Son Dakika

Avrupa Birliği artık somut tarih vermeli

Okunan haber:

Avrupa Birliği artık somut tarih vermeli

Metin boyutu Aa Aa

Avrupa Birliği Türkiye ile ilgili bir ilerleme raporu daha yayınladı. Geçmişte Türkiye’de büyük haber olan, saatlerce canlı yayınlarda irdelenen rapor artık eskisi gibi ilgi görmüyor. Ancak Avrupa Birliği ile ilişkilerin seyri açısından rapor önemli işaretler veriyor. Türkiye de rapor açıklandığı gün Dışişleri Bakanlığı’ndan yaptığı açıklama ile kayıtsız kalmadığını gösterdi. Türkiye’nin önemli AB uzmanlarından Dr. Cengiz Aktar raporu Euronews’a değerlendirdi. Aktar “artık Türkiye’ye tarih verilmesi şart” diye konuştu.

Bora Bayraktar: Avrupa Birliği’nin bu yılki ilerleme raporu yine Türkiye’ye yönelik bazı eleştirilerle dolu. Olumlu yönde de ifadeler var tabi. Basın özgürlüğü konusundaki eleştiriler sanki öne çıkıyor gibi. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz son raporu?

Cengiz Aktar: Bu 14. Rapor. Bilmediğimiz bir şey yok içersinde. Her raporda olduğu gibi artılar var eksiler var. Fakat Türkiye’nin ne müzakereleri ne de Avrupa Birliği ile olan siyasi diyalogu iyi gidiyor. Her ikisnde de ciddi sorunlar var. Epeydir yeni bir fasıl müzakereye açılamıyor. Avrupa Birliği Bakanlığı elinden geleni yapıyor. Ama genel bir isteksizlik var. Sadece Türkiye’de değil özellikle Avrupa’da isteksizlik var. Avrupa’nın işi başından aşmış durumda zaten. Muazzam bir finansal, mali krizle uğraşıyor. Genişleme ile ilgilenecek hali yok. Ama Türkiye’ye gelince zaten, maalesef çok derin bir çifte standart uygulaması söz konusu. Bunun böyle devam etmesi mümkün değil. Ha bir şey olmaz. Taraflardan hiçbiri havlu atmaz. Ama artık eteklerdeki taşları dökmenin vakti geldi. Türkiye artık Avrupalılarla bir kez daha masaya oturmalı diyorum. Zira Türkiye’nin AB üyesi olabilmesi için açık seçik, somut bir tarihe, bir hedefe ihtiyacı var. Biliyoruz ki yeni 7 yıllık bütçe döneminde Türkiye yok. Yani 2014-2020 bütçe döneminde Türkiye’nin üyeliği dikkate alınmamış. Dolayısıyla 2020 sonrası için bir tarih görünüyor. Ben bunun 2023 olabileceğini söylüyorum yıllardır. 2006’dan bu yana. Herhalde iş oraya doğru gidiyor. Önümüzdeki ilkbaharda Fransa’da hem milletvekili hem cumhurbaşkanı seçimi var. Ardından bir yıl sonra 2013 sonbaharında Almanya seçimleri var. Ondan sonra herhalde Türkiye’nin Avrupalılarla oturup artık bu işi ciddi ciddi konuşması ve yerlerde sürünen Avrupa Birliği adaylığını, üyelik sürecini tekrardan canlandırması gerekiyor. Bu karşılıklı bir çıkar ilişkisidir. Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin norm ve standartlarına ilkelerine ihtiyacı olduğu gibi Avrupa’nın da Türkiye gibi büyük ve istikrarlı bir ülkeye ihtiyacı vardır. Arap baharından söz ediliyor daha bitmedi yeni başlıyor. Arap ülkelerinde değişim isteyenlerin önem aldığı değişim modellerinden biri, belki de tek model Türkiye’dir. Avrupa da artık bunun farkına varıyor. Akademide bununla ilgili çalışmalar yapılıyor. Bu dikkate alınmayacak bir şey değil. Çünkü Avrupa’nın şunu anlaması gerekiyor. Avrupa kendi içinde istediği kadar istikrara sahip olsa etrafı yangın yerine döndüğü sürece rahat edemez. Bu eninde sonunda kendi ekonomik ve siyasi istikrarına zarar verecek kapasitede bir durum olacaktır. Dolayısıyla Avrupa’nın genişlemesi, istikrarı bütün yakın coğrafyasına yayması bu ülkelerin olduğu kadar kendi çıkarınadır.

