Son Dakika

Okunan haber:

Eroğlu: AB ve ABD Rumları şımartıyor


DÜNYA

Eroğlu: AB ve ABD Rumları şımartıyor

Yıllardır süren ve bir türlü çözümlenemeyen Kıbrıs konusu, artık sadece bir Türk-Yunan sorunu değil. Geçtiğimiz ay patlak veren petrol krizi ve İsrail’in de işin içine girmesiyle mesele, bir Ortadoğu soruna dönüştü.

Yükselen gerilim, taraflar arasında süren birleşme müzakerelerini de tehdit ediyor.

Euronews muhabiri Bora Bayraktar, Ada’da gelinen son noktayı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile konuştu.

Bora Bayraktar, euronews:
Efendim katıldığınız için çok teşekkür ederiz. Öncelikle şunu sormak istiyorum; Ada’da üç yıldır görüşmeler devam ediyor. Siz son bir yılını devraldınız. Tam da Türkiye’nin görüşmeler sonsuza dek sürmez dediği bir anda bu petrol krizi, Rum kesiminin petrol arama krizi patlak verdi. Sizce bu ikisinin rast gelmesi bir tesadüf müdür?

KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu:
Asla tesadüf değil herhalde. Çünkü bu petrol konusu yıllardan beri konuşulur. Ama görüşmelerin devam ettiği bir zamanda, yoğunlaştırılmış bir şekilde görüşmelere devam ederken Rum tarafının birden kazıya başlaması tabii ki hoş bir şey değil. Bunun görüşmelere menfi bir etkisinin olacağını ben sayın Hristofyas’a söyleyerek ertelemesini istemiştim. Eğer ertelenmezse bizim de atacağımız adımlar olacak. Ama bunu heralde dikkate almak istemedi. Aslında Rum tarafının yani Hristofyas’ın şimdi başlatmasının bana göre iki nedeni var. Bir, deniz üssündeki infilak nedeniyle 13 kişi vefat etmişti olayda, zedelenen sempatisini arttırmak için. İkincisi Türkiye’ye karşı bir hareket gibi gösterip milliyetçi cephe karşısındaki, yanına çekmek için başlattığı bir harekettir. Aslında Rum tarafının anlaşmaya pek niyeti yok. Bu anlaşmaları, görüşmeleri de menfi etkiler düşüncesiyle üçüncü bir neden olarak bunu başlatmış olabilir. Yani tesadüf değil bilinçli yapılmış bir davranış biçimidir.

euronews:
Yani tek taraflı bir adım attılar. Siz de tek taraflı bir karşılık verdiniz. Türkiye ile anlaşarak

Derviş Eroğlu:
Ben söyledim, Sizin hakkınız olduğu kadar bu denizaltı zenginliklerinde bizim de hakkımız vardır. Zaten dolayısıyla Ekim ayında durum az çok belli olacaktır. Yapılacak üçlü zirvede anlaşma olup olmayacağını o günkü toplantıda anlayacağız. Dolayısıyla Ekim sonuna kadar erteleyiniz birlikte değerlendirelim. Eğer bizim de hakkımız vardır diyorsanız ki öyle diyorsunuz o zaman aslında bu araştırmayı kime vereceğimiz hangi şirketle ortaklık yapacağımıza yine birlikte vereceğimiz bir karar olması gerekirken yine siz tek başınıza hareket ediyorsunuz. Biz burada art niyet görüyoruz. Bunları demiş olmamıza rağmen olayı devam ettirmiştir ve bugün gördüğünüz gibi biz deTürkiye Başbakanı Sayın Tayyip Erdogan ile yaptığımız bir anlaşmayla, hükümetimizin verdiği yetkiyle, Türk Petrolleri Anonim Ortaklığı sismik aramaya başlamıştır.

euronews:
Peki efendim bu kriz daha da tırmandıracak bir adım mı sizce ne bekliyorsunuz.

Derviş Eroğlu:
Bence Türkiye’nin ve bizim herhangi bir olay çıkarma düşüncemiz yok. Ama Türk gemileri sismik araştırma yaparken herhangi bir müdahale olursa Rum tarafından ya da Rumlarla işbirliği içinde olan İsrail tarafından, tabi bu cevapsız kalmayacak. Ama bizim temennimiz böyle bir olayın olmamasıdır. Ama olursa, dediğim gibi bunu cevapsız bırakmayız. Yalnız bizim kavga çıkarmaya, savaş çıkarmaya hiç niyetimiz yoktur.

euronews:
Amerikan Dışişleri Bakanlığı sözcüsünün bir açıklaması var. Rum tarafının petrol arama çabalarını desteklediklerini söylüyorlar. Siz bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Amerika’nın tutumu olsun, Avrupa Birliği’nin tutumu olsun bu krizde?

