Son Dakika

İsviçre'yi zorlu hükümet pazarlıkları bekliyor

Okunan haber:

İsviçre'yi zorlu hükümet pazarlıkları bekliyor

Metin boyutu Aa Aa

Geçen hafta sonu düzenlenen İsviçre seçimlerinde, sandıktan çıkan sonuç şaşırttı. 20 yıldır tüm seçimlerde oyunu artıran Halkçı Parti (SVP/UDC) sürpriz bir şekilde oy kaybına uğradı. Yüzde 30’u hedefleyen parti, yaşadığı bu hezimete rağmen ülkenin birinci partisi olmaya devam ediyor. Ulusal Konsey’de 7 sandalye kaybeden SVP/UDC, oyların yüzde 25’ini elde etti. Yenilginin faturası ise yeni partilere kesildi:

“Liberal Yeşiller ve Demokrat Burjuva Partisi (PBD) gibi yeni partiler yüzünden herkes oy kaybına uğradı. Biz, çok zarar görmedik ve hala ülkenin en büyük partisiyiz.”

Gerçekten de seçimlerde eski partilerin kaybettikleri oylar yenilerin işine yaradı. Liberal Yeşiller ve Halkçı Parti’den ayrılan Demokrat Burjuva Partisi (PBD), Ulusal Konsey’de yer bulma hakkını kazandı.

Radikal Liberaller, Hristiyan Demokratlar ve Yeşiller ise seçimde hayal kırıklığı yaşadı. Sonuçlar aynı zamanda da çift kutuplu bir siyasi sisteme de son vermiş oldu. Ayrıca İsviçrelilerin eski partilere artık güvenmediğini de ortaya çıkardı.

İsviçre Solu, Sosyalist Parti dışında seçimlerde büyük bir yenilgi aldı. İsviçre’de ilk defa görülen Sağcı Yeşiller yüzünden Solcu Yeşiller, Konsey’de 7 sandalye kaybetti. Partinin başarısında liberalizm ile ekolojiyi birleştiren politikaları önemli rol oynadı:

“Biz 21. yüzyıla aidiz. Bugün, insanlar, ekolojinin her 4 yılda bir çıkarılan seçim sloganından öte bir şey olduğunu anlamalı. Bu, günlük yaşamımızın bir parçası ama ekonomiyi de dinamitlememeli.”

Yeni partilerin konseye girmesiyse tüm dengelerin bozulmasına yol açıyor. Ülkede şu anda hükümetin nasıl kurulacağı bir muamma. Şu ana kadar 7 üyelik Federal Meclis’te ülkenin en büyük üç partisi ikişer üyeye Halkçı Parti ise bir üyeye sahipti. Yeni partilerin de üye istemesi hükümet kurma girişimlerini kilitleyebilir. Bu da İsviçre’yi zorlu pazarlıkların beklediğinin bir işareti.

İsviçreli seçmenler, oylarını popülist sağdan yana kullandı. İsviçre Halk Partisi’nin (SVP), diğer adıyla Demokratik Merkez Birliği’nin (UDC), 8 yıldan bu yana ilk kez oy oranı düştü. Bu sonuç, İsviçre siyaseti için ne anlama geliyor? Seçimleri değerlendirmek üzere Cenevre’ye uzanıyoruz. Fransızca yayın yapan Swiss televizyonunun diplomasi editörlerinden Pierre Gobet ile birlikteyiz.

Fabien FARGE, Euronews : “Sizce, Demokratik Merkez Birliği’nin (UDC) oylarındaki düşüş, ülkenin siyasi tarihinde popülist sağ için bir dönüm noktası mı?”

Pierre Gobet, TSR : “Aslında evet. Çünkü muhafazakar sağ kanattaki bu parti, dört yıl önce siyasi arenada, rekor seviyelerde oy oranına ulaşmıştı ve parti, yirmi yıldır oylarını ve oy oranlarını arttırıyordu. Zürihli milyarder Christoph Blocher’in liderliğindeki partideki bu sonuç, gerçekten önemli. İsviçre Halk Partisi, İsviçre siyasetine, sık sık gündemi tespit ederek ve siyasi inceliklerle yön verdi.”

euronews : “Bu seçimler, ayrıca Yeşil Liberaller ve Demokratik Burjuva Partisi’nin (PBD) oylarını artırmasından ötürü de önem arz ediyor. Bu iki grup, nasıl başardı?”

Pierre Gobet: “Bu iki partinin başarısını kısaca açıklamak gerekirse, PBD ya da Demokratik Burjuva Partisi, Demokratik Merkez Birliği’nden (UDC)bölünerek/ayrılarak oluştu ve Yeşil Liberaller de, ekoloji ve liberalizmi birleştiren yeni bir parti. Bunlar, İsviçre siyasetinin belkemiğini oluşturan iki parti ile, özellikle Radikal Liberaller ve Hristiyan Demokratlarla yarışıyorlar.”

euronews: “İsviçre, sadece Euro Bölgesi ile sınırlı kalmayan büyük bir krizi tartışan kıta Avrupası’nda, genellikle ekonomik istikrarın cebi olarak görülüyor. Göçmenlik ve İsviçre Frank’ı konuları, bu seçimde ön plana çıktı mı?”

Pierre Gobet: “Göçmenlik, her zaman önemli bir konudur. Göçmenlik, muhafazakar sağcı İsviçre Halk Partisi için uzun bir süredir ana gündem maddesi. Demokratik Merkez Birliği (UDC), son yirmi yıldır, başarısının büyük bir kısmını, bu konu üzerine inşa etti. Ancak şu anda, bu formülün çok iyi çalışmadığı izlenimini yaratıyor. Şunun da altını çizmek gerekiyor; İsviçre yazdan beri, komşuları ile kıyaslandığında imrenilecek/kıskanılacak bir ekonomik duruma/konuma sahip. Ancak ülke, para birimi İsviçre Frank’ı sayesinde çok güçlü bir ilerleme kaydetti ve bu da, ekonominin hayati bir kısmını oluşturan İsviçreli ihracatçılar için sorunlara neden oluyor.”

euronews: “Şimdi Aralık ayı ortalarında, yeni bir Federal Konsey’in oluşturulmasını bekleyebiliriz. Şu anda İsviçre, nasıl bir yol izleyecek ve ilişkiler, özellikle Avrupa Birliği ile nasıl gelişecek?”

Pierre Gobet: “Bu, önemli birşey ve İsviçre’de şu anda Avrupa Birliği ile ilişkiler tıkandı. Birlik ile ilişkileri, belirli konularda bir dizi ikili anlaşmaya dayalı. Ancak, Avrupa Birliği’nin bunları geliştirmek istediğini biliyoruz. Öte yandan, ayrıca İsviçre halkının daha büyük bir kurumsal bağlılık ya da Avrupa Birliği ile daha yakın ilişkiler istemediğini de biliyoruz.”