Euronews: Kıbrıs Rum Kesimi’nin önümüzdeki yıl dönem başkanı olması ilişkileri daha da dibe mi vurduracak? Bu noktada siz bir çıkış görebiliyor musunuz?

Cengiz Aktar: Kıbrıs meselesi yıllardır süren bir mesele yeni değil. Maalesef daha da çözülmez bir mesele haline geliyor. Burada Gordion’un düğümünü artık kesmek gerekiyor. Türkiye isterse bu düğümü çözebilir. Çünkü ne olursa olsun şimdiki statükodan daha evladır. Bu mesele itişerek kakışarak çözülecek bir mesele değil. Burada herkesin çok sorumluluğu var. Avrupa Birliği’nin çok sorumluluğu var. Ne Kuzey Kıbrıs’a karşı sözünü tuttu ne çözümü sağlayabildi. Bölünmüş bir ülkeyi üye yaptı. Bütün bunların acısını Avrupa Birliği de çekiyor. Bu tip sorunlarda tarafların hiçbiri yüzde yüz haklı ya da haksız değildir. Bütün tarafların, AB’de dahil Doğu Akdeniz dahil bakalım bunu becerebilecek mi? Bu sadece adadaki tarafların atacağı adımlarla çözülemez. Çözülemezse Türkiye’nin başında sürekli bir sorun olarak kalacaktır. İnşallah müzakerelerden bir sonuç çıkar. Çünkü bu da Türkiye’nin AB ile müzakerelerine mutlaka olumlu yönde yansıyacaktır. 2012 Temmuz’unda Kıbrıs’ın dönem başkanlığından önce umalım ki bir hareketlilik olur ve kalıcı bir çözüm bulunur.

Euronews: Dışişleri Bakanlığı AB’nin ilerleme raporunu pek çok açıdan eleştirdi. Yöntemini de eleştirdi. Sadece olumsuzlukların öne çıkarıldığını, ilerlemelerin yeterince
yer almadığını vurguladı. Siz bu eleştirilere katılıyor musunuz?

Cengiz Aktar: Türkiye’nin demokrasisi, ekonomisi dört dörtlük değil. Raporda yazılanlar Türkiye için yenilik değil ki. Hepimizin bildiği şeyler. Türkiye’nin attığı adımlara, hükümetin yaptığı işlerin altını çiziyor. Yapamadıklarını da belirtiyor. İyi ya da kötü diyemeyiz.

Euronews: Peki Avrupa Birliği Türkiye için cazibesini yitirdi mi?

Cengiz Aktar: Cazibesini görünürde kaybetti. Ama gerçekte kaybetmedi. Alman Marshall Fonu’nun yaptığı uluslararası genel eğilimler çalışmasında Türkiye’nin AB’ye üyeliğine verdiği destek yüzde 48 oranında olumlu. Yüzde 33 eninde sonunda üye olacağına inandığını gösteriyor. Bunlar önemli rakamlar. Bunlar geçen yıl daha düşük seviyedeydi. Biz ne dersek diyelim Avrupa’nın cazibesinin bir yerde durduğunu söylemek mümkün. Türkiye insanı Avrupa Birliği’nin iyi bir şey olduğunu, kendi istikbali için çocuklarının istikbali için olumlu olduğunu biliyor. Menfi beyanlara rağmen bu işin önemini kavramış durumda.

Euronews: Acaba Türkiye kendi ilerleme raporunu mu hazırlamalı? Yani Avrupa Birliği’nin yapması gereken ama yapmadığı hususları alıp öne çıkartan bir rapor mu yayınlamalı?

Cengiz Aktar: Ben bunu geçen sene yazmıştım. Aynen belirttiğiniz şekilde “Türkiye’nin de Avrupa’nın attığı adımları değerlendirdiği, ilerleyişini anlatan rapor yazılması çok hoş olur” demiştim.