Derviş Eroğlu:
Tabi ABD de AB de taraftır. Avrupa Birliği’nin üyesi olduğu için Rum tarafı tabi ki kendi üyesini koruyacak mesaj vermesi doğal. ABD’nin bir şirketidir Noble şirketi dolayısıyla o da taraftır. Ama geçen gün ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan bir açıklama olmuştu. Özellikle benim sayın genel sekretere sunmuş olduğum 4 maddelik öneriyi destekler mahiyette bir açıklamaları olmuştur. Bu da müspet tarafı. Ama bence bu verdikleri destekle Rum tarafını şımartmanın hiçbir anlamı yoktur. Çünkü yıllardan beri şımarttıkları bu Rum tarafı, müzakere masasına hiçbir anlaşma yapmamak için oturdu. Zaman zaman da ‘‘biz yıllardan beri anlaşma ister gibi müzakere masasına oturduk” Sayın Klerides’in hatıralarında bu vardır. ‘‘Ama hiçbir anlaşmaya imza koymadık’‘ diye övündüklerini görüyoruz. Onun için artık Kıbrıs’ta bir anlaşma istiyorsa Avrupa Birliği veya Amerika Birleşik Devletleri, Rumları şımartmak değil Rumları anlaşmaya teşvik edici bazı kararlar alması gerek. Mesela bizim üzerimizdeki ambargoları kaldırmaları Rumları anlaşmaya teşvik eden bir olay, zorlayan bir olay olacaktır.

euronews:
Sizce ayrılık mı olmalı nihai çözüm olarak?

Derviş Eroğlu:
Şimdi tabi ki müzakere masasında federal bir cumhuriyet, yeni bir devlet kurmaya çalışıyoruz. Bu mümkün değilse tabi ki alternatiflerden bir tanesi bu olabilir. Nitekim son günlerde Güney Kıbrıs’ta bu konuşulmaya tartışılmaya başlanmış gelen bilgilere göre. Ama ben tabi şu anda bunu söyleyecek pozisyonda değilim. Çünkü benim gündemimde federal cumhuriyet ama yeni bir ortaklık, Kıbrıs Cumhuriyeti ‘nin devamı değil yeni bir devlet, yeni bir ortaklık devleti kurmak vardır.

euronews:
Avrupa Birliği’nin tavrını nasıl değerlendiriyorsunuz efendim? Türk tarafına verilen sözler var. Ambargoların kalkması yönünde. Referandumun üzerinden neredeyse 7 yıl geçti.

Derviş Eroğlu:
Bence Avrupa Birliği samimi davranmıyor. Taraflıdır. Mesela bu New York’a gidişimizden önce yani BM Genel Kurulu için New York’a gitmeden önce Sayın Füle, AB Genişlemeden Sorumlu Komisyon Üyesi beni aradı. Bu petrol dogal gaz aramayla ilgili fazla ileri gidilmemesi gerekir gibilerden sözlerle görevini yapmaya çalışmıştır. Ama bu sözleri bize değil Rum tarafına söylemeniz lazım. ‘Söyledik’ dediler. O zaman daha sert söylemeniz lazım ki bu arayıştan vazgeçsinler. Neticede bizim üyemizdir. Telefon konuşmasından daha ileriye gidemeyiz şeklinde cevap verdiler. Yani bu konuda etkili olmayacaklarını söylemişlerdir. Ama üyemizdir dediği zaman biz üyemizin de yanındayız mesajını vermektedir. Yani Rum tarafını cesaretlendirmektedirler. Şimdi aslında Kıbrıs meselesinin tartışılmayan tarafı kalmamıştır. Burada eksik olan niyettir. Rum tarafının uzlaşma, anlaşma, bizimle paylaşma niyeti olmadığı için zamana oynamaktadır. Şimdi de zamana oynadıklarını söyleyebilirim. Dediğiniz gibi gelecek yılın ikinci yarısında dönem başkanı olacak Kıbrıs Rum Yönetimi. Ve dönem başkanlığı biter bitmez 2013 yılının Şubat ayında da cumhurbaşkanlığı seçimi vardır.

''Türkiye, Kıbrıs'ı tanımayarak AB'yi aşağılıyor''

DÜNYA

''Türkiye, Kıbrıs'ı tanımayarak AB'yi aşağılıyor''