Son Dakika

Almanya Euro'yu kurtarabilir mi?

Okunan haber:

Almanya Euro'yu kurtarabilir mi?

Metin boyutu Aa Aa

Euro Bölgesi’ndeki borç krizi her gün yeni bir viraja girerken gözler sürekli belki de çalkantıları dindirebilecek tek ülke olan Almanya’da. Daha doğrusu Başbakan Angela Merkel’de.

Fakat Almanya’nın siyasi sistemi Merkel’in alınacak kararlarda yetkisini sınırlandırıyor. Eyalet temsilcilerinden oluşan parlamentonun üst kanadı Bundesrat ve çok güçlü hakimlerden oluşan anayasa mahkemesi hayati kararlarda etkin rollere sahip.

Farklı kurumların yanısıra Merkel’in hassas dengeleri gözetmesi gereken bir konuda kendi partisi ve koalisyondaki ortağı liberaller. Merkel Hristiyan Demokratlar arasındaki güçlü desteğini ve belki de liberallerin koalisyonda kalmasını kriz konusunda taviz vermeyen katı tutumuna borçlu.

Ama yine de bölgenin en güçlü ekonomisi olarak Polonya Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorski gibi politikacıların Almanya’dan beklentiler hala çok yüksek:

“ Bugün Polonya’nın güveni ve refahı önündeki en büyük tehdit Euro Bölgesi’nin çökmesidir. Almanya’dan kendi kaderleri için, bizim kaderimiz için bölgenin ayakta kalmasına yardımcı olmasını istiyorum. Bunu başkasının yapamayacağını çok iyi biliyorsunuz.”

Stefan Grobe, euronews: Avrupa’nın kurtarılmasında Almanya’nın rolünü Financial Times’ın Berlin muhabiri Claudia Kade’yle konuşacağız. Claudia başbakanı her gün takip ediyorsun. Finans piyasalarının ve Avruplı meslektaşlarının Angela Merkel üzerindeki baskısı her geçen gün artıyor. Merkel’in sürekli hayır dediğini görüyoruz ve evete doğru bir eğilim dahi yok henüz. Euro bonolar konusunda bir yumuşama olacak mı?

Claudia Kade, Financial Times: Büyük bir ihtimalle öyle olacak. Buradaki tek sorun sadece ne zaman olacağı. Merkel kendisini çıkmaz bir sokağa sürükledi. Gelecek hafta yapılacak zirvede meslektaşlarından daha sert mali reformlar ve anlaşmalarda değişiklikler yapmalarını istiyor. Bu onayı almak için muhtemelen ortak bonoların çıkmasını ya da Avrupa Merkez Bankası’ın sınırsız kaynak sağlamasını isteyen ülkelere bazı tavizler vermek zorunda kalacak.

Grobe: Peki iç politikada Merkel’in durumu nasıl? Halktan ve kabinesinden yeterli desteğe sahip mi?

Kade: Evet, şu an için bu desteğe sahip. Hatta kamuoyu desteği yazdan bu yana daha da yükseldi. Hatta şu anda uzun süredir çekindiği Avrupa’da liderlik rolü üstlenme konusunda daha iddialı olacağını düşünüyorum.

Ama tabi bu yüksek destek tamamen kriz konusundaki sert duruşuyla alakalı. Eğer ortak bonolar ve merkez bankasının rolü konusunda daha yumuşak bir tavır sergilerse bu destek hızla değişebilir. Halk ve koalisyon içindeki popülaritesi birden azalabilir.

Grobe: Koalisyondan bahsetmişken Merkel’in küçük ama kritik ortağı Liberaller kurtarma stratejisi konusunda Aralık ortasına kadar parti için referandum organize etti. Eğer bu strateji konusunda karşı bir karar çıkarsa ne olacak? Liberaller bakanlar kabineden çekilecek mi?

Kade: Açıkçası bu Merkel’in karşısındaki büyük bir risk. Hep kafasında liberallerin onun Euro politikasını reddetmesi halinde koalisyonunun çökebileceği düşüncesi olacağı için gelecek hafta yapılacak Avrupa Birliği zirvesi onun için çok zorlu geçecek.

Liberal Parti’nin başkanı Philip Rösler parti üyelerinin isteğine saygı duyacağını açıkladı bile. Bir hayır oyu çıkması halinde hükümetin bir parçası olmayı sürdüremez. Bu nedenle Merkel’in başbakanlığı konusunda senaryolar üretilmeye başlandı.

İhtimallerden birisi bütün partilerin katılacağı ulusal birlik hükümeti kurulması. O zaman kararlar hep tek tek ele alınacak demektir. Merkel erken seçimden de olabildiğince kaçınmak istiyor çünkü yoklamalar sosyal demokratlar ve yeşillerin bir zafer kazanabileceğini gösteriyor. Bu nedenle Merkel erken seçim ihtimalinden uzak duruyor.

Grobe: Şu anda bütün Avrupalı hükümetlerin çok az hareket alanı olduğu açık. Bir Sosyal Demokrat başbakan farklı olarak ne yapabilir ki?

Kade: Aslında bu ilginç. Bir Sosyal Demokrat Başbakan çok farklı hareket edebilirdi. Belki Yunanistan’a daha çabuk yardım edip kurtarma fonu konusunda Merkel kadar çekimser olmazdı.

Ama aynı zamanda sosyal demokratların içinden bile ortak bonolar konusunda önemli aykırı sesler yükseliyor. Tabi mali istikrar fonu parlamentonun alt kanadında Sosyal Demokratlar tarafından desteklendi. Yani temelde bu konuda Hristiyan Demokratlar ve Sosyal Demokratlar arasında çok da büyük farklar yok.