Son Dakika

Monti: "Zirveden çıkan sonuç beklentileri tam olarak karşılamasa da yeterli"

Okunan haber:

Monti: "Zirveden çıkan sonuç beklentileri tam olarak karşılamasa da yeterli"

Metin boyutu Aa Aa

Katıldığı ilk Avrupa Birliği zirvesinde İtalya’nın yeni başbakanı Mario Monti, Euro’nun kurtarılması ve mali birliğe ilk adımın atılmasındaki uzun maratonda baş rollerden birini oynadı. Monti, bir yandan İngiltere ile diğer üyeler arasında arabuluculuk yaparken, diğer yandan da 27 üyenin bir çözüme ulaşması için çabaladı. Başbakan ile Brüksel’de sona eren zirvenin ardından görüştük.

euronews, Margarita Sforza:

“Sayın başbakan, Avrupa Konseyi’nin ulaştığı bu anlaşmayı nasıl yorumluyorsunuz? Euro’yu kurtarmak için yeterli olacak mı?”

Mario Monti:

“Umarım ve sanırım yeterli olur. Zaten çok kısa sürede her şey netleşecek. Bu çok önemli bir anlaşma çünkü, gelecekte üye ülkelerin kendi bilançolarına göre daha disiplinli bir tavır takınmaları şansını artırıyor. Ayrıca bu şekilde Euro Bölgesi’ndeki birçok ülkenin yaşadığı büyük dengesizliklerden kaynaklanan krizden de kurtulunabilir. Anlaşmanın bir diğer önemli yanı da, ateş ya da salgın diğer ülkelere sıçramadan, zirvede her üye ülkenin önüne çıkabilecek sorunlara karşı çözümleri uygulamaya koyması. ‘Ateşi engelleyen duvar’ yani ‘firewall’ deyimi de bu yüzden üretildi.”

euronews:

“Brüksel’de hükümetler, Avrupa’da iki hızda ilerlenmesi için bir anlaşmaya imza attı. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?”

Mario Monti:

“Öncelikle, farklı hızlarda ilerleyen bir Avrupa’dan ilk defa bu zirvede bahsedilmediğini belirtmek isterim. Çünkü bu birçok alanda zaten yaşanıyordu. Örneğin Euro Bölgesi ülkeleri ve bu bölgenin dışında kalan ülkeler ya da Schengen anlaşması buna örnek olarak verilebilir. Konu hakkında İngiltere’nin bazı çekinceleri vardı. İngiltere özellikle Almanya ve Fransa’dan, disiplinin artırılması gerektiği takdirde Antlaşma’yı değiştirmeye hazır olduğunu belirtti. Fakat bunun yapılabilmesi için kendi şartlarının da kabul edilmesini istedi. Ama önerisi kabul görmedi.”

euronews:

“Pazarlıkların yapıldığı gece İngilizler ile diğer üye ülkeler arasında ara buluculuk çalışması yürüttünüz. Bu süreçte sizin en az ne hoşunuza gitti?”

Mario Monti:

“İngiltere Başbakanı David Cameron yeni finansal uygulamalardan ülkesinin ve borsanın zarar görmemesi için bazı garantiler istedi. Birçok lider için bu önerinin kabul edilmesi mümkün değildi. Ben de İngilizlere, onlar için çok önemli olan tek pazar hedefinden uzaklaşmamak kaydı ile Euro Bölgesi ülkelerinden ileriye dönük adımlar atmalarını istemesini önerdim. Örneğin, tek pazarın sunduğu servislerin daha hızlı artması ve dijital bir ajandanın yaratılması gibi. Fakat Cameron, bu adımları yavaşlatacak ve geleceğe dönük olmayan garantilerde diretti. Bu da bir anlaşmaya varılamamasına yol açtı.”

euronews:

“Yani sonuç olarak İngiltere masadan kalkan taraf oldu.”

Mario Monti:

“Bunu söylemek çok zor. Fakat İngiltere’nin 27 üye arasında olmayacağı kesin. Ama aynı zamanda da başbakanın Avrupa ile aranın daha da açılmaması için çaba gösterdiğini fark ettim.”

Euronews:

“İngiltere’nin ‘hayır’ı tek pazarı nasıl etkileyecek?”

