Son Dakika

Okunan haber:

Polonya 'ikinci Tusk' dönemine hazırlanıyor


Polonya

Polonya 'ikinci Tusk' dönemine hazırlanıyor

Avrupa Birliği’nin en parlak ekonomilerinden Polonya bu pazar seçimlere gidiyor. Başbakan Donald Tusk’sa seçimleri ikinci defa kazanarak 1989’dan beri görülmemiş bir ilke imza atmakta kararlı. Komünist rejimin sona erdiği bu yıldan beri hiçbir başbakan ikinci defa seçilmeyi başarabilmiş değil.

Sağcı ve liberal başbakanın en büyük rakibi ise diğer bir sağcı lider Jaroslaw Kaçinski. Fakat yarışında muhafazakar lidere pek de şans tanınmıyor. Yakalanan ekonomik başarı terazinin Tusk lehine değişmesine yol açıyor.

İki lider arasında ezeli bir rekabet yaşanıyor. Polonya siyasi hayatına damgasını vuran Kaçinski kardeşler Tusk’a karşı ilk yenilgilerini 2007’de aldı. O dönemde Leh cumhurbaşkanlığı, Jaroslav ise başbakanlık görevindeydi.Tusk, başbakanlığı ikizlerin elinden alarak büyük bir ittifaka da son vermiş oldu.

Avrupa Birliği taraftarı liberal politikacı Avrupa kurumlarının kuvvetlendirilmesini ve özelleştirmelerin devam etmesini istiyor. Tusk, ‘daha az devlet daha çok girişimci’ fikrini savunuyor. Uyguladığı başarılı liberal politikaların ülkeyi krizden korumada çok büyük bir rol oynadığı düşünülüyor.

38 milyon nüfusa sahip ülke kriz döneminde kalkınmasını sürdürebilen tek Avrupa Birliği üyesi oldu. Gayri safi yurt içi hasılayı 2010’da yüzde 3.8 artıran Lehler, bütçe açığını ise 2012’de yüzde 6.5’ten 3’e düşürmeyi hedefliyor. Ülkedeki tek sorun işsizlik oranının hala çok yüksek olması. Bu parlak bilanço en büyük rakibi Kaçinski’nin seçimleri kazanma şansını düşürüyor. Hukuk ve Adalet Partisi’nin liderinin rakibini devirebilmesi için başka yollara başvurması şart.

Eski Cuhurbaşkanı Leh Kaçinski’nin 2010’da Smolensk’te hayatını kaybetmesi Jaroslaw’ın politikada tekrar yükselişe geçmesini sağladı. Politikacı kazada Rusların ve Tusk’un parmağı olduğunu ileri sürmekten de çekinmedi.

Kaçinski rakibinin aksine Avrupa karşıtı bir politika yürütüyor. Ruslar ve Almanlardan hoşlanmıyor. Brüksel ile de sık sık zıtlaşıyor. Muhafazakar lider, özelleştirmeleri istemiyor, milliyetçi akımları ön plana çıkarıyor.

Pazar günkü seçimlerde solcu partilere ise şans tanınmıyor. 2005’ten beri Leh solu büyük bir düşüş yaşıyor. Seçim araştırmalarında solun yüzde onluk bir oy oranına ulaşmasının bile mümkün olmadığı düşünülüyor.

Cameron: Jobs geride büyük bir miras bıraktı

ABD

Cameron: Jobs geride büyük bir miras bıraktı