Son Dakika

Euro Bölgesin’de ekonomik kriz tam iyi yıldır sürüyor. İflasın eşiğine gelen Yunanistan’ı kurtarmak isteyen Avrupalı liderler tünelin sonunu göremiyor. Atina’nın borç krizine sürüklenmesi birlik ve beraberlik çağrısı yapan Avrupalı liderleri harekete geçirdi. Bruegel enstitüsü Başkanı Jean Pisani-Ferry, alınan önlemler konusunda geç kalındığını söyledi:

“İlk başta Yunanistan’ın borcunu ödeyebileceği söylendi, daha sonra Yunanistan’ın bankalardan aldığı borç mikarının düşürülmesi taktirde ödeme yapabileceği söylendi şimdi ise daha fazlası isteniliyor. Fikirler piyasaların baskısı altında aydan aya değişiyor. Bu da güven sağlamıyor.”

Buna rağmen finans sektörü Yunanistan’ı destekledi. Yunanistan nisan 2010’da ilk kez yardım talebinde bulundu. Euro bölgesi ve Uluslararası Para Fonu yardımın birinci dilimini ulaştırdı. Ancak Yunanistan’ın ardından İrlanda ve Portekiz de borç krizine sürüklendi.

Euro bölgesi 440 milyar Euro’dan oluşan Avrupa Finansal İsitikrar Fonu’yla ayakta duruyor. Euro Bölgesi’nde finansal istikrarı korunmak için kalıcı bir mekanizma tesis edilecek. Bu düzenlemenin 2013 yılında yürürlüğe girmesi planlanıyor. Ancak Avrupa Komisyonu bu tarihin 2012’ye alınmasını talep ediyor.

Bruegel enstitüsü Başkanı Jean Pisani-Ferry Avrupa Finansal İstikrar Fonu’nun önemine dikkat çekti:

“440 milyar çok fazla gibi görünüyor ancak İrlanda ve Portekiz için ayrılan miktarı göz önünde bulundurmak gerekiyor. Yunanistan’a söz verilen miktarı da bundan çıkartılmalı. Bankaların sermayelendirilmesi için de bir miktar para kullanılacak. Geriye 250-300 milyar para kalıyor. Oysa Avrupa Merkez Bankası İspanya ve İtalya’dan 90 milyar euroluk tahvil satın aldı.”

Avrupa Finansal İstikrar Fonu’nun yeterli olmayacağı konusunda anlaşan Avrupalı liderler, Yunanistan’a yapılacak ikinci yardım dilimi sırasında istikrar fonunu genişletme konusunda uzlaştı. Ancak bu değişikliklerin euro bölgesi ülkelerin parlamentolarında onaylanması neredeyse üç ay sürdü. Avrupa İstikrar Fonu’nu aktif hale getirmek için 17 ülkenin onayı gerekiyor. Bu da uygulamayı yavaşlatıyor.

Euro bölgesini gerçek anlamda ayakta tutan kurum ise borcu yüksek devletlerin tahvillerini satın alan Avrupa Merkez Bankası.

Avrupa Birliği’nde yaşanan borç krizi mali sektörün düzenlenmesine sebep oldu.

Bu sorumluluğun büyük kısmını üstlenen ise Avrupa Komisyonu Finansal Hizmetler Komiseri Michel Barnier. Barnier bütçenin disiplin altına alınmasını ve birlik içinde hareket edilmesi için çaba sarfediyor. Avrupa Komisyonu ekonomik durgunluğu önlemek için büyüme ve istihdama önem verilmesi gerektiğini belirtiyor.