Mario Monti:

“Çok önemli sonuçlar doğurmayacaktır. Çünkü tek pazar büyümeye devam edecek. Tabii ki eğer İngiltere; İtalya, Fransa ve Almanya ile birlikte Euro Bölgesi’nin içinde bulunmaya ya da bölgenin içinde olmadan da onları desteklemeye devam etseydi, kendini izole etmeseydi, daha önemli ve etkili bir pozisyonda olurdu. Tek pazarın ve rekabetin ülkede zaten bulunması 27 üye için itici bir güç olmasını sağlayabilirdi.”

euronews:

“Avrupa mali istikrar fonu artırıldı. Gelecek sene 500 milyar Euro’luk bir kapasiteyle uygulanmaya başlayacak. Sizce miktar yeterli olacak mı?”

Mario Monti:

“Ben miktarın artırılması ve bu önemli dozdaki ‘ateşten gücün’ ülkelerce uygulanmaya başladığında onlara ek masraf yaratmaması taraftarıydım. Miktarın artırılması piyasalardaki tedirginliğin azalmasını sağlayabilir ve böylece fazladan harcamalara gerek kalmazdı. Fakat ortak çıkarlar konusunda birçok Avrupa ülkesi çok sığ bir bakış açısına sahip. Bununla birlikte ne olursa olsun, gece yarısı çıkan karara baktığımızda, sonucun tüm beklentileri tam olarak karşılamasa da yeterli olduğunu görüyoruz.”

euronews:

“Avrupa’da Euro tahvilleri sadece Almanya için mi bir tabu?”

Mario Monti:

“Sadece Almanya için değil başka ülkeler için de bu böyle. Bana göre, örneğin ülkelerin hep beraber bir anlaşmayla piyasaya sunacakları tahvillerinin bir kotaya uymasına karar vermeleri gerekirdi. Böylece borçların ödenmesi ortaklaşa yapılırdı. Yumurta kapıya dayandığında ise Avrupa Merkez Bankası’nın batan ülkelerin tahvillerini satın almaya zorunlu kalmazdı. Yani elimizde Almanya’yı ikna etmek için yeterince argüman vardı.”

euronews:

“Şu ana kadar Avrupa’ya yön veren anahtar kelimeler “tasarruf, kararlılık ve disiplindi”. Peki ne zaman kalkınmadan bahsetmeye başlayacağız?”

Mario Monti:

“Son yıllarda kararlılık ve disiplinden bahsettik çünkü son on yıldaki hedef, ne olursa olsun, enflasyon ya da kamu borcu artsa bile kakınma sağlamaktı. Şu anda yapılan rejim, o çılgın dönemin bir sonucu. Bugün Avrupa daha dengeli bir vizyona sahip olmalı. Bunu başarabilmek için de kalkınmayı besleyebilecek Avrupa politikaları var. Örneğin tek pazara yapılacak

önemli bir yatırım, Avrupa sanayisinin dünyadaki rekabet gücünü ve ölçek ekonomisini arttırır.”

euronews:

“İtalya ödevini yaptı. Ağır bir emeklilik reformunu da içeren bir mali yasa hazırladı. Bu da Avrupa’daki değerleri yakalamasını sağladı. Fakat İtalya’da, şirketlerin yeniden yapılandırılmasından en çok etkilenen gençler ve 50 yaşın üzerindeki kişiler için iş alanındaki bilinmezlik devam ediyor. İstihdamdaki istikrar nasıl sağlanabilir?”

Mario Monti:

“Bunu söylemek yapmaktan daha kolay. Sosyal ve ekonomik açıdan bakıldığında bu çok büyük bir hedef. İstihdamda istikrar sağlayabilmek için öncelikle yeni iş alanları yaratmak gerekli. Acilen hazırlamak zorunda kaldığımız bu mali politika operasyonunda gençleri ve kadınları işe alan şirketler için özel vergi indirimleri yarattık. Bu çok olumlu bir tedbir ama daha fazlasını yapmak şart ve daha fazlası da yapılacak.”

euronews:

“Borç krizinden çıkmak için, İtalya ve Yunanistan teknokrat hükümetlere görev verdi. Acaba bunun nedeninde bir siyasi sınıfın ya da belirli siyasi yöntemlerin başarısızlığı mı yatıyor?”

Mario Monti:

“Sanırım ve umarım ki başarısızlığın nedeninde bu yatmıyordur. Benim bu durumun içinde bulunmam konuya objektif bir açıklama yapmamı engelleyebilir. Ama İtalya’da siyasi güçler arasındaki çatışmalar artık dayanılmaz bir hal almıştı. Yeni bir koalisyonun kurulması imkansızdı. Bu yüzden de siyasi dünyada yabancı kişilerin bir süreliğine devreye girmesi istendi. Hepimiz bu operasyonun başarı ile sonuçlanacağını umalım.”