Son Dakika

Okunan haber:

AB zirvesinde Avrupalı liderler ekonomik büyümeyi gözardı etti


DÜNYA

AB zirvesinde Avrupalı liderler ekonomik büyümeyi gözardı etti

Avrupa Birliği liderleri perşembe gününün erken saatlerine kadar süren toplantıda bir dizi önemli karara imza attı.

Kuşkusuz bunun en önemli maddelerinden birini bankalar ayağı oluşturuyor.

Ayrıntıları henüz netleşmemesine rağmen elinde Yunan hazine bonosu bulunduran Avrupalı finans devleri alacaklarının yarısından vazgeçecek. Bunun yanı sıra gerekirse dışardan ek kaynak alarak sermaye yeterlilik oranlarını yükseltecekler.

Bu aynı zamanda bankalardan reel sektöre aktarılan kredi kanallarının da daralması anlamına geliyor. Bu durumdan ilk etkilenen yine üretim ve uluslararası ticaret olacak.

Hükümetlerin kemer sıktığı bir dönemde özel sektörün de nefesinin kesilmesi ekonomik büyümenin yavaşlamasına hatta gerilemesine neden olabilir. Bunun tüketicilere yansıması da güven kaybı şeklinde olur ve harcamalar azalır.

Tamda bu noktada Avrupa ekonomisi yeni bir kısır döngüye girme riskiyle karşı karşıya fakat piyasalar şimdilik bunu önemsemiyor gibi görünüyor.

Stefan Grobe, euronews: Şimdi konuyu Lloyds Corporate Markets’ın başekonomisti Trevor Williams’la konuşacağız. Trevor bu Avrupa’nın Yunanistan’ın yanında olduğunu söylediği yaklaşık son iki yılda yapılan on dördüncü zirveydi. Alınan kararlar piyasa beklentilerini karşıladı mı?

Trevor Williams, Lloyds TSB: Piyasaların ilk tepkisine baktığımızda; borsaların ve Euro’nun yükseldiğini göz önüne aldığımızda evet piyasaların hareket etme şeklini de dikkate alarak duyduklarından şu ana kadar memnun oldukları sonucuna varabiliriz.

Ama hala bir problem var, o da kasım ve aralık ayında netleşeceği söylenen ayrıntılar da bu beklentileri karşılayabilecek mi sorusu.

Grobe: Bankalar Yunanistan’ın borçlarında yüzde ellilik bir kesintiye gitme konusunu neredeyse zorla kabul ettiler. Ama tabi buna da gönüllü kayıp adı veriliyor. Ayrıca bankaların sermaye yapılarını da güçlendirmeleri ve rezervlerini arttırmaları istendi. Bankalar için hiç iyi bir haber yok mu?

Williams:Açıkçası böyle bir haber bulmak oldukça zor. Ama eğer illa ki varsa o da açıklama metninde yer alan bu önlemlerin geçici olduğu cümlesidir. Yani bu fazladan rezerv tutma koşullarının olağandışı olması ve şartlar düzeldiğinde bu zorunlulukların kaldırılacak ya da düşürülecek olması. Yani açıklama metninden anladığımız bu.

Bu açıdan baktığımızda evet bankalar için iyi bir şeyler var ama genel olarak ele aldığımızda bu gerçekten uygulaması zor bir önlem. Avrupa bankacılık sektörü için iyi bir haberden bahsetmek de çok güç.

Grobe: Avrupa’nın düzelmesi ve borç krizinin çözümü aslında tamamen ekonomik büyümeye bağlı. Bankalar için alınan yeni kararları da göz önüne aldığımızda Avrupa Birliği bunun için gerekli ortamı oluşturdu mu?

Williams:Bu sorunun en kısa cevabının hayır olduğunu düşünüyorum. Avrupalı liderlerin zirvede tartıştığı konu Yunanistan’ın muhtemel bir temerrüde düşmesi halinde krizin yayılma riskini nasıl düşürebiliriz etrafında yoğunlaşmıştı ve ilk amaç bankaların yeterli sermayeye sahip olmasıydı.

Ekonomik denklemleri değiştirmediler, AB ülkelerinin rekabetçiliği gibi daha temel sorunları ele almadılar ve kesinlikle Avrupa’nın büyüme trendiyle ilgili hiç kafa yormadılar, ki yıl sonuna doğru ve gelecek yıl başında bu konuda bir zayıflık olacağı görülüyor.

Grobe: Petrol devi Shell Avrupa Birliği’ndeki düzelme umutlarının azalması nedeniyle yatırımlarını düşürmeyi planladığını açıkladı. Bu tek bir şirketin aldığı karar olarak kalacak mı yoksa onu diğerleri de takip edecek mi?

Williams: Bence bazı şirketler kesinlikle Avrupa’nın büyüme profiline başta Amerika ve yükselen ekonomiler olmak üzere dünyanın diğer bölgelerinden daha fazla odaklanıyor.

Kabaca Avrupa’nın rekabetçiliği konusunda büyüme srounlarıyla ilgili adımlar atılmadan genel olarak bir kötümserliğin hakim olacağını söylemek durumundayım.

Aslında bu adımları herkes biliyor. Bu düzenlemelerle alakalı; bankaların durumuyla alakalı; Avrupa Birliği’nin kurumlar vergisini düşürüp düşürmeyeceğiyle ve bunun gibi destekleyici politikaları teşvik edip etmeyeceğiyle alakalı. Yapılan bu son açıklama bu konularla ilgili hiç bir şey içermiyordu.