Son Dakika

Okunan haber:

İsviçre seçimlerinin ana konuları nükleer enerji ve göç


İsviçre

İsviçre seçimlerinin ana konuları nükleer enerji ve göç

Frédéric Bouchard, euronews:
Şimdi İsviçre Fransız Televizyonu’nun araştırma bölümü şefi Anne-Frederique Widmann’la birlikteyiz. Nükleer enerji ve göç seçim kampanyalarının iki temel konusunu teşkil ediyor? Neden?

Anne-Frédérique Widmann, TSR Swiss television:
Nükleer konusu olağandışı bir durum değil. Fukuşima’nın etkisi çok açık ki bu İsviçreli seçmenlerin bakış açısını tamamen değiştirdi.
Fukuşima kazasından önce, İsviçreliler yeni nükleer santral inşaasını tartışmaya hazırdı. Kazadan sonra, İsviçre halkının yüzde 87’si atom enerjisine son verilmesini ister hale geldi. Bir kaç hafta sonra da hükümet nükleer enerjiyi terketme kararı aldı.
Göçse tamamen farklı bir konu. Yabancılar hakkındaki görüşlerimiz, korkularımız İsviçre’nin en büyük partisi olan ve sağ kanatta yer alan UDC’nin çok sık kullandığı bir silah. Bu yıl da göçmen konusu İsviçrelilerin ana kaygılarından biriydi.
Şu anda mercek altındakiler üçüncü dünya ülkelerinden gelen mülteciler değil daha çok göreceli olarak fakir ve yeterince kalifiye olmayan Avrupa Birliği vatandaşları.
Bunun çok sayıda nedeni var. Evet İsviçre son yıllarda hareket serbestliğinin çok faydasını gördü, ama artık bunun olumsuz etkilerini de hissetmeye başladı. Öyleki hemen hemen her hafta sendikalardan maaş dampingi şikayeti geliyor. Yani AB vatandaşları İsviçrelilerin aldığı maaşın yarısına hatta üçte birine çalışıyor, ve bu tamamen kanun dışı bir durum.
Ayrıca, İsviçreliler artık nüfus baskısını da hissetmeye başladı. Her yıl 45 ila yüz bin arasında AB vatandaşı İsviçreye yerleşiyor ve bu konut ve arazi gibi zaten limite ulaşmış durumda olan altyapı üzerinde baskıya neden oluyor.

euronews:
UDC yani İsviçre Halk Parti’sinden bahsettiniz. Şu anda oyların yüzde 29’una sahip gibi görünüyor ki bu 2007 seçimlerindeki orana yakın. Popüler sağ üst sınırına ulaştı mı?

Widmann:
UDC’nin bir öncekine paralel bir sonuç beklediği doğru ama bu hala bir başarı olarak kabul edilebilir. UDC yüzde otuzluk oy oranıyla, seçmen eğilimlerinden yüzde yirmilik pay alan Sosyalistlerin bir hayli önünde.
Diğer taraftan UDC bu yıl kapsamlı bir kampanya yapamadı. Seçmenlerin dikkatini çeken hatta diğer partilerin programlarını etkileyen etkinlikler hazırlayamadı.
Örneğin nükleer konusunda UDC bunu destekleyerek tamamen yanlış bir yol izledi. Aşırı değerlenen Frank’ın neden olacağı sorunları da öngöremedi.
Bunları belirtmekle beraber UDC’nin elinde göçmen konusu gibi hala çok güçlü kartlar var. UDC, şu anda hareket serbestliği anlaşmalarını yeniden müzakere ederek değiştirmek ve Avrupa’dan gelecek göçmenlere ülkeler bazında kotalar koymak istiyor.
Bu öneri Avrupa’yla iyi ilkişkileri sürdürmek isteyen partiler tarafından büyük bir tepkiyle karşılanıyor. Ama bu konu ilerleyen aylarda da büyük tartışmalar neden olacak gibi görünüyor.