

Bir sonraki konu
"Les Hommes Libres" vizyona girdi

KÜLTÜR

"Les Hommes Libres" vizyona girdi