Son Dakika

Okunan haber:

"Almanya, uluslararası arenadaki imajını terörizme karşı mücadeleden hep daha önemli gördü"


Almanya

"Almanya, uluslararası arenadaki imajını terörizme karşı mücadeleden hep daha önemli gördü"

Alman gizli haber alma teşkilatı aralarında sekiz Türk’ün bulunduğu dokuz yabancı asıllı kişinin ölümüne sebep olan üç Neo-Nazi’yi korumuş olabilir mi?

Saldırıların arkasındaki Neo-Nazi grubun kasımdan beri bir elemanı göz altına alınırken diğer iki elemanı ise ölü bulundu. Ayrıca Neo-Nazilerin 2004’te Köln’deki Türk mahallesinde düzenlenen bombalı saldırının da sorumlusu olduğu düşünülüyor. Almanya’da şok etkisi yaratan olay, ülkedeki siyasi arenanın karışmasına neden oldu. Son gelişmeler gizli haber alma teşkilatının üç Neo-Nazi’yi ajan olarak kullandığını ortaya çıkardı. Hatta bu kişilere ait bomba atölyesinin 1998’de bulunması bile onları endişelendirmeye yetmedi. Alman İç İşleri Bakanlığı polis ile haber alma teşkilatı arasında bir işbirliği sorunu olduğunu kabul etti. Uluslararası kamuoyu gibi Alman sosyal demokratlar ve Yeşiller hükümetin bir açıklama yapmasını bekliyor.

Sigrid Ulrich, euronews:

“Almanya’da aşırı sağcı bir grup, göçmen işyeri sahiplerini yıllar boyunca öldürdü. Bu cinayetlerin failleri ise asla bulunamadı. Mehmet Kılıç Türkiye’de doğmuş bir avukat ve Yeşiller milletvekili. Sayın Kılıç neler oluyor?”

Memet Kılıç:

“Bu bir skandal. Eğer haber alma teşkilatımızın, on yıldan fazla bir süredir bir terörist grubun Almanya’da 10 kişiyi öldürdüğünden ve 14 bankayı soyduğundan haberi yoksa bu skandaldan başka bir şey değildir. Ama şayet güvenlik güçleri olaydan haberdar oldukları halde bir şey yapmamışlarsa bu daha da vahim bir durum. Almanya, uluslararası arenadaki imajını terörizme ve aşırı sağcılara karşı mücadeleden hatta mağdurların korunmasından bile daha önemli gördü. Güvenlik güçleri, cinayette siyasetin de rolü olabileceği ihtimalini göz önünde bulundurmadı. 2008’de Ludwigshafen’de göçmenlerin yaşadığı bir ev ateşe verildiğinde güvenlik güçleri bunun politik bir yanı olmadığını göstermek için uğraştığına ben doğrudan şahit oldum.”

euronews:

“Belki de istediklerini gerçek sandılar?”

Memet Kılıç:

“Evet haklısınız. Almanya, Nazilerin ve aşırı sağcıların işlediği cinayet yüzdesini istatistiklerde en alt seviyede tutmaya çalıştı. Dünya, Nazilerin Almanya’da hala aktif olduğunu düşünmemeliydi. Fakat bu doğru değildi. Naziler, Almanya’daki göçmenleri hep tehdit etti. Sadece doğuda değil, bu batıda da böyleydi. Şu anda birçok kuruluşa sahipler. Gerçeklerin önünde kalın bir sis perdesi var. Şu anda Alman Milliyetçi Parti’sini kapatmayı öneriyorlar. Fakat bu gerçeği saklamaya çalışmaktan başka bir şey değil. Olayların üzerindeki perdenin kaldırılması şart.

euronews:

“Milliyetçi Parti’yi kapatarak dikkatleri başka yere mi çekmek istiyorlar?”

Memet Kılıç:

“Anayasa Mahkemesi, sekiz yıl önce gizli servisle koruma altındaki bu kişiler arasında bir bağ olmasının anlaşılamaz olduğunu açıkladı. Bu kişilerden gizli servisin mi yoksa aşırı sağcı partinin mi sorumlu olduğunu bilmiyoruz. Bu yüzden de onu yasaklamak mümkün değil. Eğer yasaklamaya çalışırsak, bu en az üç yıl sürer. Tabi başarısız da olunabilir. Aşırı sağ her şeyin yolunda olduğunu gösteren bir belgeyi ortaya çıkararak durumdan kendini kurtarabilir. Bizim ise buna hiç ihtiyacımız yok. Şu anda tek gerekli olan şey, bir meclis komisyonunun skandala açıkça ışık tutmaya çalışmasıdır.”