Son Dakika

Abbas: "Barışı istemeyen ve engelleyen tarafa baskı yapılmalı"

Okunan haber:

Abbas: "Barışı istemeyen ve engelleyen tarafa baskı yapılmalı"

Metin boyutu Aa Aa

UNESCO’nun ardından Filistin yönetimi başkanı Mahmud Abbas, ülkesinin uluslararası arenada resmen tanınmasını hedefliyor. Fakat önünde Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail gibi iki önemli engel bulunuyor. Filistin Başkanı’nı ise olası bir Amerikan vetosu pek de endişelendirmiyor. Ülkesini Brüksel’de savunan Abbas, euronews’a özel bir röportaj verdi.

euronews, Charles Salame:

“Öncelikle sayın başkan, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO’ya kabulünüzü nasıl yorumluyorsunuz.

Mahmud Abbas:

“Filistin’in UNESCO’ya kabul edilmesi hem siyasi hem de ahlaki açıdan çok önemli. Bu yüzden tüm dünya halkları ile çok yakın ilişkileri olan bu önemli kuruluşa başvurmak için girişimde bulunduk. Diğer yandan da Filistin’in Birleşmiş Milletler’e tam üye olması için Güvenlik Konseyi’ne de başvurduk. Ki bu başvurumuz hala gündemde.”

euronews:

ABD, UNESCO’nun bütçesindeki payını artık ödemiyor.”

Mahmud Abbas:

“Amerika Birleşik Devletleri’nin bizim UNESCO’ya kabülümüze karşı çıkmasında tatmin edici bir sebep bulunmuyor. Öne sürdükleri sebep neydi? Amerikan Kongresi’nde 1989’da alınmış, ülkenin terörizm ile işbirliği yapan kurumlara finansal yardımını yasaklayan bir yasaydı. Biz, terörist olmadığımızı belirttik, bu nitelemenin bize belki 22 yıl önce yapılabileceğini ama bugün mümkün olmadığını açıkladık.

Dörtlü komisyonun bir üyesi olan Amerika Birleşik Devletleri ile Filistin’in siyasi ve ekonomik ilişkiler içinde olması bunun bir kanıtı. Fakat Amerikalılar yasanın eski olduğunu bu yüzden de değiştirilemeyeceğini belirtti.

Bu pozisyonun savunulur tarafı bulunmuyor. Gerçek olmayan bir sebepten dolayı ilişkilerin kopmuş olduğunu söylemek hiç de mantıklı değil.”

euronews:

“Sayın Başkan, Hamas ile olan görüşmelerde gündemdeki konu nedir?”

Mahmud Abbas:

“Yaklaşık bir ay önce Halid Meşal ile görüştüm. Bir anlaşmanın temelleri üzerinde fikir birliğine vardık. Hamas şu konularda bizimle aynı fikirde:

1)Gazze ve Batı-Şeria’da olayların durulması ve hayatın normalleşmesi,

2) Direnişin halk tarafından, silahsız ve barışçıl yollardan yapılması. Bu konuda gerçekten de fikir birliğine varıldı.

3) Çözüm 1967 sınırlarını temel alan bir devlet kurulması. Bu noktada da Hamas bize onay verdi.

4) Son olarak da genel seçimlerin 5 Mayıs 2012’de düzenlenmesi konusu.

Bu noktaların yakından takip edilmesi gerekiyor. 18 Aralık’ta çok önemli bir konu olan Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) üzerinde çalışmalara başlanacak. Yani tüm Filistin siyasi kanatlarının, belirli bir statüsü ve yükümlülükleri olan FKÖ‘ye katılması için yollar aranacak. FKÖ‘ye katılmak isteyen hareketlerin bu statüyü ve yükümlülükleri kabul etmeleri konusu 18, 20 ve 21 Aralık’ta Kahire’de görüşülecek.”

euronews:

“Bu pazar İsrail, Filistinli tutukluları serbest bırakacak. Bundan sonra beklentileriniz neler?”

Mahmud Abbas:

“Asker Şalit’in kaçırılmasından sonra onun kurtarılması için 5 yıl boyunca pazarlık yapıldı. Mısırlılıların arabuluculuğu ile Hamas ile İsrail bir anlaşmaya vardı. Bazen tutsak değişimi konusunda Almanlar devreye girdi. Toplamda sayı 1027 olarak belirlendi. İlk etapta 400’ü, ardından da geri kalan kısım serbest bırakıldı. Fakat ben eski İsrail başbakanı Ehud Olmert ile bir anlaşmaya varmıştım. Şalit, özgürlüğüne kavuştuğunda İsrail, Hamas ile yaptığı anlaşmadaki tutuklu sayısı kadar daha tutukluyu serbest bırakması konusunda anlaşmıştık.

Bu anlaşmayı Netanyahu kabul etmedi. Başkan Obama konu hakkında bir yıl önce devreye girdi: Bana, Netanyahu ile tutukluların özgürlüğü konusunda görüşeceğini söyledi. Bunu da yaptı. Netanyahu’nun öneriyi kabul ettiğini bildirdi. Ben de anlaşmayı kabul ettiğimi ilettim fakat daha sonra kimseden ses çıkmadı.”

euronews:

“Sayın başkan sizce Orta Doğu’daki son durum ve özellikle de Suriye’de yaşananların Filistin üzerinde ne gibi etkileri olacak?”

Mahmud Abbas:

“Resmi bakış açımız şu: Yaşananların bizimle bağlantısı bulunmuyor. Olaylara karışmıyoruz. Ama halkın isteklerine saygı duyuyor, onaylıyoruz. Suriye’de, Mısır’da ve Tunus’ta olduğu gibi gelişmeleri yakından takip ediyoruz ama devreye girmiyoruz. Suriye’deki gelişmeleri izlemekten fazlasını yapmıyoruz. Hayatını kaybedenler, zarar görenler, çatışmalardan

dolayı üzgünüz. Fakat size açıkladığımız gibi tavrımızda değişiklik yok.”

euronews:

“Sayın Mahmud Abbas, son sorumda, Fransız Cumhurbaşkanı ile Paris’teki, Avrupa Konseyi başkanı ile Brüksel’deki ve sizi resmi olarak 1967’deki sınırlarınızla tanıyan İzlanda’daki temaslarınıza dönmek istiyorum.”

Mahmud Abbas:

“Biz işgal altındaki bir halkız. Bağımsızlığımızı istiyoruz. Barışa ve uluslararası meşruiyete inanıyoruz. Biz ülkemizde barış kültürünü icra ediyoruz. Kurumlarımız her açıdan donanımlı. Dünya Bankası’ndan, Uluslararası Para Fonu’ndan ve bağış yapanlardan çok olumlu yönde destek alıyoruz. Bize hesaplarımızın şeffaf olduğunu ve bu şeffaflığı diğer ülkelerde çok zor bulduklarını belirtiyorlar. Peki ne eksik? Sorun: İsrail’in bizi reddetmesi, Amerika’nın bu ülkeyi desteklemesi. Biz görüşmelerde hiç durmadan barışın sadece Filistinlilerin değil, İsraillilerin, bölgenin ve ayrıca tüm dünyanın da çıkarına olduğunu belirtiyoruz. Bunu kabul etmeyen ve barışı engelleyen taraf üzerinde de baskı kurulması gerektiğini söylüyoruz. Ben onlara, işte bizim pozisyonumuz bu; açık ve içten bir şekilde hatamın nerede olduğunu söyleyin diyorum. Ben hatamı düzeltmeye hazırım. Fakat kimse benim hatamı bulamıyor.”